Nisan, 2006 Arşivi

25 Mayısta Göktaşı Dünyaya Çarpacak mı?

Göktaşı“Delinin biri kuyuya bir taş atmış ve kırk akıllı çıkartamamış” hikayesi mi bu?

Eric Julien isimli Fransız, eski bir askeri hava trafik kontrolörü ve havaalanı müdürüymüş ve şimdi diyorki;

73P Schwassmann-Wachmann isimli göktaşının parçalarından bir tanesi 25 Mayıs tarihi civarlarında (2-3 gün önce ya da sonra olabilirmiş) Dünyaya çarpacakmış. Atlas Okyanusu’na düşeceğini iddia ettiği parça, büyük bir dev dalga (tsunami) oluşturacakmış…

Bu amca Yahoo! News‘de haber olarak yer aldı ve söyledikleri Internet aracılığıyla milyarlarca kişiye ulaşıyor. Olay öyle bir hal almış durumdaki NASA, 2 önce bir açıklama yayımlamış.

NASA, göktaşının yaklaşık 40 küçük parçaya da ayrıldığını ve 12-28 Mayıs tarihleri arasında Dünyadan 5.5 milyon mil uzaktan geçeceklerini belirtiyor. Yani göktaşı ve parçaları, Dünya ile Ay’ın arasındaki uzaklığın 20 katı kadar uzaktan geçeceklermiş.

NASA‘nın açıklamasını kendi websitesinden okuyabilirsiniz…

Eric amcamız ise milyarlarca insana www.savelivesinmay.com isimli sitesiyle ulaşıyor.
Alan adını ise Türkçeye “Mayısta Hayat Kurtarın” olarak çevirebiliriz.

Ya dedikleri doğru çıkarsa, ya NASA yanılırsa?

Eric Julien’in sitesinde yayımladığı, 10 sayfalık açıklamasını buradan okuyabilirsiniz…

Bu açıklamada anlattığına göre, bu göktaşı Dünyaya en yakın olarak en son 25 Mayıs 1947‘de geçmiş ve 1995‘de açıklanamayan bir sebepten ötürü parçalanmaya başlamış.

Göktaşının ve Dünya beraber Güneş etrafında dönüyor ve Mayıs ayında yörüngeler kesişiyor. Fakat göktaşı ve Dünyanın hızları farklı olduğundan bir çarpışma gerçekleşmeyecek gibi gözüküyor.

Eric’de diyorki, göktaşından kopan parçaların hızları bazı fiziksel (çekim güçleri vs.) sebepler yüzünden değişirse ve Dünyaya çarparsa??

Bana açıklamaları pek inandırıcı gelmedi, websitesindeki dokümanı okuyunca siz de demek istediğimi anlayacaksınız.
Eric rüyalarının etkisinde fazla kalmış gibi gözüküyor, UFOları da işin içine sokmuş bi güzel.

Eric biraz uçmuş gibi geldi bana :)

Bence de uzayda akıllı varlıklar var, ama bu kadar da abartmamak gerek.

Ama fikrini bu şekilde büyük kitlelere duyurabilmiş olmasını tebrik ettim, büyük başarı.

Askeri Kısa Film

İnternette okuyana kadar böyle bir kısa filmden haberim yoktu…

Vatan Gazetesi‘nin perşembe günkü haberine göre bu kısa filmi çeken subaylara inceleme başlatılmış. Gerçi bir şey olacağını hiç sanmıyorum, sadece eğlence amaçlı hazırlanmış bir film :)

4,5 dakika süren bu filmi video.google.com‘dan izleyebilirsiniz…

Vatan Gazetesi’ndeki haberin başlığı;

Cem Yılmaz taklidi yapan subaya inceleme

Amasya’nın Merzifon İlçesi’ndeki 5′inci Ana Jet Üs Komutanlığı‘nda görevli bir grup subay, Cem Yılmaz’a özenip ‘eğlence olsun’ diye kamera karşısına geçti

Haberin devamı

Umarım amatör ruhla çekilen bu tarz kısa filmlerin devamı da gelir…

Bu film her nekadar bir taklitten öteye gidemesede, bu da bir başarı ;)

Madalyonun Öbür Yüzü

Geçen haftalarda “Sen Nasıl Bir Yersin Dünya” başlıklı bir ePosta elime ulaştı. Gelen e-postada altı tane fotoğraf eşliğinde Afrikada yaşanan çocuklarla, diğer gelişmiş ülkelerdeki çocukların fotoğrafları karşılaştırılıyor.

Bugünde bir başka kaynaktan bu fotoğrafların doğru düzgün toparlanmış, düzeltilmiş ve müzik eşliğinde sunulduğu bir çalışma elime geçti. (2005 yılında bir organizasyonun tanıtımı için hazırlanmış.)

Madalyonun Öbür Yüzü‘nü buradan izleyebilirsiniz.

Eskiden e-postalarla dolaşan şu metin de konuyla alakalı;

Eger bu sabah hastalıklı değil de sağlıklı uyanmış iseniz, 1 hafta sonrasını göremeyecek olan 1 milyon insandan daha şanslısınız.

Bir harp tehlikesi ile, iskence görmek ihtimali ile, aç kalma korkusu ile karşı karşıya değilseniz, 500 milyon insandan daha iyisiniz.

Tutuklanmaktan işkence görmekten yahut öldürülmekten korkmadan ibadethaneye gidebiliyorsanız 3 milyar kisiden daha iyi bir şansa sahipsiniz.

Buzdolabınızda yiyeceğiniz, üzerinizde elbiseniz ve basinizi sokup uyuyabileceginiz bir eviniz varsa, dünyadaki insanlarin % 75′inden zenginsiniz.

Bankada ve cüzdanınızda para varsa, dünyanın en imtiyazlı % 8′i arasındasınız.

(bu değerler gerçekçi midir yoksa uydurma mıdır bilemiyorum ama en azından bizleri düşünmeye itiyor…)

Google Maps

Bu gün bi blogda okuduğuma göre geçen hafta Cuma günü Google Maps uydu görüntülerini güncellemiş. Ben de acaba İstanbul için da bir güncelleme var mı diye baktım.

Belki çok daha öncesinden beri vardı ve ben farketmemiştim ama artık Google Maps İstanbul için semt/sokak/cadde isimleri ve önemli binaların yerlerini gösteriyor.

Adres bulmak için istanbul.net.tr‘nin haritasını kullanıyorum, fakat Google Maps geliştikçe ileride çok daha yararlı bir kaynak olacakmış gibi gözüküyor.

Gerçi Google Maps’de sokak ismi ya da semt ismi arataraktan İstanbul’da bir yerleri gitmeyi beceremedim

Güncelleme: Sokak detayları Avrupa‘da bir çok ülke için yeni eklenmiş, haberiniz olsun :)

Cumhurbaşkanımızın Konuşması

Pazartesi günü Hasan Pulur köşesinde yazdığı yazının başlığını “Sezer’in konuşmasını kesip saklayın…” olarak koymuş. Ayrıca pazartesi akşamı Erol Mütercimler de “Çankayanın websitesine girip, konuşmayı indirin ve saklayın” dedi.

Bahsedilen konuşma cumhurbaşkanımızın 12 Nisan’da Harp Akademileri Konferansı‘nda yaptığı konuşmasıdır.

Peki ama neden saklamalıyız?

Bu soruya Hasan Pulur yazısında şöyle cevap veriyor;

… İleride Sayın Sezer süresini doldurup görevden ayrıldıktan sonra, yerine gelecek olan AKP destekli cumhurbaşkanından böyle sözler duyamayabilirsiniz, ya da okumayabilirsiniz.

Erol Mütercimler de aynı kaygıyı taşıyor ve cumhuriyetimizin 100. yılında, yani 2023′de cumhuriyetimizin ne duruma geldiğini, neyken ne olduğunu görmemiz için bu yazıyı saklamamızı söylüyor.

Ve bunu büyük karamsarlıkla söylüyor…

Ben de Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer‘in konuşmasını .pdf haline getirdim, merak edenler buradan yükleyip okuyabilirler. Çok uzun da değil, sadece yirmi sayfa ve ‘okuyun‘…