Sessizliğe Mahkum Bir Blog
Güncel
Sürü Psikolojisi
9 Tem
Geçen akşam televizyonda izledim, dün de Milliyet gazetesinde haber yapmışlardı. Van‘da bir koyun 15 metrelik bir uçurumdan kendisini aşağıya atıyor, ve arkasından da 1500 tane koyun onu takip ediyor…
İşte bu tam bir ‘sürü psikolojisi‘ !
1500 koyunun hepsi ölmüyor tabiiki; arkadan gelenler, ilk atlayanların üzerine yumuşak bir düşüş yaptıkları için sadece 450 tanesi telef olmuş.
Associated Press, gerçekleşen bu ilginç olayı yabancı basına dağıttığı için, bir çok haber sitesinde bu haber yayımlanıyor, örneğin The Sun‘ın websitesindeki haberden alıntı;
A SHEEP leapt to its death from a cliff — and was followed by nearly 1,500 more in a bizarre “mass suicide”.
Blogcritics.org ‘da yapılan yorum çok daha ilginç, atlama sebebi olarak koyunların çok fazla CNN seyretmelerinden bahsetmişler;
While the rest of the world is busy fretting over the London bombings or scrutinizing the G8 summit; a gaggle of sheep, who obviously have been watching too much CNN, threw themselves off a cliff thanks to good ol’ fashioned mass hysteria.
Ayrıca yüzlerce blogger bu konu üzerine bloglarında yazılar yazıyor, birkaç yüz tanesini görmek için Technorati‘ye bi uğrayabilirsiniz.

Konunun anlam ve önemine tamamiyle uygun bir karikatür, fakat biraz görüntü kalitesi bozuk, daha iyisi elinizde varsa bi zahmet gönderin :)
Dip Not: Bu ‘sürü psikolojisi‘ üzerine etrafa bakınırken, konu ile alakalı yeni bi laf öğrendim, paylaşmak lazım…
Milyonlarca sineğin bir bildigi var, bok yiyin !
–
Güncelleme: Yukardaki karikatür Selçuk Erdem‘e ait, kendisi ile e-posta aracılığıyla bağlantı kurdum. Gelen cevabı buradan okuyabilirsiniz.
19.05
19 May
Hepimizin 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun !
Bugünü karalamak için ellerinden geleni yapanlar var, bunların hepsine kafam girsin… Başka bir şey demiyorum, şöyle bir haber sitelerini dolaşın, göreceksiniz zaten.
Burada o dangalakların yaptıklarını yazarak, reklamlarını yapmayacağım, ama bilsinler ki güneş balçıkla sıvanmaz.
Ey Türk gençliği!
Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evladı!
İşte; bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır!
Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.Mustafa Kemal ATATÜRK
20 Ekim 1927
Melih Aşık‘ın bugünkü yazısından alıntı;
23 Nisan Milli Egemenlik Haftası üzerine Kutlu Doğum Haftası bindirildi. Egemenlik Haftası Hz. Muhammed’i anma haftasına dönüştürüldü. 19 Mayıs‘ı da anlaşılan giderek 29 Mayıs Fetih Haftası’na ekleyerek Fetih bayramına dönüştürecekler… Akıllı gidiyorlar… Yasakçı değiller. Atatürk ve Cumhuriyet değerlerini yasaklamıyor, alternatiflerini yaratarak yok etmeyi deniyorlar. Laik kesim hâlâ olup bitenin farkında değil gibi.
Yazının devamını buradan okuyabilirsiniz.
Bahar da Geldi…
13 Nis
Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.
Orhan Veli Kanık
Havalar güzelleşti sağdan soldan aşk hikayeleri, teklifler, itiraflar duyulmaya başlandı; bunlardan memnun olanda var, olmayanda… Sinirden boynuna ağrı girenlere lafım… :)
İki kanka arasındaki ilişki arkadaşlıktan öteye gidip, tek taraflı aşk olunca, o dostluk direk bozuluyor, kaçarı yok… Hep böyle oldu, böyle de gidiyor…
Sütten ağzı yananın da, yoğurdu üfleyerek yediği bir gerçek; çünkü bu durumu ben yaşıyorum sanki, sonumuz hayır olsun…
Bazen diyorum Türkiye’de olacak iş değil, gideyim Norveç’e, zaten bekleyenlerim var orada; Norveç kızlarının hepsi beni bekliyormuş diye bir duyum aldım zaten. Bilhassa kuzey bölgelere gidicem, genç nüfus az olunca herkes birbirini tanıyormuş oralarda, düşünün işte, erkek az, tüketmişler/tükenmişler…
Çok yoğun baskı var üzerimde Norveç’e gitmem için, bakalım, ileriki günler ne gösterecek…
Neyse yağmur geliyormuş, havalar serinlesin biraz, millet kendine gelsin, düz duvara tırmanmaya başladılar 2 gün hava ısındı diye…
Hayat != 180 dakika
12 Nis
Dün televizyonda izledim, ayrıca gazetede de okudum, TED, şuanki ÖSS sistemini protesto etmek, ilgi çekmek ve değişmesini sağlamak için bir kampanya başlatmış. Hayatın, 180 dakikaya eşit olup olmadığını soruyorlar, ve destek için imza topluyorlar.
Bizlerde sınava girmeden önce aynı geyiği yapardık; “ulan, olaya bak, her şey bu 180 dakikaya bağlı”
İşin ilginç yanı sınava hazırlanırken yapılan harcamalar, TED’in araştırmasına göre 2004′de ÖSS’ye girenler hazırlık kurslarına 8.4 milyar dolar, yani yaklaşık 11,272,799,563,597,052 Türk Lirası harcamışlar.
Bunun sonucunda da 3 üniversite mezunundan 1 tanesi işsizmiş…
Yukarda belirtilen parasal değer sanırım sadece dershanelere ödenen ücretlerin toplamı, birde buna özel dersler eklenince muazzam büyük bir servetin harcandığı ortaya çıkacak… ÖSS’de halen lisede ögretilenlerin çok azı soruluyor, liseson’da öğretilmesi gereken hiçbir şeyi sormadıkları için okullarda öğrenciler derslere girmiyor. Zaten herkes bunları biliyor, raporlar alınıyor vs…
ÖSS’de doğru düzgün bir şey yapamayıp, kısaca “sınavda sıçan”lardan bazılarının intihar ettikleri, psikolojik problemler yaşadıkları bir gerçek. Hazırlık sürecinde de saçları dökülenler, saçları beyazlayanlar, kilo alanlar şunlar, bunlar; insanı bozar bu ÖSS… (bozuyor, bozdu, bozar)
TED, bu kampanya ile ilgili 180dk.org.tr isimli bir websitesi açmış, fakat henüz girip inceleyebilme fırsatını elde edemedim, çünkü site ya yoğunluktan tamamen çökmüş, ya da nasıl kullanacaklarını bilmiyorlar.
TED’de her nekadar okullarında okuyan ögrencilerden para alıyor olsa da, kendilerini degil ama kampanyalarını destekliyorum…
Özlü söz;
ÖSS; çok şeydir, ama her şey değildir…
CAL Matematik Öğretmeni
İbrahim Kaya






