Bilim / Teknoloji

Tam Ay Tutulması (3 Mart 2007)

Bu sene (2007) 3 Mart ve 28 Ağustos tarihlerinde tam ay tutulması olacakmış ve 3 Mart 2007′de oluşacak olan tam tutulma Avrupa, Afrika ve batı Asya kıtalarından izlenebilecekmiş, doğal olarak Türkiye‘de de izleyebileceğiz…

Tam Ay TutulmasıTutulmanın başlaması 3 Mart 2007 saat 22.16‘da (TSI) başlayacak ve 04.25′e kadar sürecek.

Ay’ın tam gölgenin içinden geçisi yani “Tam Ay Tutulması” Türkiye saati ile 00.44 ve 01.58 saatleri arasında olacak. (3 Mart’ı, 4 Mart’a bağlayan gece.)

Tutulma, Dünya üzerinde en iyi olarak Nijerya ve Kamerun’da gözlenecekmiş…

28 Ağustos’da gerçekleşecek olan tutulma ise malesef ülkemizden gözlemlenemeyecekmiş.

Çok daha detaylı bilgiyi NASA‘nın websitesinden edinebilirsiniz…

Eylül 2006′da gerçekleşen parçalı tutulmayı gözlemleme şansını elde etmiştim, umarım martta da hava şartları elverişli olur ki tutulmayı gözlemleyebiliriz.

Tübitak‘ın geçen sene yayımladığı 2006 Gök Olayları Yıllığı‘nın 2007 için hazırlanmış olanını Internette bulamadım, ama Ankara Üniversitesi Rasathanesi‘nin hazırladığı “Gök Olayları” sitesi aylara göre gökyüzünde gerçekleşecek olayları hakkında bilgi veriyor.

Beyin Elektrosu (EEG) Deneyimim

Bugün GATA’da beyin elektrosu (EEG) çektirdim, korkunçtu…

EEG nedir?

EEG “Beyin elektrosu” sayesinde, beyin elektriği, basit bir şekilde görülür hale getirilir.

EEG cihazı; beyin elektriğini alır, kuvvetlendirerek kağıt üzerine kaydeder.

Öncelikle yatağa yatmam ve rahat olmamı söyledi doktor bey… İyi güzel de, başıma neler geleceğini bilmezken nasıl rahat olabilirdim ki?

Ardından biraz gerimde kaldığım için göremediğim bir ‘şey‘ ile yaklaşık 20 tane kablo kafamın belirli yerlerine bağlandı…

O kabloları kafamda tutmaya yarayan ‘şey’in bant ya da benzeri bir şey olduğunu tahmin etmiştim, ama öyle değilmiş

Kafamın ve her iki kulak mememe takılan kablolardan sonra; perdeler kapatıldı, ışıklar söndürüldü ve endişelenmem, korkman için ortam en güzel şekilde hazırlandı.

Kafamda o kadar kablo varken, ve birisi monitör karşısında bir şeyler yaparken öncelikle aklıma gelen “acaba düşünceleri mi okuyabilir mi” sorusu oldu…

Ardından teste geçildi…

EEG - Beyin Elektrosu- Gözünü kapat…

- Gözünü aç…

- Gözünü kapat…

- Gözünü aç, sabit bir noktaya bak..

- Gözünü kapat ve derin derin nefes al/ver…

- Gözünü aç…

- Gözünü kapat, normal nefes ver…

Bu aç/kapalardan sonra, gözüm kapalıyken gözümün önüne getirilen lambadan ışık verilmeye başlandı.

Gözlerim kapalıda olsa o ışığı hissedebiliyordum ve bir süre sonra gözlerim değişik sıklıklarda yanıp/sönen lamba yüzünden yoruldular…

Ve sonra herşey bitti

Kafamdaki bütün kablolardan kurtuldum, özgürdüm artık…

Ama, ama, o da ne?

Kafamda, yaklaşık 20 yerde, sakız benzeri yapışkan bir ‘şey‘ var!

Aynen sakız gibi, temizlemeye çalıştıkça saça iyice yapışıyor, ıslak mendil denemelerim hep sonuçsuz kaldı…

Saç diplerine kablolar iyice yapışsın diye bol bol sürüldüğü için, sert olarak çekince saçlarım kopuk elime gelmeye başladı, durum böyle olunca mücadeleyi bıraktım…

Hala kafamda bu yağlı, yumuşak ve yapış yapış şeyden bulunuyor, pehh…

Benzin İstasyonunda Cep Telefonu Kullanımı

Benzin İstasyonuBenzin istasyonlarında cep telefonu kullanımı bildiğiniz gibi yasak. Ancak bu yasağın sebebini ya da oluşturduğu güvenlik riskleri hakkında bir bilginiz var mı?

Benzin istasyonunda kullanımı yasak olan cep telefonunun aslında hiç bir riski yok mu?

Discovery Channel izliyorsanız, Mythbusters (Efsane Avcıları) isimli programa mutlaka rastlamışsınızdır. Programın 1. sezon, 2. bölümünde cep telefonunun bir patlama yaratıp yaratamayacağını test ettiler…

Cep telefonu yerleştirilmiş kabinin içine benzin püskürtüp, yeterli hava girişini sağladıktan sonra telefonunu çaldırdılar ve sonuç olarak bir patlama gerçekleşmedi…

Mythbusters, bu efsaneyi de avladılar, peki bu deneye bilimsel olarak güvenebilir miyiz?

Bunu öğrenmek için Bilim ve Teknik Dergisi‘nin “Merak Ettikleriniz” köşesine konuyla ilgili soru sordum, ancak henüz cevap gelmedi. Aynı şekilde Shell Türkiye, Shell Amerika ve Petrol Ofisi‘ne e-posta gönderdim, fakat cevap alamadım.

Zor bir soru, cevap vermeleri zaman alabilir…

Amerikan Deniz Kuvvetlerinin güvenlikle ilgili bir sayfasında “Cep Telefonları ve Benzin İstasyonları” başlıklı bir makale buldum. Makalede cep telefonlarının, yanıcı madde buharının bulunabileceği ortamlarda kullanılmak üzere dizayn edilmediğinden bahsediyor. Ben de bazı telefonların kullanım kılavuzlarında bu tarz güvenlik uyarıları olduğunu görmüştüm…

Sadece cep telefonu kullanımı sırasında ‘kesin‘ olarak patlama oluşabileceğine dair somut kanıtlar yok. Bu yüzden bazı varsayımlarda bulunuluyor. Örneğin, cep telefonu düşürüldüğünde, yerinden çıkacak olan bataryanın kısa devre sonucu kıvılcım yaratması. Fakat böyle bir durumda patlamanın oluşabilmesi için ortamda yanıcı maddelerin yoğun olarak bulunması gerekiyor.

Almanyada yapılan bir araştırma sonucunda, benzin dolumu sırasında çevrede bulunan bütün kıvılcım çıkartabilecek kaynakların bir patlama oluşturma olasılığı çok zayıf.

Özetle, cep telefonları benzin istasyonlarında hiç bir tehlike teşkil etmiyor.

Diğer önemli olan tehlike ise vücudumuzdaki statik elektrik

Araca benzin doldururken, depoya giren benzin, içerideki havanın dışarı çıkmasına sebep olur. Dışarı çıkan hava da benzin buharıyla birlikte depodan dışarı çıkmaktadır. Elimizi benzin pompasının metal kısmına dokunduracak olursak, eğer üzerimizde yeteri kadar statik elektrik biriktiyse, bir kıvılcım oluşacaktır. Bu kıvılcım, depodan dışarı çıkmakta olan benzin buharının alev almasına yetecek büyüklükte olursa, aracın benzin deposu alev alacaktır…

Fazla laga luga yapmadan özetlemem gerekirse; bir benzin istasyonunda, vücudumuzdaki statik elektirik, cep telefonundan daha riskli…

Merak edenler için kaynak; pei.org

Yeni Fikirler, Tasarımlar…

BusinessWeek dergisi ile Amerikan Uluslararası Endüstriyel Tasarım Konseyinin (IDSA) sponsor olduğu, IDEA Tasarım Yarışması‘nın sonuçları açıklanmış, dereceye giren tasarımlar arasında benim de beğendiğim bazı fikirler var.

Bütün kategorileri ve derece alan endüstriyel tasarımları IDSA‘nın sitesinden görüntüleyebilirsiniz…

PLUG-INÖğrenci Tasarımları kategorisinde gümüş madalya alan PLUG-IN isimli tasarım, prizlere fişleri daha rahat sokabilmek için yukarıya doğru dizayn edilmiş. Koltuk arkasında olan prizlere fiş takmak benim için hep zor olmuştur, çünkü priz üzerindeki delikleri görmek imkansız oluyor ve fişi bu deliklere sokabilmek çok yorucu. :)

Ayrıca prizden fişleri çıkartmakta bu prizle daha da kolaylaşabilir, ama fazla yer kaplayacakları bir gerçek.

Örneğin bir dolap ya da koltuk arkasında olan priz, fazla yer kaplayacağı için yatak ya da dolap duvara sıfır olarak yanaştırılamayacak. Sonuç olarak bazı durumlarda çok yararlı olabilecek bir fikir ancak herzaman için geçerli bir çözüm değil.

SanDisk‘in, Bilgisayar Ekipmanları kategorisinde gümüş madalya alan yeni ürünü Ultra II SD Plus bizleri adaptör, kart okuyucu, ara kablo falan filan gibi ıvır zıvır şeylerden kurtaracak gibi gözüküyor.

Üzerine eklenen USB özelliği ile, kartı fotoğraf makinesinden çıkartıp direk bilgisayarımızın USB girişine takıp, bilgi aktarımını sağlıyoruz.

Altın Madalya kazanan bir diğer fikir ise 2 saniyede rüzgar yardımıyla kurulan çadır… 2SECONDS QUECHUA isimli çadırı havaya fırlatıyoruz ve kendiliğinden havada açılıp, kuruluyor. Bize sadece çadırı yere sabitlemek kalıyor…

Ödül kazananlar arasında Türk kimliğine sahip uluslararası bir tasarım firmasının ürünüde bulunuyor. GAIA&GINO isimli tasarım firması KARI, ARI, ARIM, RIM isimli cam kandil/vazo ürün tasarımıyla bu ödüle layık görülmüş.

Ne diyelim, tebrikler ve başarılarının devamını dileriz :)

Göktaşının Çarpmasına Son 3 Gün mü ?

GöktaşıEvet, göktaşı acaba dünyaya düşecek mi?

Düşerse neler olacak?

Türkiye bundan etkilenecek mi?

Eğer göktaşı düşmezse bu iddayı ortaya atan Eric Julien hangi deliğe saklanacak?

Göktaşı düşmezse, herkesi heyecanlandıran Eric Julien bir ceza alacak mı?

Göktaşı düşerse, ‘düşmez’ diyen NASA‘nın irtibarı ne olacak?

Göktaşı düşünce, dev dalga (tsunami) oluşacak mı?

Bu soruların hepsinin cevabını önümüzdeki günlerde alacağız, bekleyip, görelim…

Bu konuda yapılan diğer onlarca yorumları okumak ve kendi fikirlerinizi belirtmek için “25 Mayısta Göktaşı Dünyaya Çarpacak mı?” başlıklı yazıma yorum yapabilirsiniz.