Nisan, 2007 Arşivi

Sakız Nasıl Çiğnenir ?

Sakız Nasıl Çiğnenir ?Sakız çiğnemeyi biliyor musunuz?

Aşağıdaki soruların hepsine “hayır” cevabını veriyorsanız, doğru düzgün sakız çiğnemeyi biliyorsunuz demektir…

  • Sakızı ağzınızı açarak mı çiğniyorsunuz?
  • Sakızı çiğnerken çıkan tükürük vs. seslerini kendiniz duyabiliyor musunuz?
  • Sakız çiğnerken konuşmaya çalışıyor musunuz? (Her iki işi aynı anda nasıl yapabilirsiniz ki?)
  • Ağzınızda sakızla birlikte uyuyor musunuz?
  • Sakız ağzınıza küçük geldiği için 2′den fazla sakızı aynı anda çiğniyor musunuz?
  • Sakızınızı şişirip, balon yapıp, patlatıyor musunuz?
  • Sakızınızı masa ve sandelye altlarına yapıştırmaktan ilginç bir haz alıyor musunuz?
  • Sakızınızı sokakta yere atmaktan ve birisinin sakızın üzerine basıp, size küfür etmesinden hoşlanıyor musunuz?

(Toplum içerisinde sakız çiğnenmesi göz önüne alınarak hazırlanmıştır, tek başınızayken ne b.k yerseniz yiyin…)

Bir çok kişi sakız çiğnemeyi bilmediğinden, bu ‘öğretici’ görevini sakız üreticisi firmaların üstlenmeleri gerektiğini düşünüyorum. Bu sebeple websitelerinde, reklamlarında ve özellikle sakız kutularının üzerinde çeşitli öğütler, öneriler sunmaları gerekiyor. Örneğin sakız kutusunun üzerinde “Sakızınızı ağzınızı açmadan çiğneyiniz.” şeklinde uyarı konmalı.

Bu fikrimi Vivident, Ülker ve Intergum firmalarına geçen hafta e-posta atarak bildirdim, şimdilik tek dönüş Ülker‘den oldu;

Sn. OZAN GÜVEN,

Nazik ve sıcak ilginiz için çok teşekkür ederiz.

Önerinizi memnuniyetle okuduk ve Ürün Yöneticilerimizle paylaştık.

Sizlerden gelen her türlü eleştiri, yeni fikir, öneri ve projeler daha iyiye ulaşma adına bizlere ufuk açmakta ve hep birlikte geleceğe yürüme azmimize güç katmaktadır.

Sağlık ve mutluluk dileklerimizle,

ÜLKER Tüketici Danışma Merkezi

Diğer firmalar herhalde kendileriyle dalga geçtiğimi sandılar ve ciddiye alıp henüz geri dönmediler…

Cumhurbaşkanımızın Konuşması

12 Nisan 2006′da Ahmet Necdet Sezer‘in Harp Akademileri Konferansı‘nda yaptığı konuşma büyük ilgi çekmişti ve bu konuşma hakkındaki fikirlerimi buradaki yazımda belirtmiştim.

Aradan tam bir yıl geçti;
Tarih: 13 Nisan 2007
Yer: Harp Akademileri Konferansı

Konuşmadan önemli bazı bölümler;

Türk Ulusu“, birlik ve bütünlüğümüzün ve bunun yarattığı ulusal devletin temel kavramıdır. Yüce Atatürk, “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Ulusu denir” anlatımıyla Ulus’un adını açıkça vurgulamış, içeriğini belirlemiştir.

Atatürk Ulusçuluğu, bu anlatımda da görüldüğü gibi ırk, dil, din, mezhep temeline değil, birleştirici, bütünleştirici temele dayanır. Bunun doğal sonucu olarak Anayasa’da, “Türk Devleti”ne yurttaşlık bağıyla bağlı olan herkes “Türk” sayılmıştır. Bu, ülke bölünmezliğini sağlayan bir ulusal kimliktir.

Alt kimlikmiş, üst kimlikmiş, Türkiyeliymiş, pehh, TÜRK, TÜRK !

Türkiye’yi çağdışı rejime sürüklemek isteyenlerin demokrasiden sözetmelerinin bir oyun olduğu görülmelidir.

Temeli Atatürkçü düşünceye dayalı çağdaş Cumhuriyet’te huzur da, denge de, istikrar da, ancak laiklik, bölünmezlik ve ulus devlet yapısı güvenceye alınıp sürdürülerek sağlanabilecektir.

Peki RTE ne diyor? Eyalet diyor, ulema diyor…

Türkiye’de siyasal rejim, Cumhuriyet kurulduğundan beri, hiçbir dönemde günümüzde olduğu kadar tehlikeyle karşı karşıya kalmamıştır.

Ulus devletin, Ulus birliği ve Ülke bütünlüğünün, tekil devlet ve laik Cumhuriyet’in koruyucusu ve güvencesi olan Türk Silahlı Kuvvetleri de, ilk kez iç ve dış odakların hedefi durumuna gelmiştir. Bu odaklar niyetlerini açıkça sergileyerek işi “hesap sorma” söylemine kadar vardırmışlardır.

Türkiye’nin çağdaşlaşma ve aydınlanma yolunda ilerlemesine yön veren temel ilkeler çerçevesinde, laik ve demokratik Cumhuriyetimizin kuruluşunun yüzüncü yıldönümünde bölgesel ve küresel düzeyde saygınlık ve gücünün her alanda daha da pekiştiğini görmek istiyoruz.

Cumhurbaşkanımızın konuşması bazılarını ‘rahatsız‘ etti ve diyorlarki bu konuşmanın yeri ve zamanı yanlışmış…

Pardon önce size mi sormalıydı?Ampül Dendi Balon Çıktı

Bu seneki konuşması ile geçen seneki konuşması büyük benzerlikler taşıyor, konuşmanın tam metnini buradan .pdf olarak indirebilirsiniz…

Bugün KanalTürk‘de Ankara’da gerçekleştirilen bir mitingi izlerken, bir ODTÜ öğrencisi dedi ki;

“Amerikanın 3 wattlık ampülü sönecek!”

Ampül de söner, balon da patlar

Amaç Dışı Kullanım

Amaç Dışı KullanımMSN’de isim ya da rumuz yazılması gereken yere destanlar, şiirler, şarkı sözleri, özlü sözler yazanları anlayabilen var mı?

Bir de şimdi yeni moda oldu, “burdayım”, “şurdayım”, “ders çalışıyorum”, “varım”, “yokum” falan gibi mesajlarıda isimlerine yazıyorlar. Peki ozaman MSN’in “Durum” özelliğini ne için kullanıyorsunuz?

Adam durumunu “Meşgul” yapıyor, herhalde arkadaşlarının büyük çoğunluğu kuş beyinli, bu sebeple ismine de “meşgul” yazıyor.

Bazı şeylerin amacı dışında kullanılmasını hep yapıyoruz zaten..

Lavobaya ya da küvete işiyor musunuz?

Ha klozet, ha lavabo, ne fark eder ki? Aynı yere gitmiyor mu sonuçta?

Cep telefonuyla fotoğrafta çekiyorsunuz değil mi? Fotoğraf makinasını ne için kullanıyorsunuz?

Cep telefonu titreşiyor diye, onu vibratör olarak da kullanıyor musunuz?