Sessizliğe Mahkum Bir Blog
Ağustos, 2008 Arşivi
Leo Avrupa Forumu 2008, Kapadokya
21 Ağu
Avrupalı Leo’ları bir araya getiren Leo Avrupa Forumu (Leo European Forum – LEF) bu yıl Türkiye’de, Türk Leo‘ları tarafından organize ediliyor ve ben de teknik komite de görev alıyorum.
23-30 Ağustos tarihleri arasında Kapadokya’da gerçekleşecek LEF 2008 için bu akşam yola çıkıp, yarın sabah Nevşehir‘de olacağız. Bir gün önceden gidip toplantı salonundaki sistemi ve gerekli cihazları test edip, eksikleri belirleyip, pazar günkü açılış toplantısına hazır etmeliyim.
Eh tabii teknik ekibin işi açılış toplantısıyla bitmiyor, sonraki toplantılar için laptop, ses, projeksiyon sistemlerinin kurulması, diğer komitedekilerin teknik ihtiyaçlarına koşuşturma vs. gibi bol bol yapacak şeyim olacak.
Bu forumun katılımcı sayısı yaklaşık 150 kişi, geçen yıl organizasyonunu yaptığımız ve benim yine teknik komitede çalıştığım 24. Ulusal Leo Forumu‘nda ise yaklaşık 620 kişiyi ağırlamıştık. Buradaki tek fark, Ulusal Forum’un sadece 3 gün sürmüş olması, Avrupa Forumu ise 7 gün sürecek.
Ulusal Leo Forum’daki deneyimimden sonra Avrupa Leo Forum’unun daha rahat geçeceğini düşünüyorum, umarım kazasız belasız bir şekilde üstesinden geliriz…
LEF programı ve detaylarını merak edenler lef2008.com‘dan bakabilirler.
İst. Gençler Arası Değişim Kampları 2008 Sona Erdi
9 Ağu
16-27 Temmuz tarihleri arasında, 118-E Lions Yönetim Çevresi’nin düzenlediği İstanbul Gençler Arası Değişim Kampları sona erdi…
Bu yıl geçen seneki kamplara göre daha fazla yoruldum, çünkü normal görevlerimin yanı sıra kamp saymanı olarak da çalıştım.

Dokuzuncu defa düzenlenen “Bosphorus Youth Exchange Camp” ve ikincisi düzenlenen “Istanbul Culture Youth Exchange Camp“larını çok büyük problemler yaşamadan tamamladık.
Yaşadığımız tek problem Caddebostan Burger King‘e gittiğimiz gün 7 kişinin zehirlenmesi oldu, ve bu 7 kişiden 4′ünü (ki bunlardan biri de benim) hastaneye kaldırmak zorunda kaldık, ancak serum verilince kendimize gelebildik. Bu olayın detayları da ayrı bir yazı konusu…
Ayrıca bir diğer bahsedilmesi gereken konu da Kapalıçarşı esnafının bir kısmının ne kadar ‘iğrenç‘ insanlar olduğu, bir süre sonra tacizlerden bıkıp insanların alışveriş yapma isteği kalmıyor, sonra da “kaliteli turist gelmiyor, iş hiç yok” diye ağlarlar…
Bu bir kısım ‘iğrenç’ insanların dışında, dükkanını bırakıp bize yardımcı olmak için bize yol gösteren esnaflar da oldu, ki zaten o adam da Kapalıçarşı yönetiminde, çarşının daha da iyileşmesi için çalışmalar yapanlardan bir tanesiymiş.
Yabancı gençlerle birlikte dolaştığınız için bizlerin gözünden kaçan ya da artık alıştığımız için bize garip gelmeyen durumları onlar çok daha rahat bir şekilde farkedip, sizi sorularıyla köşeye sıkıştırabiliyorlar.
Örneğin, Kapalıçarşı’da sigara içmek yasak olmasına rağmen, esnaf fosur fosur sigara içiyor, biz gençleri sigara içmemeleri konusunda uyarırken, sağda solda içenleri görünce doğal olarak “neden ben de içemiyorum?!” diye soruyorlar.
Eğer aralıkda askere gidersem ve kısa dönem yaparsam, 2009 kampına yetişebiliyorum, umarım 2009′da da bu keyifli organizasyonun içinde yer alabilirim…





