Sessizliğe Mahkum Bir Blog
Fotoğraf
Flickr, WordPress ve Fotoğraflarım
4 Tem
Uzun zamandır çektiğim fotoğraflarımı gönül rahatlığıyla paylaşmak istiyordum, fakat bunu en basit ve problemsiz şekilde yapmanın yollarını arıyordum.
Bu blog şuanda bir arkadaşım tarafından barındırılıyor, kısacası heran kapanabilir…
Pek fazla sömürmek istemiyorum, bu yüzden de dilediğim gibi fotoğraflarımı makinasına yüklemiyorum.
Herneyse, WordPress üzerinde çalışan bir fotoğraf galerisi ararken, Flickr sistemini kullanan bir eklenti buldum.
Hem fotoğraflar başka sunucuda olacak, hemde ben kendi WordPress’imden bu fotoğrafları kolaylıkla yayımlayabileceğim…
Flickr, Yahoo‘nun bir hizmeti, aylık 2MB fotoğraf yüklemeye izin veriyor, ayrıca yüklenen fotoğraflar üzerinde yasal bir hak talep etmiyorlar. Onların sunucularına yüklediğim yada yükleyeceğim fotoğrafların bütün hakları bana ait. Internet’de bazı siteler var ki, barındırdıkları fotoğrafları sahiplerinin izini olmadan kullanma hakkında sahip olabiliyorlar.
Şimdilik deneme amaçlı bir kaç fotoğrafımı Flickr’a yükledim, ve kendi blog’umdan ../gallery.php rahatlıkla görüntüleyebiliyorum.
Blogda sağ taraftaki menüye de fotoğraf galerime bir bağlantı koyarım yakında…
Fotoğraflarımı kategoriler halinde, kendim yorumlar yazarak paylaşabiliyorum. Ayrıca Flickr’ın sitesine girerek ziyaretçilerimde yorumlar yazabiliyor.
Bir diğer beğendiğim özellik ise EXIF bilgilerini fotoğrafın altında veriyor olması…
Ayrıca Slayt şov şeklinde kategorideki bütün fotoğrafları rahatlıkla görüntüleyebiliyor.
Henüz tam anlamıyla Türkçeleştirmedim, ve ince ayarlarını yapmadım, onlarıda halledince işe yarar bir şey ortaya çıkacak gibi gözüküyor.
Konuyla ilgili linkler;
İki Yeni Fotoğraf
3 Tem
Artemisa ile İstanbul‘da turistik gezi yaparken bir çok fotoğraf çekebilme şansını buldum, beğendiğim iki tanesini Deviantart.com‘daki fotoğraf galerime yükledim…
Ortaköy Camii
Yerebatan Sarnıcı
İstanbul Uydu Fotoğrafı
6 Haz
İnternette, bir çok ülkenin uydudan çekilmiş yüksek çözünürlükte fotoğrafları bulunuyor, fakat İstanbul‘un kaliteli ve yüksek çözünürlükte uydu fotoğrafları yoktu.
‘Yoktu’ diyorum, çünkü kapsamlı bir uydu fotoğrafı büyük bir hızla İnternette yayılmaya başladı. Yalnız bu fotoğraf 1998 senesinden öncesine ait, ve şuanda çevremizde gördüğümüz bir çok binanın yerinde yeller esiyor :)
Örneğin, kendi kampüsümü bulamadım bir türlü, şu anda bulunduğu yere bakınca ufak tefek yapılar gözüküyor, büyük bir ihtimalle şantiye binaları olsa gerek.
Bu uydu fotoğrafı, ABD’nin Google Maps‘daki fotoğrafları kadar kaliteli değil, ve yaklaşık 7 sene öncesine ait, ama bu bile yeter…
Bu fotoğrafta bir bölüm ise ‘mavi’, neden böyle olduğunu tabii ki bilmiyorum, ama bizim ev tam da bu mavi kısıma denk gelmiş…
Alt tarafta Sabancı‘nın İkiz Kuleleri ve Beşiktaş İnönü Stadyumu‘nun fotoğraflarını görüyorsunuz.
Sabancı Center küçük iki daire şeklinde gözüküyor, o yüzden onların birer “gökdelen” olduğunu ancak gölgelerinden anlayabildim ;)

Düşünme, Sadece Yap !
31 May
Çalıp, ÇırpMA !
23 May
Bugün Anet haber sunucusunun kitap grubundaki bir mesajda sayesinde, deviantart.com kullanıcılarından Isac Goulart‘ın iki adet çalışmasının Faruk Derince adında sözde bir kapak tasarımcısı tarafından çalınmış olduğunu öğrendim.
Yakamoz Yayınevi‘nin “Türk ve Annem” ve “Kelebeğin Dansı” adlı iki kitabının kapak fotoğrafları, çalışmalarını herkesin görüşüne açık olarak deviantart.com‘da yayınlayan Isac Goulart‘dan çalıntı.
Aşağıda çalışmaların orjinal hallerini görüyorsunuz,
Requiem of a Dream – Butterfly on Yellow
Türk ve Annem’in çalıntı kapağı; dharma.com.tr & yenisayfa.com
Kelebeğin Dansı’nın çalıntı kapağı; dharma.com.tr & yenisayfa.com
Google‘da ‘Faruk Derince’ ismini arattığımda O’nun da deviantart.com’a üye olduğunu gördüm, eğer isim benzerliği yok ise sonfaruk.deviantart.com kendisine ait.
Ben de deviantart.com’da kendi çektiğim amatör fotoğrafları yayınlıyorum, ve bu olay benim de başıma gelebilir.
Türkiye’de de 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası gibi yasalarla eserler koruma altına alınmıştır. Faruk Derince’nin, (hem de ticari bir üründe) izin almadan, telif hakkını ödemeden başkasının fotoğrafını kullanması hem etik dışıdır, hem de suçtur. Isac Goulart zaten yasal yollara başvuracağını, yayımcı firma ile iletişime geçeceğini belirtiyor.
Umarım haklı davasını kazanır, ve böyle emek hırsızlarına gereken ceza verilir.
Reklam Özdenetim Kurulu
26 Nis
Arçelik’in cep telefonunun (AC 830) reklam filmini mutlaka izlemişsinizdir, hani Arçelik’in maskotu Çelik elinde cep telefonu ile fotoğraf çekiyor… İşte bu reklamı ilk izlediğimde, bir cep telefonunun nekadar abartılabileceğini görmüş oldum.
Reklamda, Çelik kitap okurken birden çok güzel bir kelebek görüyor ve fotoğrafını çekmek istiyor. Elindeki kitabi havaya fırlatıp, kitap geri düşene kadar cep telefonu ile iki tane fotoğraf çekiyor. Kitabın havadaki yolculuğu gerçek hayatta 3-5 saniye kadar sürer, hadi Çelik’in hatrına 10 saniye diyelim. Bu 10 saniyede Çelik neler yapıyor;
İlk önce uçan kelebeği çok net ve yakından bir fotografını çekiyor. Gerçek hayatta profesyonel fotograf makinalarına ve ek donanımla ancak yapılabilecek bir ‘makro’ çekimi, (hemde uçan bir kelebek!) Çelik için hiç problem değil. Çünkü Çelik’in elinde Arçelik marka bir cep telefonu var!
Ne olur söyleyin, gerçek amacı telefon görüşmesi yapmaya yarayan bir aygıt, ne kadar kaliteli fotoğraf çekebilir?
Daha sonra kelebek Çelik’in başına konuyor ve Çelik kendi kendisini fotoğrafını çekiyor, ve uzaya kadar fırlattığı kitap eline geri dönüyor ve biz de bu muhteşem (!) cep telefonu karşısında şok oluyoruz.

Bukadar kısa sürede, hareketli bir cismi, çok yakından, çok net bir şekilde hemde bir cep telefonu ile çekebilmek imkansız! Kendi kendime “bu reklam tam anlamıyla tüketiciyi kandırıyor” derken, aklıma RÖK geldi.
15 Nisan’da RÖK’un websitesinden şikayet dilekçemi yazıp, gönderdim, bugün aşağıdaki cevap geldi;
Sayın Ozan Güven,
Kurulumuza Arçelik Cep Telefonu reklam filmi ile ilgili olarak yaptığınız başvuru değerlendirilmiş ve aşağıdaki sonuca varılmıştır;
“Reklam filminde cep telefonunun belli özelliklerini ön plana çıkarmak ve bunları tüketiciye aktarmak amacıyla kullanılan anlatım reklamın doğal abartısı olarak görüldüğünden tüketiciyi yanıltıcı nitelikte bulunmamıştır. Bu nedenle reklam filminin bu haliyle yayınlanmasında bir sakınca görülmemiştir.”
Kurul görüşünü bilginize sunarız.
Saygılarımızla,
Çetin Ziylan
Reklam Özdenetim Kurulu adına
Başkan
RÖK’ün ‘doğal abartma’ anlayışı bu ise, daha ne diyebilirim ki..
Yuh, yani yuh! Daha ne abartacaklar!
Eylemlerim devam edecek…










