Sessizliğe Mahkum Bir Blog
Bilim / Teknoloji
Enigma Kriptolu Cep Telefonu Ne Kadar Güvenli?
2 Tem
Ülkemizde ilk defa satışa sunulan kriptolu Enigma marka cep telefonları Türkiye şartlarında pek de ‘güvenli’ sayılmaz.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (BTK)’nun 23 Ekim 2010′da yayımladığı yönetmelik ile kodlu ya da kriptolu haberleşme sistemi kullanmak için şifreleri ve şifre çözücüleri BTK’ya verip, onay almak gerekiyor.
Zaten Milliyet gazetesi de haberi “3 bin 500 liraya BTK onaylı kriptolu cep” başlığı ile vermiş.
BTK’dan onay almak için başvuru sırasında şifrenin çözülmesini sağlayan yazılımı vermek zorundasınız;
MADDE 5 – (2 – ç) Kripto algoritması ve anahtarı, anahtar üretme, dağıtma ve yükleme modülü/cihazı, bu amaçla kullanılan tüm yazılım/donanım, gerektiğinde şifrenin çözülmesine imkân tanıyan yazılım ve/veya donanım, (…) ile birlikte Kuruma başvurur.
MADDE 8 – (2) Üreticiler tarafından Kuruma teslim edilecek olan kodlu veya kriptolu elektronik haberleşme cihaz/sistemlerine ait kod veya kripto algoritması ve anahtarları Kurum tarafından muhafaza edilir.
Bu maddelerden de açıkça anlaşıldığı gibi BTK kriptolu haberleşmeyi de dinleyebiliyor.
Enigma ile ilgili tüm detayların verildiği guvenlikonusma.com websitesinde de BTK’nın dinleme yapabileceği açıkça yazıyor;
Sadece mahkeme kararıyla BTK tarafından dinlenebilmektedir.
Bu yönetmelik ilk çıktığında Friendfeed‘de de tartışılmıştı.
Linux’da Kablosuz Ağ Erişim Noktası Kurulumu
3 Oca
Evdeki kablosuz iletişim sağlayan cihazların sayısı arttıkça, kablosuz internet bağlantısına ihtiyaç duymaya başladık. Bu sebeple de geçen ay Darty’den Edimax EW-7711UMn kablosuz USB adaptör aldım. Satın almadan önce de internetten kullanım klavuzunu inceleyerek “access point” olarak çalıştırılıp çalıştırılamayacağına ve Linux ile uyumlu olup olmadığına baktım.
Aşağıdaki diyagram temel olarak sistemi çok güzel anlatıyor;

Basit kurulum için gerekli olan paketler;
- hostapd > Kablosuz USB adaptörümüzün “Access Point” olarak çalışmasını sağlayacak
- bridge-utils > Kablosuz ağ (wlan0) ile kablolu ethernet bağlantısı (eth0) arasında köprü (br0) kurmamızı sağlayacak
- dhcp > DHCP (Dynamic Host Configuration Protocol) ile de yarattığımız “Access Point”e bağlanan cihazlara yerel IP atayacağız
Uçağa Lazer Tutmak
12 Ara
Yeşil renkli lazerlerin; futbol maçlarında futbolcuların ilgisini dağıtmak için kullanıldığını ve iniş sırasındaki uçaklara tutulduğunu internetten ve gazetelerdeki haberlerden biliyordum. (Ayrıca gerçek amaçları dışında kibrit yakmak ve balon patlatmak için de kullanılıyormuş.)
Maçlarda yayıncı kuruluşun lazeri tutanları ifşa etmesiyle ve para cezasına çarptırılmalarıyla artık kullanılacağını sanmıyorum, ancak benzer durum uçağa lazer tutanlarda geçerli değil şimdilik.
Aslında Türkiye’de de uçağa lazer tutma eyleminin polis korkusu yüzünden azaldığını ya da bittiğini düşünüyordum ki pek öyle değilmiş.
İşimle alakalı Dubai‘deki bir eğitime katıldıktan sonra 8 Aralık Çarşamba günü Emirates Havayolları‘nın EK121 sefer sayılı uçuşuyla İstanbul’a döndüm. Atatürk Havalimanı’na saat 18.30 civarı inişe geçtiğimizde camdan İstanbul manzarasını izliyordum.
İşte tam o sırada önce Kadıköy ve sonra da yine Anadolu yakasında boğaz hattından bir yerden gözüme yeşil lazer tutuldu. O hattan geçen tüm uçaklara lazer tutanların yakalandığını ya da buna karşı bir işlem yapıldığını hiç sanmıyorum.
Tam iniş anında gözleri karanlığa alışmış pilotların gözüne lazer tutulduğunda geçici görme kaybı ya da ilgilerinin dağılması sonucu kazaların meydana gelmesi mümkün, bu yüzden bazı ülkelerde bu eylemi yapanlar ciddi şekilde cezalandırılıyor, ama Türkiye’de yakalanamıyorlar bile.
Mayıs 2010 tarihli haberden alıntılar;
TK 963 sefer sayılı Ercan-İstanbul uçağının pilotu, Yeşilköy sahilinden uçağa lazer tutulduğunu rapor edince emniyet birimleri alarma geçti. Pilotun durumu Atatürk Havalimanı Uçuş Kontrol Merkezi’ne bildirmesinin ardından DHMİ yetkilileri durumu Yeşilköy Karakol Amirliği’ne bildirdi.
…
İngiliz Havayolu British Airways’in Londra-İstanbul seferini BA 680 sefer sayılı Uçağının pilotu 13 Ekim 2009 tarihinde Atatürk Havalimanı’na iniş için alçaldığı sırada aynı şekilde kendisine lazer tutulduğunu rapor etmis, pilot tedbir amaçlı olarak bir sonraki uçuşunu yapmamıştı.
…
Avusturalya’da geçtiğimiz yıl iniş yapan bir uçağın pilotunun gözüne yeşil lazer ışığı tutan ve pilotun geçici körlük yaşamasına neden olan iki Türk genci yakalanmış, birisi tutuklanırken diğeri de kefaletle serbest bırakılmıştı.
Aşağıdaki videoda polis helikopterine lazer tutan gençlerin nasıl yakalandığını izleyebilirsiniz, benzer şekilde Türk polisi de İstanbul semalarında gezip, lazercilerin yerlerini tespit edip yakalamalı.
Güç Kaynağındaki Eksik Pin
7 Eyl
Sadece internete girmek için kullanılacak Pentium 4 işlemcili makinanın güç kaynağının fanı arızalanmıştı ve zaman zaman (Türk usulü) vurdukça çalışıyordu. Bazen fan duruyordu ve güç kaynağı fazlasıyla ısınıp tehlike saçıyordu.
Cumartesi günü Vatan Bilgisayardan ellerindeki en ucuz 300W’lık güç kaynağından satın aldım. Evde makinaya kurduktan sonra açılışta anakart (Gigabyte GA-8ID533) can çekişip “Biiip, Biiip, Biiip” diye durmadan ötüyordu. Tek değiştirdiğim donanım güç kaynağı olduğundan başka donanımlarda sorun olmadığı kesindi. Bağlantıları vs. her şeyi kontrol etmeme rağmen sorunu çözemedim.
Sonrasında farkettim ki 20+4 Pinlik konnektörden bir tanesinin içi boş. Güç kaynağından konnektöre 24 tane kablo geliyor, ancak 2 kablo sadece bir pine bağlanmış. Daha önce böyle bir şeyle karşılaşmadığımdan (zaten donanıma pek fazla ilgim yok) ürünün hatalı olduğunu düşündüm ve bugün Vatan Bilgisayar’a götürdüm.
Oradaki derdimi anlattığım diğer personel de ilk defa böyle eksik pinli gördüğü söyleyip, başka bir ürüne baktıktan sonra “Hepsi böyle demek ki” diyerek beni müşteri hizmetlerine yönlendirdi. Müşteri hizmetlerinde güç kaynağını hem test ettiler hem de pinin olmayışının normal olduğunu belirttiler. Eğer anakartım bu pine ihtiyaç duyuyorsa güç kaynağını başka bir modelle değiştirmemi tavsiye ettiler.
Yine reyona döndüğümde görevli bir başka personel, bir çok güç kaynağının artık bu şekilde üretildiğinden, bu pinin -5V güç sağladığından vs. bahsederek beni bilgilendirdi. Bulduğumuz pini eksik olmayan güç kaynağı ile benim aldığımın arasında 100 TL fiyat farkı olduğundan değişim yapmadım.
Güç kaynağını iade etmeden eve geldim ve araştırmaya koyuldum, eğer sorun anakartta ise mutlaka bir çözümü ya da benzer problemle karşılaşanlar olmalıydı.
Aklıma gelen bir kaç şeyi denedikten sonra sıra BIOS güncellemesine geldi ve güncellemeyi yaptıktan sonra sistem sorunsuz bir şekilde çalıştı…
Yaptığım araştırma sonucunda bir çok farklı markanın ürünlerini ithal eden Akortek‘in forumlarında konuyla ilgili bir bilgilendirme mesajı buldum;
Güç kaynaklarının 24-Pin ATX Konnektör soketlerinde bir pinin eksik olduğunu görebilirsiniz.
Bu eksik olan pin oldukça eski bir teknoloji olan “ISA slotlarına”, “-5V” kanalından güç sağlamak için kullanılırdı.
Günümüz anakartlarında ISA slotları olmadığından ve dolayısıyla da -5V güç kanalına ihtiyaç duyulmadığından, güç kaynaklarının 24-Pin ATX konnektör soketinde bu pin yuvası boştur ve kullanılmamaktadır.24-Pin soketindeki eksik pin’in sistem çalışmasına hiçbir etkisi yoktur.
Yeditepe Üniversitesi Bilgisayar Tümleşik İmalat Sistemleri Laboratuvarı
19 Oca
Yeditepe Üniversitesi, Sistem Mühendisliği bölümünün Bilgisayar Tümleşik/Bütünleşik İmalat Sistemleri Laboratuvarı (Computer Integrated Manufacturing – CIM)’nda bulunan robotlar ve torna makinası ile yanda gördüğünüz, santranç taşına benzer ürünü ürettik.
Bu ürünü üretebilmek için COSIMIR Control programında SCADA kodlamayı, CNC torna‘da G-Code kodlamayı ve robotları kullanabilmek için Melfa Basic IV dilini öğrendik.
Amacımız ambardan ham maddeyi almak, torna da işlemek ve bitmiş ürünü tekrardan ambara göndermek.
Proje üzerinde çalışırken, raporumuza koymak üzere çeşitli fotoğraflar ve videolar kayıt ettim ve sonrasında bunlardan bir sunum hazırladım.
Hem bölümümüzün, hem de laboratuvarımızın tanıtımı için hazırladığım 5 dakikalık sunum;
(Youtube‘a erişim yine engellendiği için sunumu Google Video‘ya da yükledim, Youtube’dan izlemek için buraya tıklayabilirsiniz.)
Hem CIM meraklılarına, hem de Sistem Mühendisliği‘nde okuyan ve SYE 463 CIM dersini alanlara kaynak olması açısından projemizin raporunu da buradan görüntüleyebilirsiniz.
CeBIT Bilişim Eurasia 2007 İzlenimlerim
3 Eki
Dün CeBIT Bilişim Eurasia‘ya gitme fırsatım oldu, eğer davetiye bulamasaydım gitmeyi düşünmüyordum, çünkü giriş ücreti olan 20 YTL bence gereksiz derecede yüksek. Davetiyeniz yoksa, 20 YTL vermeye değmez…
İstanbul TÜYAP Beylikdüzü Fuar ve Kongre Merkezi‘ne İETT belli merkezlerden otobüs kaldırıyor, ancak Mecidiyeköy‘de malesef bu otobüsleri bulamadım. Hernekadar broşürlerde Mecidiyeköy viyadük altından kalkacağı yazıyor olsa da, viyadük altında sadece iftar çadırı vardı. Durum böyle olunca normal Beylikdüzü otobüsü ve ardından da minibüse binerek fuar alanına ulaştım.
Bu sene 10 salonun 3 tanesini özel olarak kayıt olduktan sonra girilebilen “İş Dünyası“na ayırmışlar, bu da fuarın yaklaşık 3′de 1′i ediyor, kaçırmak olmazdı. İnternetten yapmış olduğum kurumsal kayıta oradaki görevli kızlar ulaşamadıklarından, yeniden form doldurmak zorunda kalmış olsam da “İş Dünyası” salonlarına giriş yaptım.
Zaten “İş Dünyası” haricindeki diğer salonlarda pek fazla ilgimi çekmedi. Gözüme çarpan en önemli şey ise MRP/ERP yazılımlarının ne kadar çok firma tarafından hazırlanıyor ve fuarda pazarlanıyor olmasıydı. Yazılım firmalarımız bu işteki yüksek karı farketmişler ve büyük önem veriyorlar.
İlk gün gitmenin ve boynunuzda mavi “İş Dünyası” isim kartı ile dolaşmanın sayesinde standlardaki şirket görevlilerinden sorulara tatmin edici cevaplar alabildim. Hele ki normal bir mühendis ya da satış temsilcisi olduğunu zannettiğim kişinin şirketin genel müdürü olduğunu ancak konuşmanın sonunda kartını verdiği zaman anlamış olmam yeteri kadar durumu açıklıyor sanırım.
En gürültülü ve şamatanın bol olduğu mekanlar ise 7. ve 8. salonlar.
8. salonda Avea ve Türk Telekom karşılıklı kurdukları sahnelerden ve dev ekranlardan birbirlerinin sesini bastırmaya çalışıyordu. Türk Telekom şu sıralar sabit telefonları, cep telefonlarına karşı yarıştırmaya büyük enerji harcıyor.
7. salonda ise Panasonic, Vestel ve Turkcell en çok gürültüyü çıkartan ve gürültü yarışı yapan firmalar.
Bütün salonlarda mini etekli, süslü püslü kızlar varken, 5. salondaki Fatih, Kartal ve Eminönü Belediyelerinin standlarında türbanlı bayanlar vardı…
Yine salon 5′de “İş ve Kariyer” bölümünde ben fuara gittiğim sıralarda bir oturum yapılıyordu. Muhabbeti dinlemeye başladığım sıralarda Internet gazeteciliğinden ve bloglardan bahsediliyordu. Konuşmacılar arasında bulunan Oray Eğin, yazar aradığını bu sebeplede şu sıralar bol bol blogları gezdiğinden bahsetti. Yani beğendikleri blog yazarlarına, gazete veya dergilerde yazarlık teklif ediyorlarmış…
İlk gün ve haftaiçi olmasına rağmen, genelde mesleki amaçlı insanların dolaşıyor olmasına rağmen, fuarda eşontiyon toplamak için birbiriyle yarışan ve etrafta “bunu nereden aldın, şunu nereden buldun” şeklinde sorular soran kalabalık bir grupta vardı.
Fuarın diğer rahatsız ve taciz edici boyuta varan şeyi ise İngilizce eğitim veren kursların sağda solda broşür dağıtma, anket yapma çabasıydı. Sanırım fuarda dolaştığım süre boyunca yaklaşık 30-40 defa karşılaştık, azmettim ve hiçbirinden broşür almadım. Sokakta dağıtıyorlar, metrolarda bağırıyorlar, fuarda da her iki adımda bir karşına çıkıyorlar, antipatikler, “İngilizce ile aran nasıl?” diye soruyorlar, yüzsüzler…
Dönüş yolunda da ise otobüste Ankaradan fuar için gelen Türk Telekom yetkilisi yanıma oturdu ve kendisinden IPTV hakkında detaylı bilgi edindim, bu keyifli muhabbet sonrası ise öğütler ve deneyimlerini aktarmasıyla devam etti…
Bir CeBIT daha geldi, geçiyor…








