Sessizliğe Mahkum Bir Blog
Fotoğraf
“Bazı Kızlar Çok Güzel” Duvar Yazıları
17 Kas
“Bazı Kızlar Çok Güzel” şeklinde yeni bir duvar yazısı akımı başlamış durumda;
Galatasaray Lisesi yakınlarında bir duvar - Onur Cengiz
Ortaköy – saldiray
Pirelli 2008 Takvimi
9 Ara
Pirelli‘nin 2008 takvimindeki fotoğrafları bugün inceleme fırsatım oldu… Bu yıl daha farklı bir konsepte düşünülmüş olan çekimler Çin‘de yapılmış ve fotoğraflarda Uzak Doğu kültüründen simgeler yer alıyor.
2008 takvimindeki karelerin, fotoğrafta estetik arayanlar için doyurucu olduğuna inanıyorum. Ancak fotoğraflarda erotizm arayanlar beklediklerini bulamamış olsa gerek.
Kadraj, ışık, makyaj, kostüm ve model olarak çok beğendiğim iki fotoğraf var, bunlardan bir tanesi 1987 doğumlu Brezilyalı Caroline Trentini‘nin fotoğraflandığı şu kare;

Bir diğer beğendiğim fotoğraf ise, 1985 doğumlu Rus model Sasha Pivovarova‘nın bu fotoğrafı;

Bu modellerin başka fotoğraflarına da baktım ve çok güzel olmadıklarına kanaat getirdim, ancak Pirelli çekimlerinde makyaj ve ışık sayesinde (ve büyük ihtimalle manipülasyonla) harikulade olmuşlar…
Bugüne kadar hazırlanan tüm Pirelli takvimlerini pirellical.com adresinden görüntüleyebilirsiniz…
NTV ‘O’ An Kitabı
10 Oca
Oğuz Haksever, NTV‘de ‘Ve İnsan‘ isminde bir program hazırlayıp, sunuyor; izliyor musunuz?
‘Ve İnsan‘ programının içerisinde “O an” isimli bir bölüm var.
Dünyanın dört bir yanındaki haber fotoğrafçılarının çektiği ve ajanslarla dünyanın her yerine dağılan, hayatın içinden fotoğraflar yayımlanıyor…
Çiçek, böcek, manzara ya da stüdyoda yapılan çekimlerden çok; insanları, yaşayış biçimlerini aktaran ve en önemlisi ‘konuşan’ fotoğraflardan hoşlanıyorum.
‘O’ anı yakalamak çok zordur, emek ister, gayret ister ve bazen cesaret ister…
“Ve İnsan” programında ‘O’ An olarak yayımlanan fotoğraflar kitap haline getirilmiş, buradan inceleyebilir, benim gibi siz de satın alabilirsiniz.
Eğer haber fotoğrafçılığına ilginiz varsa, eğer dünyanın farklı yerlerinden insan yaşayışları hakkında küçükte olsa bilgi edinmek istiyorsanız, konuşan fotoğraflardan oluşan bu kitabı mutlaka edinmelisiniz.
Kitapda yaklaşık 90 fotoğrafçının çektiği, 128 tane fotoğraf bulunuyor ve her bir fotoğrafın yanında Oğuz Haksever‘in üç beş satırlık ‘o’ anı anlattığı yazı bulunuyor…
İnternet üzerinden sipariş verdim ve 7 iş günü sonrasında bugün elime ulaştı, tek problem satın alma işleminden sonra gönderdikleri saçma sapan e-posta mesajıydı…
Kitabın ön sözünden alıntı;
… ‘O’ anları bir büyüsünün bulunduğuna, fotoğrafın duygu zerrelerini yakalayan bir sanat olduğuna inanmanın eşiğinde dolaşmaktayım. Fotoğraf makineniz varsa bir deneyin isterseniz. Duygunun ağır bastığı veya kendinizi hislerinize bıraktığınız anlarda içtenlikle deklanşöre bastığınızda çizgilerin, şekillerin, renklerin, ama özellikle de ışığın size nasıl iltimas geçtiğini muhtemelen göreceksiniz.
Oğuz Haksever
Kim Bu Yeşil Kasklı Adam ?
2 Ağu
İnternet’in yaygınlaşmasıyla birlikte habere ve bilgiye hızlı erişim sağlandı, bunun yanında hertürlü fikrin yaygınlaştırılması, propagandasının yapılması kolaylaştı.
En güncel örneği, yeni Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt hakkındaki suçlamaların duyurulmasıydı, bunun için hiç bir gazete ya da televizyonu kullanamayacakları için tek seçenekleri İnternet idi. Websiteleri, gönderilen milyonlarca e-posta ve gazetelerden okuduğum kadarıyla gönderilen SMS’ler teknolojinin hangi amaçlara da hizmet ettiğinin bir kanıtı.
Benzer şekilde İsrail‘in Lübnan saldırıları da İnternette hem fotoğraf, hem de video olarak apaçık ortada… Basının ve İnternetin gücü İsrail-Lübnan saldırılarında da ‘farklı’ amaçlara hizmet ediyor…
Geçtiğimiz Pazar günü İsrail’in Kana‘da bir çok sivili öldürdüğünü eğer kör ve sağır değilseniz biliyorsunuzdur. Bu saldırılar sonucu ölenler/yaralananlar Hizbullah tarafından propaganda aracı olarak mı kullanılıyor? Tepkileri İsrail üzerine çekmek için Hizbullah kendi kendi mi vuruyor yoksa? Hizbullah terörist mi? İsrail katil mi? Bu bir savaş mı?
Kana’ya yapılan saldırıların ardından “EU Referendum” isimli blogda “Who is this man?” (1) başlıklı bir yazı yazılmış. Eğer siteye girip bakarsanız kurtarma operasyonları sırasında çekilen bir çok fotoğraf göreceksiniz. Fakat 2 kişi, bir çok kare de bulunuyor. Ve yazıyı yazanlar soruyor, Kim Bu Yeşil Kasklı Adam ?
Arama/Kurtarma görevlisiymiş gibi gözüken adam, bütün enkazlardan çıkartılan yaralıları hemen kucağına alıp objektiflere poz veriyor. İşin ilginci bütün ajanslar bu adamın fotoğraflarını yayımlıyor ve aynı adamın 1996‘da çekilmiş fotoğrafları da bulunuyor.
Gelen yoğun ilgi üzerine aynı konu hakkında dün “The “Green Helmet” mystery continues” (2) başlıklı bir yazı daha yazıldı. Bu yazıda da bir video görüntüsünden alıntılar var, görüldüğü üzere Yeşil Kasklı Adam yine sahnede ve çocuğu diğerlerinin elinden alıyor…
Konuyla ilgili aynı sitede yazılmış olan diğer yazılar;
We need to know the truth (3)
Game, set and match (4)
Stretcher ally (5)
Site doğal olarak orada bulunan basını İsrail karşıtı ve Hizbullah yanlısı olarak lanse ediyor.
Bunlar bir tesadüf mü, yoksa bu adamlar iddia edildiği gibi Hizbullah milisleri mi?
Öyle olsalar bile, eğer 1 tane sivil öldürüldüyse, bu neyi değiştirir ki?
Kibirli İngilizlerin hazırladığı, yazdığı bok püsür şeyler…
Kıbrıs Arşivim
15 Haz
Hmm, bir önceki yazımdaki Kıbrıs hikayelerinden sonra, ben de kendi arşivime şöyle bir göz attım ve ne mi buldum, “anti-cyprus” isimli bir klasör :)
Öncelikle şu aşağıdaki fotoğrafı göstereyim, başka yerde yok bu fotoğraf :)

Fotoğrafta kırmız ile daire içerisine alınmış yer Beşparmak Dağları oluyor ve Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırları içerisinde bulunuyor…
Öndekiler ise rumcuklar, özetle bayrak diğer taraftan da net olarak gözüküyor…
Bayrağın ve “Ne Mutlu Türküm Diyene” yazısının Google Earth’den görünümü ise aşağıda;

Gidip görmek isteyenler için koordinatları: Latitude: 35°16’58.86″N Longitude: 33°22’23.58″E
Arşivde bir de 1996 senesinde, Türk Bayrağı’nı gönderden indirmeye yeltenen ve vurularak öldürülen rumcuk’un videosuda var.
Bu videoyu da Google Video‘ya dün akşam gönderdim ve kontrolden geçti, artık yayımlanıyor.
Videoyu buraya tıklayarak izleyebilirsiniz…
Yukardaki Fotoğraf
12 Şub
Artık belirli tek bir fotoğrafı kullanmamaya karar verdim…
Günün, haftanın, ayın önemine göre ya da mevsimin durumuna göre arşivimden kendi çektiğim fotoğrafları koymaya karar verdim.
Baktım Istanbulda lapa lapa kar yağıyor, ben de karlı bir fotoğrafı koymakla işe başladım.
Bu fotoğrafı Sarıkamış‘da Cıbıltepe‘den aşağıya inerken, pist dışında, ormanın içinde çektim.
Çekerken websitemin tepesinde kullanacağım hiç aklıma gelmedi, gelseydi ona göre ince uzun şekilde daha şık çıkacak şekilde çekerdim…
Eylemlerim devam edecek…







