Sessizliğe Mahkum Bir Blog
Fotoğraf Çektirmek İşkence mi?
Yaklaşık iki hafta kadar önce güneşli havayı değerlendirmek için arkadaşlarımla dışarıda oturuyordum. Flaş kullanarak kapalı mekanlarda portre ya da grup fotoğrafı çekmekten hiç hoşlanmadığım için bu fırsatı değerlendirmek istedim. Rastgele fotoğraflar çekerken, objektifi bir kız arkadaşıma döndürmem ve sonrasında gelişen olaylar bu yazıyı yazmama ve konu üzerinde düşünmeme sebep oldu.
Daha öncesinde fotografını çekmeye çalıştığımda elde ettiğim sonuç bu; 
Herneyse, işte dışarıda otururken de O farketmeden bi kaç kare fotoğrafını çektim, sonuçta poz vermekten hoşlanmıyor olabilir diye düşünmüştüm ve bir kaç ‘doğal’ fotoğrafını çekmiştim. Fotoğrafını çektiğimi anlamasıyla, fotoğrafları silmek için makinayı elimden almaya çalışması bir oldu. Sanki dünyadaki bütün fotoğraf makinalarını yok etmek istiyormuş gibi büyük bir hırsla makinayı elimden almaya çalıştı. Kimsenin zorla fotoğrafını çekecek ve arşivime koyacak değilim, bu yüzden de çektiklerimin hepsini kendim sildim. (Dijital fotoğraf makinası kullanmanın kötü yanlarından birisi)
“iyy, kötü çıkmışım, sil!” laflarına pek kulak asmayan ben, böyle bir ‘saldırıyla’ karşılaşınca hiç umursamadan fotoğrafları sildim…
Fotoğraf çektirmek bazı insanlar için tam bir işkence, herkes fotojenik (Fotoğrafta veya sinema filminde güzel bir etki bırakan (yüz, duruş).) değildir, fakat ‘o an’da çekilen doğal fotoğraflarda herkes kendisi gibi çıkar. Poz verirken yapılan sahte gülümseme, belli bir süre sonra gerçekten de iyice bayağılaşır, fotoğrafa hoş bir etki vereceğine, yapmacıklık öne çıkar. O yüzden vesikalık fotoğraflardan nefret ederim, ve genelde insanlar arkadaşlarının kimlikleri üzerindeki vesikalık fotoğraflarıyla dalga geçerler. Ben de fazlasıyla yaparım bunu. Vesikalıktan neden ederim çünkü; kapalı mekanda ve flaşlı çekilir, üzgün olsanız bile illaki gülümsemeniz gerekir… Hatta bazı fotografçılar işi abartıp insanların yüzlerine bilgisayarlı ya da bilgisayarsız rötüş yaparlar, fotoğrafta ne mimik kalır, ne yüz hatları kalır, tamamiyle dümdüz bir cilt, donuk bir surat ortaya çıkar. Ve bu ‘iğrenç’ fotoğraflara da gereğinden fazlasıyla para verilir. (Bkz. Ekşisözlük – Zümrüt)
Insanlar kendi kendilerine “fotoğraf fobisi” yaratıyorlar, çirkin çıkıyorum, yok burnum büyük çıkıyor, yok gözlerim kapalı çıkıyor; yok şöyle, yok böyle.
“En çok birlikte olduğumuz insanları değil, birlikte daha çok fotoğrafımız olanları anımsarız.” Mustafa Yilmazer
Yukarıdaki söz, ne kadar da doğru değil mi?
Fotoğrafını çektiğim insanların hiç birinin fotomodeller gibi çıkmasını beklemiyorum, ama fotoğrafı çekilenler kendilerini böyle çıkmak için koşullandırmışlar ve beklentileri karşılanmayınca da ortaya ‘fotoğraf fobisi’ çıkıyor.
Fotoğraf çekerken insanların ‘kasılmaları’ beni deli ettiği için, habersiz yani ‘doğal’ anlarını yakalamak çok daha iyi sonuçlar veriyor.
“Ama fotoğraflar yanıltıcıdır genelde, gidenleri -ne olursa olsun- iyi hatırlamamızı sağlarlar. Çünkü habersizce çekilmiyorsa fotoğraf, poz veriliyorsa, insanlar gülümserler genelde objektife.” Seray Şahiner
Çekilen fotoğraflarınızın dünyadaki herkesin görüp, ne kadar çirkin olduğunuzdan bahsedeceğini mi düşünüyorsunuz? Bu fotoğrafınızın dergilere basılacağını, reklam panolarına asılacağını mı zannediyorsunuz? HAYIR, bunlar birer anı, illaki poz vermenize de gerek yok, saç-baş toplamanıza da, makyaj yapmanıza da…
Deli etmeyin beni :)
| Bu yazı Ozan Güven tarafından, 3 Nisan 2005 tarihinde, saat 13:24 de ve Fotoğraf kategorisi altında yayımlanmıştır. Yorumları RSS 2.0 den takip edebilirsiniz. Yorum veya kendi sitenizden geribildirim yapabilirsiniz. |






yaklaşık 6 yıl önce
Carousel’in karşısındaki Yalçınlar şubesinde yaklaşık 2-3 ay önce babamla birlikte vesikalık çektirmeye gitmiştim uzun bir zaman sonra yeniden.. Adam artık dijital makine kullanıyordu ve hadi gül biraz, dik dur,daha da dik dur diyip benim nerdeyse belimi kırıyordu dik dur diye diye….
Yüzümde hafif kirli sakal vardı. Gözümün kenarında yıllar öncesinin izlerini taşıyan 8 dikişlik bir yara izi var. Kaşlarım kalın ve ortası da bir gibi gözüktüğü için adama batmış olmalı sanırım.. Fotoğrafı elime aldığımda ne bir sakal, ne bir kaş ne de yara vardı ortada…. Cillop yapmış adam beni askere girer gibi…
Utanmasa adam kasıp beni kel de yaparmış ya neyse…. Paylaşmak istedim. Bu olaya bir boykot yapıp bir vesikalık fotoğrafçısı falan mı açsak napsak :)
yaklaşık 6 yıl önce
:))) ehu yafff işte bende bu nedenden ötürü sadece manzara resimleri çekmeyi seven biriyim. profösyonel bir makinayla acemi olan ben acaip şeyler ortaya çıkarıyos ama haklısın valla o fotoğrafçılarda illa gül demek yok mu ya da o resim üserinde oynamalar. benim vesikalıkları görsenis yarılırsınız gülmekten :))
yaklaşık 2 yıl önce
Müthis takıntılı bir insanım. Fotoğraf çektireyim, bir sürü fotoğrafım olsun isterim, öyle katkat makyajlı bir insan asla değilim zaten yine de fotoğrafların bir tanesinde bile kendimi beğenemiyorum bunlar psikolojik sorunlar olmalı. 21 yıldır taşıtığım burnumdan, kaşımdan gözümden herkes normal dediği halde ben rahatsız oluyorum. işin garibi ayna karşısında bu yok ama çekilen fotoğraflarıma baktığımda bunu görüyorum. İnsanların bunları anı olarak saklayıp açıp bakacak olmalarını düşünmek (toplu fotoğraflar) tam bir işkence . Hani çeken açısından sorunlu ama çekilen açısından daha sorunlu. herkes değil kimisi hiç umursamıyor biliyorum ama bu hastalık bende kendimi bildim bileli vardı. Çekici yüz hatları mı, delisin! diyorum söyleyenlere. Erkeklerde bu takıntı yoktur bu kadar, hemcinslerimi anlıyorum. Neden bilmiyorum böyle işte değişmiyor, daha çok fotğraf çekilirsem alışırım sanıyorum ama olmuyor. Bir web sitesinde boyle bir fotoğrafımla karsılastığımda iflah olmam aklıma takılır artık onun etkisi bir hafta gider bende. Sonuçta hiç sildiremediğimz engel olamadığımız insanlar oluyor(hocalar filan) . Neyse ama aşmaya çalısmaya devam. En azından kimse denememekle suçlayamaz beni!
yaklaşık 1 yıl önce
aynen bendede bu sorun var.ya aynaya bakıyorum kendimi süper görüyorum,fotoğraf çekiniyoruz,herkezin içinde en çirkini,en garibi ben çıkıyorum.gülüyorumda,üstelik bunu fotoğraf olduğu için değil,içimden geldiği için gülerim ama yine de suratım bi garip,ağzım yamulmuş,gözler biri büyük biri küçük,ten rengim bir garip,dertli gibi falan bi garip çıkıyorum.aynayamı güveneyim fotoğrafımamı?
ama her fotoğrafta öyle değilimdir.bi kere dijitalle çekilmiştik,kendimi bir beğendimki,işte o aynada gördüğümün ayısı fotoğraftaydı,hatta yüz hatlarım falan daha belirgindi.ama şimdi çekiyorum bir fotoğraf,alakası yok inanın.ben şimdi hangisiyim acaba ?? =)
yaklaşık 7 ay önce
aa demekki yanlız değilmişim.bende 100 fotoğraf çektirsem 99 foto çok çirkin.tamam bende bret pit değilim ama bu kadarda çirkin değilim diyorum.psikoljik diyorum doğal foto çektirsem farklı olur belki diyorum gene yok.ya ayna beni kendırıyo yada objektfler bilemiyorum.yada ben kendimi kandırıyorum :)