Sessizliğe Mahkum Bir Blog
Sabancı Üniversitesi
Sabancı hatırası
Ermeni konferansı düzenleyen üç üniversiteden biri olan Sabancı Üniversitesi hakkında Öncü Gençlik Derneği’nin bir şikâyeti var…
Dernek, Sabancı Üniversitesi’nin okul ve kampus içinde Atatürk resmi ve heykeli bulundurmayan tek üniversite olduğunu bildiriyor. Bu tavrı protesto ediyor… Dernek üyeleri, üniversite yetkililerine bu tavrın nedenini sormuşlar… Aldıkları yanıt:
- İdeolojik sembolleri kullanamayız, olmuş.
Acaba Sakıp Sabancı hayatta olsaydı ne derdi?
Sakıp Bey‘in şu sözlerini ölümünden hemen sonra Milliyet’te Yaman Törüner yazdı:
- Para her şey değil. Kazandık. Şimdi ülkem için kalıcı bir şeyler yapmak istiyorum… Üniversite kurdum. Müze açtım. Vakıflar kurdum. Ülkemi yurtdışında tanıttım. Kitaplar yazdım, bildiklerimi herkesle paylaştım. Şimdi yeni bir şey yapmalıyım. Ülkemin ihtiyacı olan ve benim yapabileceğim kalıcı bir hizmet yapmalıyım. Artık, amacım para kazanmak değil. Kazanılan parayı ülkemin hizmetine sunmak. Dünyanın büyük şehirlerine birer Atatürk heykeli mi yaptırmalı? Bana öyle bir şey söyle ki, bütün gücümü ona harcayayım…
Sakıp Sabancı dünyanın büyük şehirlerine birer Atatürk heykeli yaptırmayı düşlerken… Kurduğu üniversite Atatürk’ü kapıdan içeri sokmuyor… İşte sözün bittiği nokta.
Bu yazı Melih Aşık‘ın bugünkü köşesinden alıntıdır. Sakıp Sabancı’nın söyledikleri ile ilgili habere (Nisan 2004) ise buradan ulaşabilirsiniz.
Atatürk resimlerini kaldırın çünkü ideolojik simge, andımızı her sabah çocuklara söyletmeyin çünkü ufaklıklar robotlaşıyor, İstiklal Marşının anlamını bilmeden haftada iki kez söylemenin ne anlamı var, değil mi?
İşte SİZler bu kadar dar kafalı yaratıklarsınız, ne diyeyim…
Sabancı Üniversitesi’nde bir de Atatürk Kulübü varmış, websitesinde yazdığına göre amaçları;
“Kemalist (Atatürkçü) ideolojiyi anlamak ve yorumlamak amacıyla kurulmuş bir düşünce topluluğudur.”
E bu adamlar okulda bültende dağıtıyorlarmış, ideolojik sembollere izin vermeyen üniversite yönetimi, nasıl olmuşda bu kulübün açılmasına izin vermiş, hayret… Biraz kendileriyle çelişmişler sanki…
Ne mutlu bana ki, kendi üniversitemde her sınıfta Atatürk resimleri var… Üzüldüm şimdi Sabancı Üniversitesi’nde okuyan ve bu duruma ses çıkarmayan zavallılara…
| Bu yazı Ozan Güven tarafından, 9 Ekim 2005 tarihinde, saat 12:21 de ve Sinirlendim ! kategorisi altında yayımlanmıştır. Yorumları RSS 2.0 den takip edebilirsiniz. Yorum veya kendi sitenizden geribildirim yapabilirsiniz. |






yaklaşık 6 yıl önce
Çok güzel bir konuya değinmişiniz. Son zamanlarda bu andımız tartışılır mı, yok çoçuklar için iyi olmaz, gibi şeyler duyuyoruz. Ki bunlar da hiç güzel şeyler değil.
yaklaşık 6 yıl önce
Bu konuyla ilgili geçtiğimiz günlerde de FazlaMesai’de bir tartışma olmuştu. Açıkcası bir yandan hak verirken bir yandan da bazı şeyleri anlamaya gayret sarfediyorum. Aslına bakarsanız babamla da bazı konuşmalarımız ile Atatürk’ü, siyasetini daha iyi anlıyorum. Sonuçta o da bir insan ve o sırada elinden geldiğince doğru olanı yapmış. Bizde biraz O’nu Tanrısallaştırma yoluna gidiliyor ki bu yanlış bence.. Ama tabii koskoca bir Cumhuriyet’in baş mimarlarından birinin elbette ki övgüye, saygıya, hatırlanmaya herkesten çok hakkı var. Bu konu tartışmaya açık olsa çok daha fazla şey söyleyebilirim aslında bu konuyla ilgili.. Keşke tarihe, olaylara daha yansız bakabilsek..
yaklaşık 6 yıl önce
‘Tanrısallaştırma‘ derken neden bahsettiğini biraz daha açabilirsin. Kimler ne yapıyor da Atatürk‘ü tanrısallaştırıyor?
Benim yazıma yazdığım bir yorum olduğu için kendi yazımda yazdıklarımdan bahsediceğim. Öğrenci Andı‘nda Atatürk’ün tanrısallaştırıldığı bir bölüm var mı?
Türküm, doğruyum, çalışkanım,
İlkem; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir.
Ey büyük Atatürk! açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Varlığım Türk varlığına armağan olsun.
Ne mutlu Türk’üm diyene!
Genel olarak vatan, millet sevgisinden bahsediyor, Atatürk ile hiç bir bağlantısı yok. “Büyük” diyerekte ‘tanrısallaştırma’ olmaz herhalde…
İstiklal Marşı‘ndan da bahsetmiştim. İstiklal Marşı’nda da Atatürkten kesinlikle bahsedilmiyor.
Bir diğer değindiğim konu ise Atatürk resimlerinin/heykellerinin bulunması. Genelde insanlar çok sevdiklerinin resimlerini ya cüzdanlarında taşırlar, ya masalarına koyarlar. Seninde dediğin gibi bağımsızlığımız Atatürk’ün sayesinde olduğuna göre, O’nun da resimlerinin asılması hiç de garip değil, hiç de abartı değil.
Benim yazımda bahsettiğim 3 unsur bunlardı…