Sessizliğe Mahkum Bir Blog
Genel
Staj
25 Haz
Stajdayım, geleceğim…
MRP nedir, MRP-II nedir, ERP nedir, MPS nedir, üretim emri nasıl açılır, ürün ağacı nasıl hazırlanır, stok kartı nedir, satınalma siparişi açılışı falan filan gibi bi sürü ıvır zıvır yeni şey öğrenip, geri geleceğim…
Daha ölmedim, yaşıyorum.
Aptalların Yazım Hataları
11 Haz
Benzer bir çalışmanın İngilizce için yapıldığını gördüm, aynı şekilde kendimce Türkçe için bir liste hazırladım…
Yanlış yazdığınız zaman sizi aptal gibi gösteren kelimeler
1) “yalnız” kelimesinin aptal gibi “yanlız” şeklinde yazılması.
2) “yanlış” kelimesinin aptal gibi “yalnış” şeklinde yazılması.
3) “herkes” kelimesinin aptal gibi “herkez” şeklinde yazılması.
4) “kulüp” kelimesinin aptal gibi “klüp” şeklinde yazılması.
5) “grup” kelimesinin aptal gibi “gurup” şeklinde yazılması.
6) “sürpriz” kelimesinin aptal gibi “süpriz” şeklinde yazılması.
7) “palyaço” kelimesinin aptal gibi “palyanço” şeklinde yazılması.
8) “çare” kelimesinin aptal gibi “çağre” şeklinde yazılması.
9) mi soru eklerinin, aptal gibi birleşik yazılması.
(Yanlış: Aptalmıyım? Doğru: Aptal mıyım?)
10) dahi anlamındaki de’nin aptal gibi birleşik yazılması.
(Yanlış: Aptalda geldi. Doğru: Aptal da geldi.)
Listeye eklenmesini düşündüğünüz ve sürekli yanlış yazılan başka kelimeler var mı?
Hürriyet Gazetesi
18 May
İki hafta önce posta kutuma aşağıdaki mesaj geldi;
Merhaba;Hürriyet Gazetesi’nden Sibel Arna ben.
İnternet’de gezinirken Ozan Güven’e ait bir blog buldum.
Kabul edersiniz ki bir gazeteci icin heyeanli bir durumdu.
Meger siz bizim tanidigimiz Ozan Guven degilmissiniz. Bosuna heyecanlanmisim.
Peki bu mesaji niye yaziyorum? Cunku kim oldugunuzu merak ettim..
Yorumlara baktimda herkes sizi oyuncu Ozan Guven zannediyor.
Basiniza neler geldigini, kim oldugunuzu Hurriyet gazetesi ile paylasmak ister misiniz?
Tesekkurler
Sibel
Hemen ‘işletiliyor muyum acaba’ mantığıyla e-posta adresini kontrol ettim, ardından da Sibel Hanım‘ı Google’ı kullanaraktan biraz araştırdım, emin olduktan sonra da cevabımı gönderdim.
Gönderdiği mesajın başlığı “PEKİ?” idi, şimdi de ben soruyorum, “PEKİ?”
Şimdilik herhangi bir cevap yok, bakalım başıma neler gelecek :)
Madalyonun Öbür Yüzü
27 Nis
Geçen haftalarda “Sen Nasıl Bir Yersin Dünya” başlıklı bir ePosta elime ulaştı. Gelen e-postada altı tane fotoğraf eşliğinde Afrikada yaşanan çocuklarla, diğer gelişmiş ülkelerdeki çocukların fotoğrafları karşılaştırılıyor.
Bugünde bir başka kaynaktan bu fotoğrafların doğru düzgün toparlanmış, düzeltilmiş ve müzik eşliğinde sunulduğu bir çalışma elime geçti. (2005 yılında bir organizasyonun tanıtımı için hazırlanmış.)
‘Madalyonun Öbür Yüzü‘nü buradan izleyebilirsiniz.
Eskiden e-postalarla dolaşan şu metin de konuyla alakalı;
Eger bu sabah hastalıklı değil de sağlıklı uyanmış iseniz, 1 hafta sonrasını göremeyecek olan 1 milyon insandan daha şanslısınız.
Bir harp tehlikesi ile, iskence görmek ihtimali ile, aç kalma korkusu ile karşı karşıya değilseniz, 500 milyon insandan daha iyisiniz.
Tutuklanmaktan işkence görmekten yahut öldürülmekten korkmadan ibadethaneye gidebiliyorsanız 3 milyar kisiden daha iyi bir şansa sahipsiniz.
Buzdolabınızda yiyeceğiniz, üzerinizde elbiseniz ve basinizi sokup uyuyabileceginiz bir eviniz varsa, dünyadaki insanlarin % 75′inden zenginsiniz.
Bankada ve cüzdanınızda para varsa, dünyanın en imtiyazlı % 8′i arasındasınız.
(bu değerler gerçekçi midir yoksa uydurma mıdır bilemiyorum ama en azından bizleri düşünmeye itiyor…)
Cumhurbaşkanımızın Konuşması
19 Nis
Pazartesi günü Hasan Pulur köşesinde yazdığı yazının başlığını “Sezer’in konuşmasını kesip saklayın…” olarak koymuş. Ayrıca pazartesi akşamı Erol Mütercimler de “Çankayanın websitesine girip, konuşmayı indirin ve saklayın” dedi.
Bahsedilen konuşma cumhurbaşkanımızın 12 Nisan’da Harp Akademileri Konferansı‘nda yaptığı konuşmasıdır.
Peki ama neden saklamalıyız?
Bu soruya Hasan Pulur yazısında şöyle cevap veriyor;
… İleride Sayın Sezer süresini doldurup görevden ayrıldıktan sonra, yerine gelecek olan AKP destekli cumhurbaşkanından böyle sözler duyamayabilirsiniz, ya da okumayabilirsiniz.
Erol Mütercimler de aynı kaygıyı taşıyor ve cumhuriyetimizin 100. yılında, yani 2023′de cumhuriyetimizin ne duruma geldiğini, neyken ne olduğunu görmemiz için bu yazıyı saklamamızı söylüyor.
Ve bunu büyük karamsarlıkla söylüyor…
Ben de Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer‘in konuşmasını .pdf haline getirdim, merak edenler buradan yükleyip okuyabilirler. Çok uzun da değil, sadece yirmi sayfa ve ‘okuyun‘…
Ne mi oldu?
30 Mar
Blogumda pazar gününden beri yazdığım yazıları göremiyordunuz, çünkü makinanın tarihi yanlış ayarlanmıştı.
Blogun üzerinde çalıştığı makinenin tarihi 2003′ü gösterince bütün yazılar ortadan kayboldu, neyseki tarih düzeltildi ve eski halimize geri döndük.
Yalnız bu arada sadece sol taraftaki anket çalışır durumda olduğu için, birçok kişi ankete oy kullanmış :)
Yeni bir anket sorusu bulmanın vakti geldi…





