CeBIT Bilişim EurasiaDün CeBIT Bilişim Eurasia‘ya gitme fırsatım oldu, eğer davetiye bulamasaydım gitmeyi düşünmüyordum, çünkü giriş ücreti olan 20 YTL bence gereksiz derecede yüksek. Davetiyeniz yoksa, 20 YTL vermeye değmez

İstanbul TÜYAP Beylikdüzü Fuar ve Kongre Merkezi‘ne İETT belli merkezlerden otobüs kaldırıyor, ancak Mecidiyeköy‘de malesef bu otobüsleri bulamadım. Hernekadar broşürlerde Mecidiyeköy viyadük altından kalkacağı yazıyor olsa da, viyadük altında sadece iftar çadırı vardı. Durum böyle olunca normal Beylikdüzü otobüsü ve ardından da minibüse binerek fuar alanına ulaştım.

Bu sene 10 salonun 3 tanesini özel olarak kayıt olduktan sonra girilebilen “İş Dünyası“na ayırmışlar, bu da fuarın yaklaşık 3′de 1′i ediyor, kaçırmak olmazdı. İnternetten yapmış olduğum kurumsal kayıta oradaki görevli kızlar ulaşamadıklarından, yeniden form doldurmak zorunda kalmış olsam da “İş Dünyası” salonlarına giriş yaptım.

Zaten “İş Dünyası” haricindeki diğer salonlarda pek fazla ilgimi çekmedi. Gözüme çarpan en önemli şey ise MRP/ERP yazılımlarının ne kadar çok firma tarafından hazırlanıyor ve fuarda pazarlanıyor olmasıydı. Yazılım firmalarımız bu işteki yüksek karı farketmişler ve büyük önem veriyorlar.

İlk gün gitmenin ve boynunuzda mavi “İş Dünyası” isim kartı ile dolaşmanın sayesinde standlardaki şirket görevlilerinden sorulara tatmin edici cevaplar alabildim. Hele ki normal bir mühendis ya da satış temsilcisi olduğunu zannettiğim kişinin şirketin genel müdürü olduğunu ancak konuşmanın sonunda kartını verdiği zaman anlamış olmam yeteri kadar durumu açıklıyor sanırım.

En gürültülü ve şamatanın bol olduğu mekanlar ise 7. ve 8. salonlar.

8. salonda Avea ve Türk Telekom karşılıklı kurdukları sahnelerden ve dev ekranlardan birbirlerinin sesini bastırmaya çalışıyordu. Türk Telekom şu sıralar sabit telefonları, cep telefonlarına karşı yarıştırmaya büyük enerji harcıyor.

7. salonda ise Panasonic, Vestel ve Turkcell en çok gürültüyü çıkartan ve gürültü yarışı yapan firmalar.

Bütün salonlarda mini etekli, süslü püslü kızlar varken, 5. salondaki Fatih, Kartal ve Eminönü Belediyelerinin standlarında türbanlı bayanlar vardı…

Oray EğinYine salon 5′de “İş ve Kariyer” bölümünde ben fuara gittiğim sıralarda bir oturum yapılıyordu. Muhabbeti dinlemeye başladığım sıralarda Internet gazeteciliğinden ve bloglardan bahsediliyordu. Konuşmacılar arasında bulunan Oray Eğin, yazar aradığını bu sebeplede şu sıralar bol bol blogları gezdiğinden bahsetti. Yani beğendikleri blog yazarlarına, gazete veya dergilerde yazarlık teklif ediyorlarmış…

İlk gün ve haftaiçi olmasına rağmen, genelde mesleki amaçlı insanların dolaşıyor olmasına rağmen, fuarda eşontiyon toplamak için birbiriyle yarışan ve etrafta “bunu nereden aldın, şunu nereden buldun” şeklinde sorular soran kalabalık bir grupta vardı.

Fuarın diğer rahatsız ve taciz edici boyuta varan şeyi ise İngilizce eğitim veren kursların sağda solda broşür dağıtma, anket yapma çabasıydı. Sanırım fuarda dolaştığım süre boyunca yaklaşık 30-40 defa karşılaştık, azmettim ve hiçbirinden broşür almadım. Sokakta dağıtıyorlar, metrolarda bağırıyorlar, fuarda da her iki adımda bir karşına çıkıyorlar, antipatikler, “İngilizce ile aran nasıl?” diye soruyorlar, yüzsüzler…

Dönüş yolunda da ise otobüste Ankaradan fuar için gelen Türk Telekom yetkilisi yanıma oturdu ve kendisinden IPTV hakkında detaylı bilgi edindim, bu keyifli muhabbet sonrası ise öğütler ve deneyimlerini aktarmasıyla devam etti…

Bir CeBIT daha geldi, geçiyor…