Sessizliğe Mahkum Bir Blog
Ocak, 2008 Arşivi
Astoria AVM’deki Çalışma Güvenliği Eksikliği
23 Oca
İstanbul, Esentepe‘de kapılarını bugün ziyaretçilerine açan Astoria Alışveriş ve Yaşam Merkezi‘nin resmi açılışı 26 Ocak Cumartesi günü yapılacakmış.
Ancak Astoria‘nın açılışı diğer bir çok projede olduğu gibi gecikmeli oldu. Öncelikle Ağustos 2007′de açılacağı söyledi, sonrasında Kasım 2007′de açılacağı söylendi ve en sonunda Ocak 2008‘de açıldı.
Fakat bir çok eksiğiyle birlikte…
Bugün 11.50 sularında Kempinski Residences Astoria‘nın A kulesinde dış cephe temizliği yapan görevlinin içinde bulunduğu mekanizmanın halatlarından biri koptu.
Temizlik görevlisi, 13. katta asılı kalmasının ardından bağırarak yardım istedi ancak sesini ilk başlarda bizden başkasına duyuramadı.

Rüzgarla birlikte salınımlar yapmaya başlayan mekanizma, temizlik görevlisinin hayatını büyük ölçüde tehlikeye atıyordu.
Kempinski Residences Astoria‘yı telefonla aradığımda henüz olayın farkında değillerdi, zaten aşağıda gördüğümüz güvenlik görevlileri de kafalarının üstünde olup bitenden haberdar değildi.
Temizlik görevlisine yardım ulaştırmaları 40 dakikalarını aldı. Evet, 40 DAKİKA.
Büyük camların hemen üstünde açılan küçük pencerelerden görevliye verilen halatlarla yavaş yavaş aşağıya indirildi. Ancak bu kadar uğraşmak yerine bir kattaki camlardan biri kırılabilir ve görevli kurtarılabilirdi. O camların kırılıp, kırılamayacağını bilmiyorum ancak halen şantiye halinde olan bina da mutlak o camı kıracak alet vardır.
Şuanda olay üzerinden 12 saatten fazla geçmiş olmasına rağmen halatlar halen binadan aşağıya sarkıyor, çünkü başka işleri yetiştirmekten onunla ilgilenecekleri vakitleri yok.
Güvenlik hele ki can güvenliği söz konusu olduğunda, o görevlinin orada tek başına olmaması gerekirdi. Aşağıda ya da yukarıda mutlaka birisinin O’nu takip ediyor olması gerekirdi.
Ayrıca nasıl olur da o temizlik görevlisinin elinde bir telsiz olmaz? Adamcağız o yükseklikten ancak defalarca bağırarak sesini duyurabildi.
Fotoğrafta da görüldüğü üzere, görevlenin tek yapabildiği, sağlam olan halata tutunmak ve yardım için bağırmaktı.
Aşağıda ise yaşanan olayın sadece 1 dakikalık kısmını izleyebilir ve temizlik görevlisinin ne büyük bir tehlike atlattığını görebilirsiniz;
Yeditepe Üniversitesi Bilgisayar Tümleşik İmalat Sistemleri Laboratuvarı
19 Oca
Yeditepe Üniversitesi, Sistem Mühendisliği bölümünün Bilgisayar Tümleşik/Bütünleşik İmalat Sistemleri Laboratuvarı (Computer Integrated Manufacturing – CIM)’nda bulunan robotlar ve torna makinası ile yanda gördüğünüz, santranç taşına benzer ürünü ürettik.
Bu ürünü üretebilmek için COSIMIR Control programında SCADA kodlamayı, CNC torna‘da G-Code kodlamayı ve robotları kullanabilmek için Melfa Basic IV dilini öğrendik.
Amacımız ambardan ham maddeyi almak, torna da işlemek ve bitmiş ürünü tekrardan ambara göndermek.
Proje üzerinde çalışırken, raporumuza koymak üzere çeşitli fotoğraflar ve videolar kayıt ettim ve sonrasında bunlardan bir sunum hazırladım.
Hem bölümümüzün, hem de laboratuvarımızın tanıtımı için hazırladığım 5 dakikalık sunum;
(Youtube‘a erişim yine engellendiği için sunumu Google Video‘ya da yükledim, Youtube’dan izlemek için buraya tıklayabilirsiniz.)
Hem CIM meraklılarına, hem de Sistem Mühendisliği‘nde okuyan ve SYE 463 CIM dersini alanlara kaynak olması açısından projemizin raporunu da buradan görüntüleyebilirsiniz.
Kredi Kartı Yıllık Üyelik Bedeli
16 Oca
Bugün Shop&Miles kredi kartımın hesap özeti e-posta yoluyla elime ulaştı.
Kredi kartımın yıllık üyelik aidatını ödeme zamanının yaklaştığının farkındaydım ve böyle bir talepte bulundukları zaman kartımı iptal ettireceğime kendimi hazırlamıştım.
Ve nitekim öyle oldu.
Shop&Miles kredi kartının ödemem gereken yıllık üyelik bedeli 35 YTL yani aylık yaklaşık 3 YTL.

Üzerinde “Bu kart Garanti Bankası’nındır ve istenildiğinde iade edilmesi zorunludur” yazan, yani bana ait olmayan bir kart için neden bu kadar fahiş bir üyelik bedeli ödemek zorunda olayım ki?
Zaten bu kart, ben talep etmeden, 29 Aralık 2005‘de banka tarafından gönderilmişti ve bunun saçmalığını yine burada yazmıştım.
Sonuç olarak; Shop&Miles kredi kartımı yıllık üyelik bedeli fahiş olduğu için iptal ettirdim.
Garanti Bankası, eğer yıllık harcama cironuz 9450 YTL’den fazla ise, yıllık üyelik bedelini size iade ediyor; ancak eğer harcamanız belirtilen seviyenin altındaysa yaptıkları tek şey, size kartınızı iptal ettirmek için yön göstermek oluyor.
Kartınızı iptal ettirirken, sizi bu yıllık üyelik bedelini ödemeye mecbur bırakabiliyorlar, bu tuzağa düşmemek için yıllık üyelik bedelini hesabınızda gördüğünüz andan sonra kartınızı kullanmamaya dikkat etmeniz gerekiyor. Eğer aidat hesabınıza işledikten sonra kartınızı kullanırsanız, kart iptali sırasında aidatın geri ödemesi yapılmıyor.
Yaklaşık üç yıldır Vakıfbank bana kredi kartı gönderiyor, Shop&Miles‘ı iptal ettirdikten sonra Vakıfkart‘ımı arayıp, buldum.
Vakıfbank’ın websitesinde Vakıfkart‘ların yıllık üyelik bedelinin olmadığını gördüm. Zaten üç yıldır hiç kullanmadığım kart için hiç bir ücret ödemedim. Vakıfbank’a gidip bilgi güncellemelerimi yapıp, kart şifremi alıp, yıllık üyelik bedeli 0 YTL olan Vakıfkart’ımı kullanmaya başlayacağım. Bakalım Vakıfkart nasılmış…
Size de tavsiye ederim; haksızlığa tepkinizi koyun, belki kartlarını zaten az kullandığımız için bankaların umrunda değiliz ama kişisel tatmin için bile değer.
—
Güncelleme: 18 Ocak’da, Garanti Bankası‘ndan aradılar ve kredi kartımı neden iptal ettirdiğimi, memnuniyetsizliğimin sebebini sordular. Ben de telefondaki bayana sebebimi anlattıktan sonra; daha önce hiç problem yaşamadığımızı, kendilerinin müşteri kaybetmek istemeyeceklerini bu sebeple de yıllık üyelik bedelini ALMAYACAKLARINI, hesabıma yansımış olan -35.00 YTL’i düzelteceklerini bildirdiler.
Hesabımda “ÜYELİK ÜCRET DÜZELTMESİ” şeklinde bir ibare ile, alınan ücret geri ödenmiş gözüküyor.
Sonuç olarak yıllık üyelik bedelini ödemiyorum, ancak ilk bankayı aradığımda belli bir cironun üstünde (yıllık) harcama yapmadığım için iadenin mümkün olmayacağını söylemişlerdi. Tabii ki, YERSENİZ…
Bomba Yüklü Araç Haberi
14 Oca
Az önce haber websitelerinden birinde, Cihan Haber Ajansı kaynaklı, “İstanbul’da bomba yüklü araç alarmı” başlıklı bir haber okudum.
Haberin kısaca içeriği şu şekilde;
Polis, “bomba yüklü” şeklinde ihbarı bulunan kirli beyaz renkli Ford minibüsü arıyor.
(…)
Kirli beyaz renkli 34 ET 8328 plakalı Ford Transporter marka bir minibüs nedeniyle İstanbul’daki bütün terör ekipleri uyarılarak dikkatli olmaları istendi.
Haberde verilen plaka numarasını Trafik Araştırma Merkezi‘nden sorguladığım zaman haberde geçen marka ile, sorgulama sonucunda yazan markanın birbirinden farklı olduğunu farkettim.
Haberde, Ford Transporter deniliyor, ancak sorgulamada çıkan sonuçlar şu şekilde;
Marka: VOLKSWAGEN
Model: 2007
Renk1: BEYAZ (Kirli)
Cinsi: MİNİBÜS
Çalıntı mı: Hayır
Tahdit: Yok
Şimdi şüpheli araç, Volkswagen mi, yoksa Ford mu?
Bu ihbar haberi gerçek mi, gerçek ise hatalı mı yazılmış?
Cihan Haber Ajansı haberi yayımlamadan önce bu şekilde sorgulama yapmış mıdır?
Haber doğru ise, Trafik Araştırma Merkezi sorgulamalarda hatalı bilgi mi vermektedir?
—
Güncelleme: Aranan minibüs 18 Ocak‘da İstanbul, 4. Levent’de bulundu, ancak ihbar doğru değilmiş ve minibüsün markası Volkswagen‘miş. Bu durumda; Trafik Araştırma Merkezi sorgulama sonucunun doğru, fakat Cihan Haber Ajansı‘nın haberinin hatalı olduğunu anlamış olduk.
Alan Adımı Kullanan Spam E-Postalar
13 Oca
Daha önceden de başka alan adlarımın başına gelmişti, ama ozanguven.com.tr‘nin başına ilk defa geliyor…
Spam gönderenler, tahmin edebileceğiniz üzere gerçek adreslerini hatta kendi makinalarını bile kullanmıyorlar. Virus, trojan ve benzeri şeylerle hastalıklı ‘infected‘ hale getirilen kurbanların ‘victim‘ bilgisayarlarından, onlar fark etmeden istenmeyen ‘spam‘ e-postalar gönderiyorlar.
Tabii bazı koruma sistemlerini atlatabilmek için de gerçek ve kullanımda olan, örneğin benimki, alan adlarını kullanıyorlar.
Bu akşam saat 20.00 ile 22.00 arasında benim alan adımı kullanarak bol bol istenmeyen e-posta gönderilmiş.
Bunu nasıl mı anladım?
İstenmeyen e-postaları gönderen ‘spammer‘, gönderdiği e-postayı sd922@ozanguven.com.tr adresinden gönderiliyormuş gibi gönderiyor. Tabii gönderdiği e-posta adresi de geçersiz olunca, “Mesajınız Ulaştırılamadı” şeklindeki otomatik mesajların hepsi geri dönerek sd922@ozanguven.com.tr adresine geliyor. Bu adresleride ben kontrol ettiğim için, hepsi bana gelmiş oluyor.
İstenmeyen e-postaları alan kullanıcı ise bu kandırmacayı algılayamadığından, “ozanguven.com.tr bana spam gönderiyor” diye düşünebiliyor.
Bu akşam, alan adımı bir süre kullanarak, istenmeyen e-posta gönderen makina; Brezilya‘da Brasil Telecom‘un 200.203.73.112 nolu IP adresine sahip.
Macro Center – Etiket Fiyatı & Kasa Fiyatı Farkı
3 Oca
29 Aralık’da Akmerkez içerisinde bulunan Macro Center‘dan alışveriş yaptık ve aldığımız 5 parça ürünün de fiyatlarını az/çok bilerek kasaya geldiğimizde, ürünlerden birinin etiket fiyatının, kasa fiyatından farklı olduğunu fark ettim.
Durumu hemen kasiyere söyledik, kendisi de bir başka görevliyi kontrol edilmesi için reyona gönderdi.
Tabii kasada başka bekleyenler de olduğundan, sıradakileri daha fazla bekletmemek adına, ürünün iptalini istedik. Ödeme işlemleri son bulmadan etiket fiyatını kontrol etmeye giden görevli geri geldi ve etiket fiyatının hatalı olduğunu söyledi.
Kasiyer, kasa fiyatıyla ürünü alıp almayacağımızı sorunca da ürünü almadan marketten çıktık.
Halbuki etiket fiyatı ve kasa fiyatı arasında fark olduğunda düşük fiyatın geçerli olduğunu biliyordum, fakat orada 2 YTL‘lik fark için bir yetkilinin peşinden koşmak ve itirazda bulunmak zor geldi.
Daha sonra fişe baktığımda müşteri hizmetleri hattının telefon numarasını ve Tansaş‘ın websitesinin adresini farkettim. Vakit bulduğum bir sırada Tansaş‘ın websitesine girip, müşteri hizmetleri bölümünden şikayetimi ilettim.
Bu akşam 18.20 sıralarında Akmerkez Macro Center Müdür Yardımcısı Yavuz Bey tarafından arandım; öncelikle yapılan hatalı işlemden dolayı özür dilediler, ardından da bu hataya nelerin sebep olduğu üzerine tatmin edici bir cevap aldım ve kendilerine bu şekilde geri bildirimde bulunduğum için teşekkür ettiler.
Bu işin firma ile alakası olmadığını da ayrıca belirtmek isterim; 4077 numaralı “Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun“un 12. maddesine göre etiket ve kasa fiyatları arasında fark olduğunda düşük olan fiyat geçerlidir ve bu farkı talep etmek her müşterinin hakkıdır.
…
Etiket, fiyat ve tarife listelerinde belirtilen fiyat ile kasa fiyatı arasında fark olması durumunda tüketici lehine olan fiyat üzerinden satış yapılır.
İlgili kanuna T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı‘nın websitesinden ulaşabilirsiniz.





