Sessizliğe Mahkum Bir Blog
Güncel
Biz = Ben ?
2 Ara
Akşam okuldan eve geldim… Mutluydum…
Annem sordu, ne bu mutluluk diye, dedim yarın O‘nunla buluşacağım diye…
Duşumu yaptım, sabah vakit kaybetmemek için, hemen görmek istediğim için…
Yatarken mesaj attım, kaçta buluşuruz diye..
Ya öğlen ya da akşam sinemaya gidebilirmişiz, işi varmış…
Sinemaya gitmek isteyen kim ki? Ben O‘nunla vakit geçirmek istiyordum, konuşmak istiyordum…
Tüm günü beraber geçireceğiz sanmıştım, yanılmışım…
Üzüldüm, bozuldum…
Üzüldüm diye kızdı bana, hep kendimi düşünüyormuşum…
Tek isteğim buluşmaktı, beraber olmaktı…
Buluşmamızı istemem, biz’i düşünmem, kendimi düşünmemmiş…
Hep kendimi düşünmüyorum ki, hep biz’i düşünüyorum…
Anlatamadım bunu O‘na.
Tek isteğim konuşmaktı, vakit geçirmekti başbaşa…
Uykum kaçtı, yazdım.
Kendimi düşünüyorum hala…
O’nunla buluşmak istemem, kendimi düşünmekmiş, bencillikmiş…
Yaşasın Cumhuriyet !
28 Eki
Türk Milleti!
Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.
Ne mutlu Türk’üm diyene!
Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim 1933, Ankara.
Bilmeyen, bozmak ve değiştirmek isteyen ‘bazı’ları için TC Anayasası‘ndan alıntı;
I. Devletin şekli
MADDE 1. – Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin nitelikleri
MADDE 2. – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
III. Devletin bütünlüğü, resmî dili, bayrağı, millî marşı ve başkenti
MADDE 3. – Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Millî marşı “İstiklal Marşı”dır.
Başkenti Ankara’dır.
IV. Değiştirilemeyecek hükümler
MADDE 4. – Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
Bu akşam, Cumhuriyet Bayramı kutlamaları dahilinde İstanbul Boğazı‘nda yapılan ışık ve havai fişek gösterilerini izledim, uzun zamandır böyle hoş bir şov izlememiştim…
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan bu aktivitenin ‘içten’ olduğuna kesinlikle inanmıyorum, malesef ki sadece oy toplamak ve son zamanlarda kaybettikleri oyları kazanmak istiyorlar…
Yarın sabah da Vatan Caddesi‘nde gerçekleştirilecek olan yürüyüşe katılacağım ve akşam da fener alayına katılmayı düşünüyorum…
Bayramların en büyüğü; Cumhuriyet Bayramı‘mız kutlu olsun…
Kınama…
19 May
Ercan Akyol‘un bugünkü ÇiziYORUM çalışması;

Bugünkü Hürriyet Gazetesindeki ilan;
Cumhuriyet’imizin
Vazgeçilmez Temel Değerlerini Temsil Eden
En Önemli Kurumlarından
Danıştay ve Üyelerine Yapılan
Hain SaldırıyıNEFRETLE
KINIYORUZUlusumuza, Yargı Camiasına
Başsağlığı ve Geçmiş Olsun Dileklerimizi İletiyor,
Laik Türkiye Cumhuriyeti’mizin,
Atatürk İlke ve Devrimlerinin
Yürekten Savunucusu Olduğumuzu
Bir Kez Daha Yineliyoruz.TÜRK LİONS KULÜPLERİ
KONFEDERASYONU
Günün Sözü
9 Kas
Bugünün en anlamlı sözü Roy‘dan geldi;
Aşk Meşk Palavra, Bizi İçki Paklar
İlginçtir hoşuma gitti, bir diğer şekli ise; “Ne aşk, ne meşk, bizi içki paklar!“
Böyle bir lafı okuduğunda herkesin hissettikleri birbirinden farklı oluyor, çünkü herkesin yaşadığı hikayeler birbirinden çok farklı. Şu laf kimisini camdar attırır, kimisine ise hiç bir duygu hissetirmez… Bu yüzden, uzun uzun bir şeyler zırvalayıp, anlatmaya gerek görmüyorum…
Ne demiş Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesini kurucusu Ord. Prof. Dr. Mazhar Osman;
Sarhoşluk, deliliklerin en müthişidir
Haklı ama bizi deli edeceklerine, kendi kendimizi deli ederiz, en azından daha eğlenceli…
Yaşasın Cumhuriyet !
28 Eki
Nutuk‘da Atatürk‘ün cumhuriyetin kuruluşu hakkında yazdıkları;
“Efendiler, Meclisçe cumhuriyet kararı 29/30 Teşrinievvel 1339 gecesi saat 8:30 da verildi. On beş dakika sonra yani 8:45 te reisicumhur intihap olundu. Keyfiyet aynı gece bütün memlekete tebliğ ve her tarafta gece yarısından sonra, yüz bir pare top endaht ilan olundu.”
Güncel Türkçeyle diyor ki;
“Efendiler, Meclis 29/30 Ekim 1923 gecesi saat 8:30′da cumhuriyete karar verdi. On beş dakika sonra, yani 8:45′te cumhurbaşkanı seçildi. Durum o gece bütün memlekete bildirildi ve her yerde geceyarısından sonra, yüz bir kez top atılarak duyuruldu.”
Nutuk.org sitesinde pdf formatında nutuk bulunmaktadır, şiddetle tavsiye edilir…
Türk Milleti!
Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.
Ne mutlu Türk’üm diyene!
Ayrıca isteyenlere Atatürk’ün kendi sesinden 10. Yıl Nutku‘nu e-posta ile gönderebilirim…
Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun !
Hani şu “bayram değil, seyran değil” diyen dangalağa sevgilerimle…
Fark ettiniz mi?
1 Eki
Aşağıdaki yazı elime ulaştı, henüz kimin yazdığını bilmiyorum;
Her yerde gördüğümüz “FARK ETTİNİZ Mİ ÇEVREMİZ HİÇ BU KADAR TEMİZ OLMAMIŞTI” afişleri üzerine;
FARK ettiniz mi? Parklara, bahçelere, halkın bir yudum da olsa nefes almaya çalıştığı yeşil alanlara birer cami kondurmaya kalkıştılar. İstanbul hiç bu kadar dinselleştirilmemişti!
Fark ettiniz mi? Dünyanın en gözde limanlarından Galata rıhtımını yok pahasına satıyorlar. İstanbul hiç bu kadar yağmalanmamıştı!
Fark ettiniz mi? Haydarpaşa Garı’nı ve tarihten süzülüp gelen onlarca yapıyı satacaklar. İstanbul hiç bu kadar peşkeş çekilmemişti!
Fark ettiniz mi? Atatürk Kültür Merkezi’ni yıkacaklar. İstanbul hiç bu kadar tahrip edilmemişti!
Fark ettiniz mi? Beklenen büyük depreme karşı elle tutulur hiçbir çalışma yapmadılar. İstanbul hiç bu kadar sahipsiz kalmamıştı!
Fark ettiniz mi? Belediye otobüsleri, dolmuşlardan daha pahalı taşımacılık yapıyor. İstanbul hiç bu kadar kazanç kapısı olmamıştı!
Fark ettiniz mi? Vapurları aldılar, işletiyorlar. İstanbul’da deniz ulaşımı hiç bu kadar tehlikeli olmamıştı!
Fark ettiniz mi? Türbanlıları kamusal alanda çalıştırmaya başladılar; sosyal tesislerde içkiyi yasakladılar. İstanbul hiç bu kadar laik cumhuriyete meydan okumamıştı!
Fark ettiniz mi? Müteahhitlere kaldırım taşlarını söktürüp kaldırım taşı döşetiyorlar. İstanbul hiç bu kadar birilerini zengin etmemişti!
Fark ettiniz mi? Hayırsız adaya Mevlana heykeli dikmeyi düşünüyorlar. İstanbul hiç bu kadar komik duruma düşmemişti!
Fark ettiniz mi? Caddeler delik deşik. İstanbul hiç bu kadar ihmal edilmemişti!
Fark ettiniz mi? Hırsızlık, gasp, kapkaç aldı başını gidiyor. İstanbul hiç bu kadar güvensiz olmamıştı!
Fark ettiniz mi? Kaldırımlar, üst geçitler, alt geçitler seyyar satıcıların işgali altında. İstanbul hiç bu kadar denetimsiz kalmamıştı!
Fark ettiniz mi? Mahalle arasındaki sokaklardan otopark parası toplamak istiyorlar. İstanbul hiç bu kadar sömürülmemişti!
Fark ettiniz mi? Alanlara ”Fark ettiniz mi” panoları yerleştirdiler. İstanbul hiç bu kadar enayi yerine konmamıştı!
Fark ettiniz mi?
İstanbul, Türkiye’nin aynasıdır.
Türkiye hiç bu hale düşmemişti!
*Son*
Yazının büyük bir bölümüne katılıyorum, ama Atatürk Kültür Merkezi‘nin yıkılıp yeniden yapılmasını destekliyorum ve projeyi yapanların samimiyetine inanıyorum. Daha ihtişamlı, daha modern bir bina yapılabilir. Yalnız yenisi yapılırken orada sahneye çıkan sanatçıların nerede çalışmalarını sürdüreceği bir problem.
Yukarıda AKM’nin yıkılacağı yazıyor, biraz yanıltıcı olmuş, yeniden yapılacak…





