Mart, 2006 Arşivi

Ne mi oldu?

Blogumda pazar gününden beri yazdığım yazıları göremiyordunuz, çünkü makinanın tarihi yanlış ayarlanmıştı.

Blogun üzerinde çalıştığı makinenin tarihi 2003′ü gösterince bütün yazılar ortadan kayboldu, neyseki tarih düzeltildi ve eski halimize geri döndük.

Yalnız bu arada sadece sol taraftaki anket çalışır durumda olduğu için, birçok kişi ankete oy kullanmış :)

Yeni bir anket sorusu bulmanın vakti geldi…

1 Yıl Geçti…

Evet, blog yazmaya başlayalı tam tamına 1 yıl oldu.

25 Mart 2005‘de “Merhaba Dünya!” başlıklı yazı ile başlayarak bu süre içinde toplam 166 tane yazı yazmışım.

Yazılarımı sonuna kadar okumayanlar olsa da, yorum yapmaya değer bulmayıp yorum yazmayanlar olsa da ve beni başkalarıyla karıştıranlar olsa da bi süre daha aklımdan geçenleri yazmaya devam edeceğim…
Bakalım daha ne kadar devam ettirebileceğim…

Arkadaşımın elindeki Oğuz Atay‘ın Günlük isimli kitabında şu kısım benim de neden blogda bir şeyler yazmaya başladığımın nedenlerinden birini çok güzel açıklıyor;

“Kimse dinlemiyorsa beni -ya da istediğim gibi dinlemiyorsa- günlük tutmaktan başka çare kalmıyor. Canım insanlar! Sonunda bana bunu da yaptınız”

2006 Gök Olayları Yıllığı

Nette dolaşırkene Tübitak Ulusal Gözlemevi‘nin bir yayını olan 2006 Gök Olayları Yıllığı‘na rastladım.

Eskiden gök olaylarının tarihlerini listeleyen bir websitesi/haberleşme listesi aramıştım, fakat sürekli güncellenen, güzel bir site bulamadım.

Meteor yağmurlarının, ay ve güneş tutulmalarını tarihlerini önceden öğrenip, ona göre eğer imkanım olursa izlemek istiyordum ve neyseki bu yayımla birlikte bütün tarihleri elde etmiş oldum.

Yaz gecelerinde gök yüzüne bakarken, parıldayan parlak cismin bir yıldız mı, gezegen mi, uydu mu yoksa UFO mu olup olmadığını hep düşünmüşümdür, tartışmışımdır :)

Bu dokümanın içerisinde aylık olarak gezegenlerin konumları, görülüp görülemeyeceğinden de bahsediliyor.

Örneğin, bu ay (mart) Jüpiter’in konumu;

Jüpiter, gece yarısına doğru güney-güneydoğu ufkundan yükseliyor. Terazi takımyıldızındaki gezegen, günler ilerledikçe daha erken doğacak. Bölgede çok parlak yıldızlar olmadığı için, gezegeni ayırt etmek çok kolay. Jüpiter, ay boyunca yaklaşık -2,4 kadirle parlayacak.

Mart ayında gerçekleşecek gök olaylarından bazıları;

19 Mart Jüpiter ve Ay yakın görünümde
20 Mart İlkbahar Ilımı (Ekinoks – Gece Gündüz süreleri eşit)
21 Mart Antares ve Ay çok yakın görünümde
25 Mart Venüs en büyük Batı uzanımda (47°)
25 Mart Venüs ve Ay yakın görünümde
29 Mart Tam Güneş Tutulması

Göktaşı yağmurlarından örnek vermek gerekirse;

Lir göktaşı yağmuru, en iyi 22 Nisanda gözlenebilecekmiş ve saatte en fazla 20 tane görülebilirmiş.
5-6 Mayıs tarihlerinde Eta Kova isimli göktaşı yağmuru gerçekleşecekmiş ve saatte 40-85 tane görülecekmiş.

Ayrıca Türkiyeden çok rahatlıkla izlenebilecek olan 29 Mart Tam Güneş Tutulması hakkında da detaylı bilgi verilmiş…

Eğer gök olayları sizin de ilginizi çekiyorsa, bu yayımı buraya tıklayarak görüntüleyebilirsiniz.

Televizyon İzleme Eğilimleri

RTÜK, dün Televizyon İzleme Eğilimleri Araştırması adı altında ilk defa gerçekleştirdikleri araştırmanın sonuçlarını yayımladı.

Orjinal araştırma sonuçlarını incelediğimde ilgimi çeken bazı noktalar oldu, 129 sayfalık dokümanın özet sonuçları da bir çok gazete, televizyon ve internet sitesinde yayımlandı.

Gün içerisinde ortalama 5 saat kadar televizyon izleniyormuş, ki 5 saat benim televizyon izleme alışkanlığıma göre çok fazla :)

Hafta içi günlerde ortalama televizyon izleme düzeyi 5,09 saattir.
Hafta sonu günlerde ortalama televizyon izleme düzeyi 5,15 saattir.

Araştırmada eğitim, gelir, medeni hal, yaş gibi bir çok özellik göz önüne alınmış. Örneğin,

21’den 06’ya kadar televizyon izleyenler arasında bekar olanların oranı evli olanlara kıyasla daha yüksektir.

E tabii, evli olanlar gece olunca yatak odalarına gidiyorlar, doğal olarak bekarların geceleri televizyon izleme oranı daha yüksek. ;)
Araştırmanın en önemli bölümlerinden biri genel olarak hangi tür programların izlendiği;

Program türlerinin izlenme düzeyi şöyledir:
Haber programları %74,8,
yerli diziler %56,8,
eğlence-güldürü-talk show %42,2,
belgeseller %40,8,
yabancı sinemalar %40,8,
dini programlar %40,5,
açık oturum ve tartışma programları %40,4,
Türk filmleri %37,3,
sır programları %34,7,
yarışma programları %32,1,
spor programları %30,
müzik programları %28,2,
Türk halk müziği %28,1,
kültür-sanat programları %21,3,
Türk pop müziği %20,9,
Türk sanat müziği %20,8,
magazin programları %18,2,
ekonomi programları %15,4,
yabancı diziler %14,4,
yabancı müzik %12,4,
çocuk programları %11,2,
kadın programları %10,8 ve
evlilik yarışmaları %6,8.

Bir zamanlar herkesin izlediği evlilik yarışmaları sonuncu sırada yer alıyor, ayrıca magazin programları da çok düşük seviyelerde…

Eğitim düzeyi yükseldikçe izlenme düzeyi düşen program türleri ise Türk filmleri, evlilik yarışmaları, kadın programları, dini programlar ve sır programlarıdır.

Bu da çok normal bir sonuç, eğitimli insanlar neden saçma sapan ve hiç bir somut veriye dayanmayan hikayelerden bahseden “sır programları” ile vakitlerini boş yere harcasınlar ki, değil mi?

Dini programlar‘ın izlenme oranı
50,7 düşük eğitimliler
29,6 orta eğitimliler
21,8 yüksek eğitimliler

Eğitim seviyesi arttıkça, dini içerikli programların izlenmesi büyük bir düşüşe geçiyor, bu da ayrı bir durum.

Yukarıdaki “program türlerinde izlenme oranları“nda dini programlar %40,5 gibi yüksek bir değere sahip, fakat yüksek eğitimlilerin bu tür programları az izledikleri de bir başka sonuç. Bu durum da Türkiyedeki eğitim seviyesinin düşüklüğünü kanıtlayan ve vurgulayan bir başka sonuç.

Televizyona güvenenlerin oranı %56,7
Gazeteye güvenenlerin oranı %56,5
Radyoya güvenenlerin oranı %52,6
Internete güvenenlerin oranı %44,2

Bu tabloya göre de Internet‘in güvenilir kaynak olması konusunda da insanların çekinceleri varmış gibi gözüküyor…

Kadınlar erkeklere kıyasla gazeteye daha çok güvenmekte, erkekler ise kadınlara kıyasla internete daha çok güvenmektedir.

Bunu bayanlara sormak lazım, acaba neden Internet’e güvenmiyorlar? İnterneti posta kutularına gelen saçma salak e-postalar olarak düşünüyorlarsa, tabiiki güvenilmez bir kaynak gibi gelebilir.

Ama gazete, televizyon gibi sürekli bir başkasının yalakalığı yapan yayım organlarından çok daha güvenilirdir Internet

Bekarlar arasında internete güvenenlerin oranı evlilere kıyasla daha yüksektir.

İnternete güvenenlerin oranının en yüksek olduğu gruplar öğrenciler ile profesyoneller, en düşük olduğu gruplar ise ev hanımları ile çiftçi / balıkçılardır.

Gelir düzeyi arttıkça internete güvenenlerin oranı artmaktadır.

Eğitim düzeyi yükseldikçe televizyon, gazete ve radyoya güven düzeyi düşmekte, internete güven düzeyi ise artmaktadır.

Yukarıdaki sonuçlar aslında pek de şaşırtıcı değil, Internet’e güvenmediklerini söyleyenler, televizyon izledikleri kadar Internet’i kullanıyorlar mı acaba?

Bu durumda eğitim/gelir seviyeleri yüksek, bekar ve öğrenci/profesyoneller Internet’e güveniyorlar sonucunu elde ediyoruz…

Çok daha detaylı bilgi almak için RTÜK’ün websitesinden bu araştırma sonuçlarını indirebilirsiniz…

Ebu Garib Rezilliği…

Iraktaki Ebu Garib cezaevinin ismini, yaşananları ve işkence fotoğraflarından bazıları hakkında bilgisi olmayan yoktur sanırım.

http://www.salon.com/ sitesinde Ebu Garib cezaevinde çekilmiş olan 279 fotoğraf ve 19 video yayımlandı.

Sol taraftaki bölümlerde, tarih sırasıyla yaşananların kanıtları gösteriliyor.

En rezalet bölüm ise tutukluların köpekler tarafından saldırıya uğradıktan sonra çekilen fotoğraflarının olduğu “Working Dogs” başlıklı bölüm..