Yaklaşık 5 yıl önce başladığım Leo yaşantım, işlerimin de yoğunluğu sebebiyle son bir yılda fazlasıyla sekteye uğramıştı ve artık sona geliyor.

Bir sivil toplum kuruluşuna üye olursam sesimi daha fazla duyurabileceğimi düşünmüştüm, ancak geriye dönüp baktığımda böyle bir şeyin gerçekleşmemiş olduğunu görüyorum. Aslında bunu anlamam 5 yıl sürmedi, ancak Leo’nın bana sağladığı diğer faydalardan ötürü üyeliğime devam ettim.

Ekim 2005′de katıldığım ilk Leo toplantısıyla ilgili blog yazımda da yazmışım, o toplantıda bizlere Leo’yu tanıtırken; “Leo, hayatın provasıdır.” demişler. Benim için prova bitti ve hayat çoktan başladı.

Üniversitedeyken Leo’ya temel katılma sebeplerim;

  • STK’ya üye olup, aynı fikri paylaşan bir grup insanla birlikte ortak işler yapmak, sesimizi duyurmak,
  • Öz geçmişime (CV) üyeliğimi yazmak,
  • Çevre edinmek,
  • Kız arkadaş bulmak.

Hem kulübümde, hem de Lions Gençler Arası Değişim (GAD) Komitesi’nde aldığım aktif görevler sayesinde de bir çok şey öğrendim ve bu öğrendiklerim şuanki iş ve sosyal yaşantımda büyük faydasını görüyorum. Leo/Lions’da aldığım görevler;

  • 2010 – Lions GAD Programı Kamp Koordinatörü
  • 2009 – ­ 2010 118-E Leo Yönetim Çevresi Başkan Yardımcılığı (1-2 ay sonra istifa ettim.)
  • 2009 – Lions GAD Programı Kamp Koordinatörü Yardımcısı
  • 2008 Leo Avrupa Forumu, Teknik Komite
  • 2007 – 2008 İstanbul Yeni Yüzyıl Leo Kulübü Başkanı
  • 2007 ­ – 2008 Lions GAD Programı Saymanı
  • 2006 – ­ 2007 Lions GAD Programı Görevlisi
  • 2007 – 24. Ulusal Leo Forumu Organizasyon Görevlisi
  • 2006 – 2007 İstanbul Yeni Yüzyıl Leo Kulübü Başkan Yardımcısı

Uzun süredir kulüp toplantılarına katılmamama rağmen hem Lions hem de Leo’dan gelen e-postaları takip ediyordum. İstifa kararımı kesinleştirmem ise Leo gibi üyelerinin 18-30 yaş arasındaki gençlerin oluşturduğu bir oluşumun son günlerde en fazla tartışılan gündem maddelerinden biri olan Türkiyedeki internet sansürüne karşı bir aksiyon almamış olmasıydı. Ne Leo’dan, ne de Lions’dan bu konuyla ilgili tek bir e-posta ya da kınama yazısı yayımlanmadı.

Geçen yıl kulübümüzün e-posta grubuna hem Sansüre Karşı Ortak Platform‘un deklerasyonunu göndermiştim, hem de “Sansüre Karşı Yürüyüş“e davet etmiştim. Tek bir cevap bile gelmedi, yürüyüşe de tek başıma katıldım.

Bu süreçte şunu öğrendim ki sesini duyurmak, tepkini dile getirmek için bir STK’ya üye olmak şart değilmiş, tek başına da STK olabiliyormuşsun!

Sonuç olarak, Leo ve Lions’un benim için artık bir cazibesi kalmadığından bu hafta içerisinde istifa dilekçemi yazıp kulübe göndereceğim.

(Leo ve Lions’la ilgili daha önce yazdığım yazılara buradan ulaşabilirsiniz.)