Sessizliğe Mahkum Bir Blog
Mart, 2008 Arşivi
Projeler Yap Yap Bitmez
29 Mar
Son zamanlarda bloga vakit ayıramayıp, fazla yazı yazamamamın temel sebebi okuldaki son dönemimi okuyor olmam…
Bu dönem 7 dersim ve bitirme projem var. Tabii bu 7 dersden 4 tanesinin de kendi projeleri var.
Lojistik dersim için belli bir bölgede tüm insanlara eşit uzaklıkta ve olabildiğince çok insana hizmet verecek ehliyet bürolarını en düşük maliyet ile açmamız lazım.
Karar Teorisi (Decision Theory) dersim için şuanda hatırlamadığım bir problem için karar ağacı çizerek, hangi seçeneğin daha uygun olacağına karar vermemiz gerekiyor.
Proje Yönetimi dersim için ise bir e-ticaret sitesinin kurulumu için proje hazırlamamız gerekiyor.
Bitirme projem ise Gebze‘ye gidip geliyorum, bu haftaiçerisinde de iki defa gittim. Deney Tasarımı (Design of Experiment) konusunda bitirme projesi hazırlıyorum…Gebze’ye tren ile gidişlerim ise ayrı bir macera, ayrı bir yazı konusu.
Bunların yanı sıra tarih dersim için de, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO)’nün kuruluşu ve Türkiye’nin bu birliğe girişiyle ilgili bir ödev hazırladım ancak henüz bitmedi.
Çizge Teorisi (Graph Theory) dersim içinse de önceden seçtiğim ve şuanda ne seçtiğimi bile hatırlamadığım beş makalenin özetini çıkartmam gerekiyor.
Projelerin yanı sıra vizelerim de var…
Okul haricinde Leo toplantıları, aktiviteleri ve ihtiyaç duyulan başka işlerine de vakit ayırmam gerekiyor.
İşte böyle…
3 Sene Oldu…
25 Mar
Mart 2005‘de yazmaya başladığım ‘blog’ üç senedir yayında ve yazılarımın sayısı 290‘u bulmuş durumda…
Bu üç yıl süresinde yazdıklarımdan dolayı teşekkür eden de oldu, küfür eden de.
Gelen e-postalardan bir örnek;
Ozan Bey merhaba,
Biraz önce internette Tayfun Talipoğlu ile ilgili arama yaparken sizin blogunuza rastladım. Yaptığımız şeylerin taktir edilmesi çok güzel. Ve ismimi çok değer verdiğim ve sevdiğim arkadaşlarımın arasında saymanız beni gerçekten mutlu etti.
Oyuncu Ozan Güven misiniz bilmiyorum ama olsanız da olmasanız da size ulaşıp bir “merhaba” demek istedim.
Sevgiyle ve dostlukla kalın.
Tayfun Talipoğlu
Ocak 2008
Gaste Gazetesi’ne Bir Daha Asla Dokunmam
23 Mar
“İstanbul’un ücretsiz günlük gazetesi” sloganıyla çıkmaya başlayan Gaste isimli gazetenin kimler tarafından çıkartıldığı ve amacı çok geçmeden ortaya çıkmış.
Her sabah yürüdüğüm güzergâh üzerinde en az dört tane Gaste dağıtıcısına rastlıyorum, ve genellikle de alıyor ve okuyordum.

Ancak internette biraz araştırdım ve gazetenin Zaman Gazetesi ile aynı basım merkezinde hazırlandığını öğrendim, ayrıca daha da önemlisi Cüneyd Zapsu ile de bir bağlantısı varmış.
İstanbul gazetesi olunca, doğal olarak İstanbul ile alakalı haberler yer alıyor ve haberlere bakılırsa herşey çok süper işliyor İstanbul’da.
Yerel seçimler öncesi çok büyük bir propaganda kaynağı… “Gizli reklam“dan sonra artık “gizli siyaset“de başladı.
Sonuç olarak, bir daha asla Gaste’yi almayacağım ve okumayacağım; eğer gazete ile üstüne bir de para vereceklerse belki…
Gaste’nin logosundaki yıldız imi (asteriks) ampülü mü simgeliyor sizce?
Ha Bire İmzalıyoruz…
21 Mar
Sürekli birileri bir şeyler için imza topluyor ve bizler de sürekli imzalıyoruz, peki sonuç?
Bu işinde suyu çıkmaya başlamadı mı sizce?
Şu son günlerde nerelere imza atmak için davet edildiğime bakarsak;
- Hukuğa saygılıyız ve sonuna kadar sahip çıkacağız diye hukukcumhuriyeti.org‘a,
(Daha öncesinde de türban meselelerinde nobetteyiz.org‘da nöbetteydik.)
- Microsoft’un kendi dosya standartını, ISO standartı olarak kabul ettirmesine karşı çıkmak için ozgurlukicin.com/ooxml/‘e.
Bunlar tepki için açılmış, belki bir derece sonuç alınabilecek organizasyonlar ancak peki buna ne demeli?
- YouTube kapatılmasınmış, tıklayacakmışız; youtubekapatilmasin.com
Herkes artık protestosunu Facebook‘da yapar oldu, her güncel olayda grup açıp binlerce kişiyi toplamaya çalışmak bazılarının alışkanlığı haline gelmiş.
Eskiden IRC‘de takılırken “klavye delikanlısı” diye bir deyim vardı, şimdilerde ise “klavye protestocu“ları var.





