TL Simgesini Yanlış Kullanan Markalar

1

Türk Lirası’nın simgesi 1 Mart 2012’de Merkez Bankası tarafından tanıtıldı ve resmi olarak kullanılmaya başladı. Başlangıçta epey alay konusu olan simge, geçen iki aylık sürede pazar tezgahlarından büyük markaların kampanya görsellerine kadar geniş bir yelpazede kullanılıyor.

Simge hakkında TCMB bir kılavuz hazırlamış ve bu kılavuzun “Sıkça Sorulan Sorular” bölümünde simgenin rakamların solunda mı yoksa sağında mı kullanılacağı belirtilmiş;

Uluslararası uygulamalara paralel olarak simge, rakamın (parasal tutarın) solunda ve boşluk bırakılmadan kullanılır.

Merkez Bankası tarafından simgenin yeri belirtilmiş olmasına rağmen Darty, Türk Hava Yolları, Total, Toyota, Teknosa, Kigılı gibi bazı markalar simgeyi rakamların sağında hatalı olarak kullanıyor;

Doğru kullanan bazı markalar ise FIAT, Praktiker ve Yataş.

 

Enigma Kriptolu Cep Telefonu

Enigma Kriptolu Cep Telefonu Ne Kadar Güvenli?

0

Ülkemizde ilk defa satışa sunulan kriptolu Enigma marka cep telefonları Türkiye şartlarında pek de ‘güvenli’ sayılmaz.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (BTK)’nun 23 Ekim 2010’da yayımladığı yönetmelik ile kodlu ya da kriptolu haberleşme sistemi kullanmak için şifreleri ve şifre çözücüleri BTK’ya verip, onay almak gerekiyor.

Zaten Milliyet gazetesi de haberi “3 bin 500 liraya BTK onaylı kriptolu cep” başlığı ile vermiş.

BTK’dan onay almak için başvuru sırasında şifrenin çözülmesini sağlayan yazılımı vermek zorundasınız;

MADDE 5 – (2 – ç) Kripto algoritması ve anahtarı, anahtar üretme, dağıtma ve yükleme modülü/cihazı, bu amaçla kullanılan tüm yazılım/donanım, gerektiğinde şifrenin çözülmesine imkân tanıyan yazılım ve/veya donanım, (…) ile birlikte Kuruma başvurur.

MADDE 8 – (2) Üreticiler tarafından Kuruma teslim edilecek olan kodlu veya kriptolu elektronik haberleşme cihaz/sistemlerine ait kod veya kripto algoritması ve anahtarları Kurum tarafından muhafaza edilir.

Bu maddelerden de açıkça anlaşıldığı gibi BTK kriptolu haberleşmeyi de dinleyebiliyor.

Enigma Kriptolu Cep Telefonu

Enigma Kriptolu Cep Telefonu

Enigma ile ilgili tüm detayların verildiği guvenlikonusma.com websitesinde de BTK’nın dinleme yapabileceği açıkça yazıyor;

Sadece mahkeme kararıyla BTK tarafından dinlenebilmektedir.

Bu yönetmelik ilk çıktığında Friendfeed‘de de tartışılmıştı.

Leo’dan İstifaya Doğru…

0

Yaklaşık 5 yıl önce başladığım Leo yaşantım, işlerimin de yoğunluğu sebebiyle son bir yılda fazlasıyla sekteye uğramıştı ve artık sona geliyor.

Bir sivil toplum kuruluşuna üye olursam sesimi daha fazla duyurabileceğimi düşünmüştüm, ancak geriye dönüp baktığımda böyle bir şeyin gerçekleşmemiş olduğunu görüyorum. Aslında bunu anlamam 5 yıl sürmedi, ancak Leo’nın bana sağladığı diğer faydalardan ötürü üyeliğime devam ettim.

Ekim 2005’de katıldığım ilk Leo toplantısıyla ilgili blog yazımda da yazmışım, o toplantıda bizlere Leo’yu tanıtırken; “Leo, hayatın provasıdır.” demişler. Benim için prova bitti ve hayat çoktan başladı.

Üniversitedeyken Leo’ya temel katılma sebeplerim;

  • STK’ya üye olup, aynı fikri paylaşan bir grup insanla birlikte ortak işler yapmak, sesimizi duyurmak,
  • Öz geçmişime (CV) üyeliğimi yazmak,
  • Çevre edinmek,
  • Kız arkadaş bulmak.

Hem kulübümde, hem de Lions Gençler Arası Değişim (GAD) Komitesi’nde aldığım aktif görevler sayesinde de bir çok şey öğrendim ve bu öğrendiklerim şuanki iş ve sosyal yaşantımda büyük faydasını görüyorum. Leo/Lions’da aldığım görevler;

  • 2010 – Lions GAD Programı Kamp Koordinatörü
  • 2009 – ­ 2010 118-E Leo Yönetim Çevresi Başkan Yardımcılığı (1-2 ay sonra istifa ettim.)
  • 2009 – Lions GAD Programı Kamp Koordinatörü Yardımcısı
  • 2008 Leo Avrupa Forumu, Teknik Komite
  • 2007 – 2008 İstanbul Yeni Yüzyıl Leo Kulübü Başkanı
  • 2007 ­ – 2008 Lions GAD Programı Saymanı
  • 2006 – ­ 2007 Lions GAD Programı Görevlisi
  • 2007 – 24. Ulusal Leo Forumu Organizasyon Görevlisi
  • 2006 – 2007 İstanbul Yeni Yüzyıl Leo Kulübü Başkan Yardımcısı

Uzun süredir kulüp toplantılarına katılmamama rağmen hem Lions hem de Leo’dan gelen e-postaları takip ediyordum. İstifa kararımı kesinleştirmem ise Leo gibi üyelerinin 18-30 yaş arasındaki gençlerin oluşturduğu bir oluşumun son günlerde en fazla tartışılan gündem maddelerinden biri olan Türkiyedeki internet sansürüne karşı bir aksiyon almamış olmasıydı. Ne Leo’dan, ne de Lions’dan bu konuyla ilgili tek bir e-posta ya da kınama yazısı yayımlanmadı.

Geçen yıl kulübümüzün e-posta grubuna hem Sansüre Karşı Ortak Platform‘un deklerasyonunu göndermiştim, hem de “Sansüre Karşı Yürüyüş“e davet etmiştim. Tek bir cevap bile gelmedi, yürüyüşe de tek başıma katıldım.

Bu süreçte şunu öğrendim ki sesini duyurmak, tepkini dile getirmek için bir STK’ya üye olmak şart değilmiş, tek başına da STK olabiliyormuşsun!

Sonuç olarak, Leo ve Lions’un benim için artık bir cazibesi kalmadığından bu hafta içerisinde istifa dilekçemi yazıp kulübe göndereceğim.

(Leo ve Lions’la ilgili daha önce yazdığım yazılara buradan ulaşabilirsiniz.)

 

Linux'da Access Point Kurulumu

Linux’da Kablosuz Ağ Erişim Noktası Kurulumu

0

Evdeki kablosuz iletişim sağlayan cihazların sayısı arttıkça, kablosuz internet bağlantısına ihtiyaç duymaya başladık. Bu sebeple de geçen ay Darty’den Edimax EW-7711UMn kablosuz USB adaptör aldım. Satın almadan önce de internetten kullanım klavuzunu inceleyerek “access point” olarak çalıştırılıp çalıştırılamayacağına ve Linux ile uyumlu olup olmadığına baktım.

Aşağıdaki diyagram temel olarak sistemi çok güzel anlatıyor;

Basit kurulum için gerekli olan paketler;

  • hostapd > Kablosuz USB adaptörümüzün “Access Point” olarak çalışmasını sağlayacak
  • bridge-utils > Kablosuz ağ (wlan0) ile kablolu ethernet bağlantısı (eth0) arasında köprü (br0) kurmamızı sağlayacak
  • dhcp > DHCP (Dynamic Host Configuration Protocol) ile de yarattığımız “Access Point”e bağlanan cihazlara yerel IP atayacağız

(daha&helliip;)

Uçağa Lazer Tutmak

0

Yeşil renkli lazerlerin; futbol maçlarında futbolcuların ilgisini dağıtmak için kullanıldığını ve iniş sırasındaki uçaklara tutulduğunu internetten ve gazetelerdeki haberlerden biliyordum. (Ayrıca gerçek amaçları dışında kibrit yakmak ve balon patlatmak için de kullanılıyormuş.)

Maçlarda yayıncı kuruluşun lazeri tutanları ifşa etmesiyle ve para cezasına çarptırılmalarıyla artık kullanılacağını sanmıyorum, ancak benzer durum uçağa lazer tutanlarda geçerli değil şimdilik.

Aslında Türkiye’de de uçağa lazer tutma eyleminin polis korkusu yüzünden azaldığını ya da bittiğini düşünüyordum ki pek öyle değilmiş.

İşimle alakalı Dubai‘deki bir eğitime katıldıktan sonra 8 Aralık Çarşamba günü Emirates Havayolları‘nın EK121 sefer sayılı uçuşuyla İstanbul’a döndüm. Atatürk Havalimanı’na saat 18.30 civarı inişe geçtiğimizde camdan İstanbul manzarasını izliyordum.

İşte tam o sırada önce Kadıköy ve sonra da yine Anadolu yakasında boğaz hattından bir yerden gözüme yeşil lazer tutuldu. O hattan geçen tüm uçaklara lazer tutanların yakalandığını ya da buna karşı bir işlem yapıldığını hiç sanmıyorum.

Tam iniş anında gözleri karanlığa alışmış pilotların gözüne lazer tutulduğunda geçici görme kaybı ya da ilgilerinin dağılması sonucu kazaların meydana gelmesi mümkün, bu yüzden bazı ülkelerde bu eylemi yapanlar ciddi şekilde cezalandırılıyor, ama Türkiye’de yakalanamıyorlar bile.

Mayıs 2010 tarihli haberden alıntılar;

TK 963 sefer sayılı Ercan-İstanbul uçağının pilotu, Yeşilköy sahilinden uçağa lazer tutulduğunu rapor edince emniyet birimleri alarma geçti. Pilotun durumu Atatürk Havalimanı Uçuş Kontrol Merkezi’ne bildirmesinin ardından DHMİ yetkilileri durumu Yeşilköy Karakol Amirliği’ne bildirdi.

İngiliz Havayolu British Airways’in Londra-İstanbul seferini BA 680 sefer sayılı Uçağının pilotu 13 Ekim 2009 tarihinde Atatürk Havalimanı’na iniş için alçaldığı sırada aynı şekilde kendisine lazer tutulduğunu rapor etmis, pilot tedbir amaçlı olarak bir sonraki uçuşunu yapmamıştı.

Avusturalya’da geçtiğimiz yıl iniş yapan bir uçağın pilotunun gözüne yeşil lazer ışığı tutan ve pilotun geçici körlük yaşamasına neden olan iki Türk genci yakalanmış, birisi tutuklanırken diğeri de kefaletle serbest bırakılmıştı.

Aşağıdaki videoda polis helikopterine lazer tutan gençlerin nasıl yakalandığını izleyebilirsiniz, benzer şekilde Türk polisi de İstanbul semalarında gezip, lazercilerin yerlerini tespit edip yakalamalı.

Odamdaki Kablosuz Ağ Sinyalleri

Kablosuz Ağların Zararları

2

Bu hafta içerisinde Hollandadaki Wageningen Üniversitesi’nin bir araştırma sonucu yayımlandı, bu araştırmaya göre kablosuz (wireless) ağların (WiFi) yaydığı elektromanyetik radyasyondan ötürü ağaçlar zarar görüyor.

Hürriyet’in haberi;

Kablosuz modemlerin (Wi-Fi) yaydığı radyasyonun insan sağlığına zarar verip vermediği tartışmaları sürerken Hollanda’ya yapılan bir araştırmanın sonuçları çok çarpıcı. Kablosuz modemlerin yaydığı radyasyonun ağaçların ölümüne neden olduğu ortaya çıktı.

Çevremizde radyasyon yayan o kadar çok cihaz var ki; cep telefonu, fotokopi makinası, televizyon, kablosuz tüm iletişim araçları ve mikro dalga fırınlar hayatımızın olmazsa olmazları arasında.

Yaşam alanımızdaki radyasyon kaynaklarını olabildiğince azaltabilmek elimizde, peki ya dışarıdan maruz kaldıklarımız?

Örneğin, odama çevredeki binalardan en az 35 tane kablosuz ağ sinyali ulaşıyor;

Sayfalar (58):1234 ...102030 ...Son »
Go to Top