Sessizliğe Mahkum Bir Blog
Kasım, 2006 Arşivi
Beyin Elektrosu (EEG) Deneyimim
27 Kas
Bugün GATA’da beyin elektrosu (EEG) çektirdim, korkunçtu…
EEG nedir?
EEG “Beyin elektrosu” sayesinde, beyin elektriği, basit bir şekilde görülür hale getirilir.
EEG cihazı; beyin elektriğini alır, kuvvetlendirerek kağıt üzerine kaydeder.
Öncelikle yatağa yatmam ve rahat olmamı söyledi doktor bey… İyi güzel de, başıma neler geleceğini bilmezken nasıl rahat olabilirdim ki?
Ardından biraz gerimde kaldığım için göremediğim bir ‘şey‘ ile yaklaşık 20 tane kablo kafamın belirli yerlerine bağlandı…
O kabloları kafamda tutmaya yarayan ‘şey’in bant ya da benzeri bir şey olduğunu tahmin etmiştim, ama öyle değilmiş…
Kafamın ve her iki kulak mememe takılan kablolardan sonra; perdeler kapatıldı, ışıklar söndürüldü ve endişelenmem, korkman için ortam en güzel şekilde hazırlandı.
Kafamda o kadar kablo varken, ve birisi monitör karşısında bir şeyler yaparken öncelikle aklıma gelen “acaba düşünceleri mi okuyabilir mi” sorusu oldu…
Ardından teste geçildi…
- Gözünü kapat…
- Gözünü aç…
- Gözünü kapat…
- Gözünü aç, sabit bir noktaya bak..
- Gözünü kapat ve derin derin nefes al/ver…
- Gözünü aç…
- Gözünü kapat, normal nefes ver…
Bu aç/kapalardan sonra, gözüm kapalıyken gözümün önüne getirilen lambadan ışık verilmeye başlandı.
Gözlerim kapalıda olsa o ışığı hissedebiliyordum ve bir süre sonra gözlerim değişik sıklıklarda yanıp/sönen lamba yüzünden yoruldular…
Ve sonra herşey bitti…
Kafamdaki bütün kablolardan kurtuldum, özgürdüm artık…
Ama, ama, o da ne?
Kafamda, yaklaşık 20 yerde, sakız benzeri yapışkan bir ‘şey‘ var!
Aynen sakız gibi, temizlemeye çalıştıkça saça iyice yapışıyor, ıslak mendil denemelerim hep sonuçsuz kaldı…
Saç diplerine kablolar iyice yapışsın diye bol bol sürüldüğü için, sert olarak çekince saçlarım kopuk elime gelmeye başladı, durum böyle olunca mücadeleyi bıraktım…
Hala kafamda bu yağlı, yumuşak ve yapış yapış şeyden bulunuyor, pehh…
AGLOCO – Yeni Çılgınlık
22 Kas
“A Global Community”nin kısaltması olan AGLOCO nedir?
AGLOCO en basit şekilde şöyle tanımlanabilir, Internette dolaştığınız sürece para kazanırsınız!
Tarayıcınızın (Gezgin / Browser) altın tarafında girdiğiniz siteyle ilgili reklamlar beliriyor ve siz bu reklamlara tıklasanız ya da tıklamasanız da para kazanıyorsunuz…
Kullanıma açılalı bir kaç saat olmuş sisteme hemen üye olun ve sistemi inceleyin, eğer aklınıza yatarsa kullanmaya başlayabilirsiniz… Üyeliğinizi istediğiniz zaman iptal edebiliyorsunuz…
Daha yeni açıldığı için tarayıcınıza yükleyeceğiniz Viewbar isimli eklenti henüz yüklenip, kullanılamıyor…
AGLOCO Hakkında
AGLOCO, 1999 yılında açılan ve 2 yıl boyunca faaliyet gösteren AllAdvantage isimli firmanın yenilenmiş ve geliştirilmiş reklam programıdır…
AllAdvantage, üyelerine yaklaşık olarak 200 milyon amerikan doları dağıtmış ve ilk 18 ay içerisinde 10 milyon kullanıcıya ulaşmış.
IKEA’dan Şikayetçiyim
13 Kas
Çalışma masamı IKEA‘dan aldıktan sonra şifonyer ve giysi dolabı (gardırop) almak için tekrardan IKEA’ya gittim…
Dolabın kasası, kapağı ve iç aksesuarlarını seçtikten sonra soluğu fiyat çıkartması ve ürünlerin ellerinde bulunup bulunmadığını öğrenmek için satış temsilcisinin yanına gittim.
Malesef ki dolabın kapakları ellerinde olmasına rağmen dolabın kasası stoklarında yoktu ve rezervasyon yaptırırsam eve ücretsiz olarak ellerinde olmayan malları gönderebileceklerini söylediler.
Bir daha gel/git olmaması için, ücretsiz olarak eve getirecekleri için ve ödemeyi kapıda yapabileceğim için rezervasyon yaptırdım.
Ancak ellerinde bulunan kapakları almam gerekiyordu, kapaklarla birlikte dolabın kasasını aynı anda, ücretsiz olarak göndermiyorlar…
Neyse, tamam dedim, şifonyerimi ve gardırobun kapaklarını satın alarak ve 1 hafta sonrada gardırobun kasasının geleceğini umarak IKEA’dan ayrıldım.
1 hafta geçti ses çıkmayınca müşteri hizmetlerini aradım, rezervasyonumun durumunu sordum, “gelince arkadaşlar sizi arayacak” dediler.
2 hafta geçti, tekrar aradım, yine aynı cevapla karşılaştım.
Odamda karton kutuları içerisinde iki tane kocaman kapak duruyor, ancak gardırobun kasası ortalıkta yok!
Rezervasyonumun durumunu soruyorum, kaçıncı sırada olduğumu soruyorum, benden önce alacak olan var mı diye soruyorum, şu anda stoğunuzda var mı diye soruyorum, ama telefonun diğer ucundakiler bu bilgileri göremediklerini söylüyorlar! Nasıl bir sistemdir bu???
Rezervasyonun üzerinden 3 hafta geçince, araştırmaya koyuldum.
Öncelikle sikayetvar.com‘da IKEA ile alakalı şikayetleri inceledim… O da ne?? Benim gibi rezervasyonunu gelmesini bekleyen bir çok kişi var!
Tekrar müşteri hizmetlerini aradım ve tekrar “arkadaşlar mallar gelince sizi arayacak” cevabıyla karşılaşınca kendimi kaybettim…
Rezervasyon numaramı sormadan, beklediğim ürünlerin durumuna bakmadan, ezbere tekrar bu cevabı verdiler! Odamda kocaman iki kapak durduğunu, IKEA’nın böyle bir gecikmenin olduğunu müşterisine neden haber vermediğini, neden benim sürekli arayarak sormak zorunda olduğumu sordum.
Aldığım cevapların hiç biri tatmin edici olmadı. En sonunda “peki ben şikayetimi nereye bildirebilirim” diye sordum.
Artık canıma tak etti, şikayetçiydim ve şikayet etmeliydim.
“Biz şikayetinizi kayıt altına aldık” cevabı da hiç güvenilir gelmeyince “Peki ozaman, şikayetimin durumunu takip etmek için şikayet numaramı alabilir miyim?” diye sordum.
“Böyle bir numara yok, ben müşteri temsilcisine bildiriyorum, arkadaşlar sizi arayacaklar” cevabı üzerine telefonla konuştuğum beyfendinin ismini not ettim ve beklemeye başladım…
Bu konuşmadan 1-2 saat kadar sonra 20.00 gibi cep telefonumdan arandım, dolabımın geldiğini, sadece aksesuvarların eksik olduğunu öğrendim ve hemen dolabın kasasının gönderilmesini istedim. 2 gün sonra dolabım elime ulaştı…
Sonuç; IKEA’dan rezervasyonla ürün aldığınız zaman sürekli arayın, peşine düşün, şikayet edin, yoksa aylarca bekletiyorlar…
Osman Pamukoğlu ve Kan Uykusu
11 Kas
Emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu 1993-1995 yılları arasında Hakkâri ve Kuzey Irak’da PKK’ya karşı verdiği mücadele ile terör örgütüne büyük bir darbe vurmuştur.
93-95 yılları arasında yapılan bazı operasyonları anlattığı Kan Uykusu isimli belgeseli mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum, çünkü orada yaşanılanlardan öğrenilmesi ve ders alınması gereken bir çok şey var.
Belgeselin tanıtımı için SKYTÜRK tarafından hazırlanan sitede programın tanıtımı şu şekilde yapılıyor;
Hakkari özelinde 1993-1995 yılları arasında yaşananları ele alıyor. Bir komutan ve binlerce mehmetçiğin destansı mücadelesini onların ağzından, ilk kez yayınlanan görüntülerle ekrana getiriyor.
SKYTÜRK‘de yayınlanan belgeseli izleyemeyenler (tekrarları yayınlanıyor) 10′ar dakikalık parçalar halinde YouTube‘da ya da tek parça halinde Google Video‘da belgeseli izleyebilirler…
İlki eylülde gerçekleştirilen ve KKTC ilk Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş‘ın katıldığı Lions Düşünce Platformu‘nun ikincisi Osman Pamukoğlu‘nun katılımıyla geçen akşam gerçekleştirildi.
Osman Pamukoğlu‘nun Lions Düşünce Platformu’ndaki konuşmasından aldığım bazı notlar;
Cesaret ve özgürlük yoksa hiç bir devir yükselememiştir!
Savaş doğal bir afettir ve insanların aç gözlülüğünden kaynaklanmaktadır. Örneğin, Irak savaşı…
Halkın, hükümeti denetlemediği yerde özgürlük ve demokrasi yoktur!
Bingöl’de terhis olmuş 33 erin şehit edilmesini ve Irakta Türk askerinin kafasına Amerikalılar tarafından çuval geçirilmesini unutan toplum her ne olacaksa o olsun!
Ayrıca Osman Pamukoğlu, PKK ile mücadelede siyasi ve askeri birlikteliğin olması, güç birliği olması ve özel birliklerin kurulması gerektiğini vurguladı. “Eğer mücadele için özel birlikler kuramıyorsan, ölmeye devam edersin” diyen Pamukoğlu, sömürge ülkesi hal ve tavrında olduğumuz sürece PKK ile mücadelenin aksayacağını söyledi…
İETT’ye Sordum, Cevap Alamadım
5 Kas
Evet, sorupta cevap alamadıklarıma bir örnek daha…
Sayın Yetkili,
İETT, otobüslerine hat isimlerini hangi kriterlere göre koyuyor?
Kozyatağı-Levent 129L, Kozyatağı-Taksim 129T olarak kodlanmış olmasına
rağmen Kozyatağı-Mecidiyeköy neden 129K olarak kodlanmıştır?129M olması gerekmemekte midir?İyi Çalışmalar,Ozan Güven
İETT‘ye sorduğum bu soru çok zor olsa gerek ya da kendileri çok saçma buldukları için cevaplama gereği görmediler…
Ama merak işte ;)
ATV’ye Sordum, Cevap Alamadım
4 Kas
Televizyonda izlediğim, gazetede okuduğum, sokakta gördüğüm, internette rastladığım ve hakkında merak ettiğim çok çeşitli konular oluyor.
Bu durumlarda çeşitli kuruluşlara ya da kişilere e-posta gönderip merak ettiklerimi soruyorum, gerekiyorsa eleştiriyorum ve tepkimi gösteriyorum.
Kullanıcısından, izleyicisinden, okuyucusundan ya da müşterilerinden gelen geri beslemelere (feedback) fazlasıyla önem verenler, e-posta ya da telefon yoluyla geri dönüyorlar. Fakat bunlara önem vermeyenler de oluyor…
E-posta gönderipte öğrenemediklerimi artık buradan da sorup, bilen birilerinden cevap gelmesini umuyorum…
Ve işte ATV‘ye sorupta cevap alamadığım bir e-posta;
Sayın Yetkili,
Bugün (22 Temmuz) 19.30 ATV Ana Haber Bülteni‘nde “İşte o an!” başlıklı haberde futbol karşılaşması sırasında oluşan hortum ve çocukların kaçışmalarıyla ilgili bir görüntü vardı.
Sizin ‘haber‘ olarak nitelendirdiğiniz bu görüntüleri aylar öncesinde yine bir haber bülteninde izlemiştim.
Belki benim izlediğim zaman da bu görüntüler çok eski bir tarihe aitti, kim bilir.
Bu görüntülerin ne zaman çekildiğine dair bir bilginiz var mı?
Üzerinden çok zaman geçmiş olayları yeni bir olaymış gibi tekrar tekrar gösterince bu görüntüler ‘haber’ değerini taşır mı?
Eurovision’da kazandığımız birinciliği nasıl ki tekrar tekrar gösterip “Eurovision’u Kazandık!” demiyorsak aynı şey de bu tür olaylar için de geçerli olması gerektiğini düşünüyorum.
Yoksa ATV Haber bu görüntüleri ‘yeni‘ gerçekleşmiş bir olay olduğunu sandığı, ve yanıldığı için mi gösterdi?
İyi çalışmalar,
Saygılarımla,
Ozan Güven





