Sessizliğe Mahkum Bir Blog
Reklam Özdenetim Kurulu
Arçelik’in cep telefonunun (AC 830) reklam filmini mutlaka izlemişsinizdir, hani Arçelik’in maskotu Çelik elinde cep telefonu ile fotoğraf çekiyor… İşte bu reklamı ilk izlediğimde, bir cep telefonunun nekadar abartılabileceğini görmüş oldum.
Reklamda, Çelik kitap okurken birden çok güzel bir kelebek görüyor ve fotoğrafını çekmek istiyor. Elindeki kitabi havaya fırlatıp, kitap geri düşene kadar cep telefonu ile iki tane fotoğraf çekiyor. Kitabın havadaki yolculuğu gerçek hayatta 3-5 saniye kadar sürer, hadi Çelik’in hatrına 10 saniye diyelim. Bu 10 saniyede Çelik neler yapıyor;
İlk önce uçan kelebeği çok net ve yakından bir fotografını çekiyor. Gerçek hayatta profesyonel fotograf makinalarına ve ek donanımla ancak yapılabilecek bir ‘makro’ çekimi, (hemde uçan bir kelebek!) Çelik için hiç problem değil. Çünkü Çelik’in elinde Arçelik marka bir cep telefonu var!
Ne olur söyleyin, gerçek amacı telefon görüşmesi yapmaya yarayan bir aygıt, ne kadar kaliteli fotoğraf çekebilir?
Daha sonra kelebek Çelik’in başına konuyor ve Çelik kendi kendisini fotoğrafını çekiyor, ve uzaya kadar fırlattığı kitap eline geri dönüyor ve biz de bu muhteşem (!) cep telefonu karşısında şok oluyoruz.

Bukadar kısa sürede, hareketli bir cismi, çok yakından, çok net bir şekilde hemde bir cep telefonu ile çekebilmek imkansız! Kendi kendime “bu reklam tam anlamıyla tüketiciyi kandırıyor” derken, aklıma RÖK geldi.
15 Nisan’da RÖK’un websitesinden şikayet dilekçemi yazıp, gönderdim, bugün aşağıdaki cevap geldi;
Sayın Ozan Güven,
Kurulumuza Arçelik Cep Telefonu reklam filmi ile ilgili olarak yaptığınız başvuru değerlendirilmiş ve aşağıdaki sonuca varılmıştır;
“Reklam filminde cep telefonunun belli özelliklerini ön plana çıkarmak ve bunları tüketiciye aktarmak amacıyla kullanılan anlatım reklamın doğal abartısı olarak görüldüğünden tüketiciyi yanıltıcı nitelikte bulunmamıştır. Bu nedenle reklam filminin bu haliyle yayınlanmasında bir sakınca görülmemiştir.”
Kurul görüşünü bilginize sunarız.
Saygılarımızla,
Çetin Ziylan
Reklam Özdenetim Kurulu adına
Başkan
RÖK’ün ‘doğal abartma’ anlayışı bu ise, daha ne diyebilirim ki..
Yuh, yani yuh! Daha ne abartacaklar!
Eylemlerim devam edecek…
| Bu yazı Ozan Güven tarafından, 26 Nisan 2005 tarihinde, saat 22:04 de ve Fotoğraf, Sinirlendim !, Televizyon kategorisi altında yayımlanmıştır. Yorumları RSS 2.0 den takip edebilirsiniz. Yorum veya kendi sitenizden geribildirim yapabilirsiniz. |






yaklaşık 5 yıl önce
Merhaba,
Ben RÖK’nun “görev ve yetkilerini” ararken okudum Ozan Güven’in eleştirisini.Sert ve haksız buldum eleştiriyi. Eleştiri yapıcı olmalı . RÖK ün görevlerine bir göz atınca Çetin Ziylan’nın cevabı son derece kısa öz ve yeterli geldi bana. Arçelik bir teknolojik sembolle kendini özdeşleştiriyor o bir robot adı “çelik”. Bu reklam filminde abartılan fotoğraf çekimleri tabiiki profesyonel bir fotoğraf makinası ile bile her benim diyenin elde edebileceği sonuç değil. Ancak gözden kaçan hassas nokta bunları yapanın da zaten “çelik” olduğu. Burada bir insan kullanılmış olsaydı evet haklıydınız Sn.Güven, zaten o koşullarda sizi rahatsız eden noktalar tabiiki “Ajans” ve ” Müşteriyi”de rahatsız edecekti. Sn. Ziylan da sizin eleştirinize destek verecekti. İsterseniz birde “çelik” bunları yapıyor ve o bir “robot” diye bakmayı deneyin. Belki farklı olur gördüklerinizden ulaştığınız sonuç…Yolununuzu değiştiremezseniz , yönünüzü değiştirin… Sevgiler
yaklaşık 5 ay önce
Ozan Guven in elestirisi yerden goge kadar hakli ayni durumu bana da yasatti reklam ozdenetim kurulu. aslinda reklam kuruluna sikayet yapmak gerekiyormus. Ozdenetim adi ustunde bu reklamlari yapan kisilerden olusan bir topluluk ve hicbir yaptirimi yok. isine geldigi gibi davranmaktalar ve sacma sapan cevaplar vermekteler. Abartili olan ve hic urune benzemeyen bir raklam icin yaptigimiz sikayete, reklam abartili ve urunu yansitmiyor olabilir diye sacma otesi bir cevap vermislerdir. Mehtap hanim acaba bu kisileri neye dayanarak savunmakta. yoksa organik bir bag mi var diye suphe uyandiriyor. Yoksa bu kadar polyana olmak gunumuz sarlarinda inanin ki mantik sinirlarini zorlar derecede. sikayetimize verdikleri reklami okuyup siz karar veriniz. Ozan Guvene bu yorumu icin de cok tesekkur ediyorum. Cesaretinden dolayi da kutluyorum. Asagidakileri dikkatle okunamizi isterim:
Bu ürünün reklamında bakvasının bol fıstıklı ve görüntü olarak gerçek baklava gibi görünmesine rağmen, ürünü alıp evde açtığımızda reklamdakine hiç benzemediği, reklamdaki gibi fıstığının olmadığı, baklavasının da reklamdakine benzemediğini gördük. Hayal kırıklığına uğradık. Reklamdaki gibi bir ürün olmadığını görünce kendimizi kandırılmış hissettik. Dondurması harika ama, ürün reklamdaki beklentiyi kesinlikle karşılamamakta. Severek tükettiğimiz bir marka olmasına rağmen en azından bu hatalarını düzeltmeleri gerekir. Firmaya webinden ulaşamadık. Bu sayede ulaşılmasının son çare olduğu aşikar. Hangi marka olursa olsun, vatandaşımız yanlış ve abartılı reklamlar ile kandırılmamalıdır.
Başvurunuz Kurulumuzca değerlendirilmiştir. Reklamda, Algida dondurmanın fıstıklı baklavalı çeşidin de piyasaya çıktığı mesajı verilmektedir. Reklamda kullanılan ve jenerik olarak gösterilen ürün görseli gerçekle ilgili olmayabilir veya ürünün özelliğini gösterme bakımından farklı olabilir. Bu da üründeki fıstık miktarının az olduğu anlamına gelmeyebilir. Bu nedenle, isteğiniz doğrultusunda bir karar alınması mümkün olamamıştır.
Bilginize sunar, Reklam Özdenetim Kurulu’na göstermiş olduğunuz ilgiye teşekkür ederiz.
Saygılarımızla,
Çetin Ziylan
Reklam Özdenetim Kurulu adına
Başkan