Sessizliğe Mahkum Bir Blog
Ekim, 2008 Arşivi
Bonus Kredi Kartı Yıllık Üyelik Bedeli
27 Eki
2003 yılından beri Garanti Bankası‘nın Bonus Kredi Kartı‘nı kullanıyordum, taa ki bu ay hesap özetimde 35 YTL‘lik kredi kartı yıllık üyelik bedelini görene kadar.
444 0 334 Alo Bonus‘u arayıp kartımı kapattıracaktım, kart numaramı ve şifremi girip müşteri temsilcine ulaştım ancak anne kızlık soyadı sistemde hatalı olduğu için işlem yaptıramadım.
Şubeye giderek bilgilerimi güncelledim, anne kızlık soyadını da ancak şube müdürü görüp değiştirebiliyormuş, dilekçe doldurup düzeltilmesi için talimat verdim.
Herşey tamam diyip, telefon bankacılığını tekrar kullanmak istedim, kredi kartı numaramı girdim, bu sefer şifre sormadı, “Kişisel bilgileriniz eksik” otomatik yanıtıyla karşılaştım.
Tüh, yine olmadı.
Tekrar şubeye gittim, anne kızlık soyadı halen yanlıştı, yine dilekçe doldurdup ikinci defa talimat verdim.
Kızdım, Garanti Bankası Haklı Müşteri Hattı‘na şikayet ettim. Genel bir cevap yolladılar, tatmin olmadım.
“Bu sefer olmuştur, bu kadar da başarısız olamazlar herhalde” diye düşünüp, yine telefona sarıldım.
Ve yine aynı robotik cevap, “Kişisel bilgileriniz eksik“.
Müşteri temsilcisine ulaştım, olayın geçmişini anlattım, “Yardım edin!” diye yakardım. Meltem Hanım, bana şubeye gittiğimde “Hata sayacımın sıfırlanmasını istiyorum” demem gerektiğini söyledi.
İşte! Sihirli cümle buymuş!
Yine kızdım, bunu benim mi bilmem lazım ve benim mi söylemem lazım?! Yine Haklı Müşteri Hattı‘na şikayet ettim.
Bugün tekrar şubeye uğradım, sihirli cümleyi söyledim, tekrardan bir kağıt parçası doldurdum, bloke kalktı…
Bu sefer hiç sorun yaşamadan telefonla bankaya ulaştım, Engin Bey’le görüşüp, yıllık aidat bedelini ödemek istemediğimden dolayı Bonus Trink! kredi kartımı iptal ettirdim.
Ocak 2008‘de de Shop&Miles kredi kartımı, yine yıllık üyelik bedeli sebebiyle iptal ettirmiştim, sonrasında da Garanti beni arayarak müşteri kaybetmek istemediklerini ve kartımı kullanmamı, yıllık üyelik bedelini almayacaklarını söylemişlerdi.
Uykusuz Dergisi Kapandı mı?
22 Eki
Penguen ve Uykusuz mizah dergilerini her hafta çarşamba günleri düzenli olarak alıyorum…
Aslında Penguen‘in üzerinde yazan yayımlanma günü perşembe ancak bayilerde çarşamba günü satışına başlanıyor. (İstanbul dışında da durum böyle mi bilemiyorum.)
Uykusuz‘un üzerinde yazan yayımlanma günü ise çarşamba.
Ancak Uykusuz bugün bayilere gelmemişti…
Nadirde olsa Penguen’in de çarşamba değil de, tam gününde perşembe günü çıktığı da oluyor. O yüzden Uykusuz için de işler yetişmemiştir, baskıda sorun olmuştur vs. diyerekten merak etmemiştim. Bayi de sadece “gelmedi bugün.” dedi.
Google’da bir karikatürü ararken, Ersin Karabulut‘un uykusuzdergi.com’daki blogunda “dergi gecikti.” başlıklı yazısına denk geldim;
sevgili okurlar, biz dergide oturuyoruz, bisürü insan arayıp “dergi kapanmış doğru mu?” falan diyo. kapanmadı yaa dergi, gecikti sadece. bi şekilde yetiştiremedik baskıya, özür diliyoruz. yarın sabah çıkıcak dergi. hayır o kadar telefon gelince ben de korktum kapandı mı lan acaba diye. bayiler de ne kadar acayip ya, “kapandı uykusuz” deyiveriyolarmış. alın dergimizi, kapanmadı diyorum, kapanmadıı!
Konsantre Hüseyin Çelik
9 Eki
Terör saldırısıyla tekrar gündeme gelen Şemdinli’ye bağlı Konur Köyü Aktütün mezrasındaki okulla ilgili haberleri duymuşsunuzdur, duymayanlar da buradan ve şuradan öğrenebilirler.
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Star TV Ana Haber Bülteni’nde konuyu işleyen Uğur Dündar‘a kızıyor…
Öyle ya da böyle her iki tarafda açıklamalar yapıyor, birbirine cevap veriyor.
Aslında buraya kadar her şey ‘normal‘ karşılanabilir. Ülkemizin eğitim kalitesi belli, orada öğretmen olmayabilir; medyanın da durumu belli, abartılar, yanlış yönlendirmeler olabilir.
AMA !
Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanı, tamamiyle kendi bakanlığını ilgilendiren bir soruya;
Şu anda maça konsantre oldum !
diyerek, kendisine uzatılan mikrofonlara arkasını dönüp gidemez.
Açıklama yapmak istemiyorsa, keşke “Bu konuda arkadaşlardan bilgi alıp, gerekli açıklamayı daha sonra yapacağım” şeklinde bir cümle kursaydı.
Üzerine forma, ayağına da kramponları giyince çok çabuk ‘futbolcu‘ psikolojisine girmiş anlaşılan…
Balık baştan kokar.





