Internet

Karma Bağlantılar…

Birkaç tane ilginç ve güzel bulduğum şeyleri paylaşayım;

  • Cubic Tragedy” bir bilgisayar animasyonu, kahramanımız çokgen bir kız ve yeni kozmetik ürünleriyle kendisini güzelleştirmeye yani yuvarlak yüz hatlarına sahip olmaya çalışıyor. Olayın işlenişi ve sonu şık olmuş, sevdim, tavsiye edilir :) Quicktime için olan sürümü 108MB kadar, biraz büyük, buradan direk çekilebilir…
  • Professor Solomon tarafından yazılan bir kitap varmış, kayıp bir eşyayı bulmak için izlenmesi gerek yöntemlerden bahsediyor. Ayrıca websitesinde de kaybolan bir şeyi bulmak için izlenmesi gereken 12 prensipten bahsediyor.
  • Bu sitede ise canınız sıkıldığı zaman, kendinizi oyalamak için yapabileceğiniz şeylerden bahsediliyor, çok yaratıcı fikirleri var :)
  • Bu sitede ise gerçek boyutlarında bir Volvo‘nun legolardan yapılmış hali hakkında haber ve fotoğraflar var. Adamlar çok başarılı bir iş çıkartmışlar ama deli işi ;) LegoLand‘lar da böyle şeyler varsa gitmeye değer herhalde… Legolarla oynamayalı uzun zaman oldu, peh…
  • Ayıca burada da Winston’s Lego Computer isimli, legolardan yapılmış bir bilgisayar var. Fotoğraflarla adım adım yapılış aşamalarını görebilirsiniz. Saçma, gereksiz ya da kullanışsız olabilir fakat YARATICI :)
  • liquidsculpture.com‘da ise su ve damla fotoğraflarından oluşan süper bir arşiv var. Aslında aynı çalışma su değilde süt ile yapılınca da mükemmel sonuçlar elde edilebiliyor. Olay çok basit, durgun suya, yüksekten su dökülüyor ve sonuç olarak bu ilginç şekiller ortaya çıkıyor. Asıl özellik bunların anlık olarak fotoğraflanabilmesinde, bunun içinde özel bir düzenek kurmak yeterli oluyor…
  • NTVMSNBC‘nin Foto-Röportaj bölümünde ise Fatih Pınar‘ı çalışmaları yer alıyor. Fotoğraflar eşliğinde ortamın sesi kayıt edilmiş, fotoğraflara bakarken arkaplanda o anda ortamdaki sesleri duyabiliyoruz. (Bildiğim kadarıyla bunlar eski bir çalışma, belki yenileri de vardır.)
  • Yeter şimdilik bu kadar…

    Google’ım


    Bugün düşündüm de, Google ile fazlasıyla içli dışlı olmuşum, demekki adamlar iyi iş beceriyorlar :)

    Herhangi bir arama yapacağım zaman sadece Google.com‘u kullanıyorum, eğer gerekirse Yahoo‘dan da yararlandığım oluyor.

    Kendi yönettiğim bir Google Group‘da var, ayrıca bizim Leo kulübü de maillist olarak Google Groups‘u kullanıyor.

    lamers.org.uk, fotografci.org ve ozanguven.com.tr’nin bütün maillerini bir Gmail hesabından yönetiyorum, spam kontrolü ve çalışma stili ile büyük rahatlık sağlıyor bana…

    Yaklaşık 20 tane websitesinin feedlerini Google Reader ile takip ediyorum. Hepsini Firefox‘a eklemiştim, baktım ki olacak gibi değil, Google Reader işimi yine kolaylaştırdı…

    Websitelerimin ziyaretçi istatistikleri tutmak için, Google‘ın yakın zamanda kullanıcılarına bedava olarak hizmete açtığı Google Analytics‘i kullanmaya başladım. Çok detaylı ve adam gibi istatistiksel sonuçlar sunuyor, şimdilik biraz yavaş çünkü daha çok yeni. Yakın zaman da çok daha başarılı olur herhalde…

    Birçok kişinin merak edip kullandığı gibi Google Maps‘ı ben de kullanıyorum, ayrıca Google Earth‘de bilgisayarımda kurulu, gideceğim yeri ararken hem Google Earth, hemde istanbul.net.tr’deki haritadan yararlanıyorum.

    Diğerleri kadar sıklıkla kullanmasam da Google Image Search ve Google News‘ı da kullanıyorum.

    Ayrıca bu yazıyı yazarken de Google Sitemaps ile karşılaştım, böylece sitelerimi Google’ın botları dolaşırken bir problemle karşılaşıp karşılaşmadıklarını takip edebileceğim.

    Bir gün içerisinde defalarca kullanıyorum Google‘ın bu saydığım hizmetlerini, çok sağlam adımlarla ilerliyorlar.

    Robert X. Cringely‘in Google-Mart başlıklı yazısından alıntı;

    The probable answer lies in one of Google’s underground parking garages in Mountain View. There, in a secret area off-limits even to regular GoogleFolk, is a shipping container. But it isn’t just any shipping container. This shipping container is a prototype data center. Google hired a pair of very bright industrial designers to figure out how to cram the greatest number of CPUs, the most storage, memory and power support into a 20- or 40-foot box. We’re talking about 5000 Opteron processors and 3.5 petabytes of disk storage that can be dropped-off overnight by a tractor-trailer rig. The idea is to plant one of these puppies anywhere Google owns access to fiber, basically turning the entire Internet into a giant processing and storage grid.

    2 yıl önce Google’ın sadece 1 tane data centerı varken, bugün 64 tane varmış ve iki yıl sonra 300‘den fazla olmasından bahsediliyor yazıda. Ve bu şekilde Internet‘in yanında bir de Google Internet kavramının oluşacağından bahsediliyor.

    Yukarıdaki alıntı yaptığım yazıda bahsedilen 3.5 petabytes, tam olarak 3 670 016 (üçmilyon altıyüzyetmişbin onaltı) gigabytes‘a eş değer.

    Yürü be Google, kim tutar seni ;)

    16lık mı, 26lık mı?

    Haber sunucularından birinde (nedense ismini yazasım gelmedi) saçma salak sorular sorarak nam salmış bir eleman var. Herneyse, yine aşağıdaki garip soruyu sormuş;

    16 lığımı yoksa 26 lığımı alayım diye sordu arkdaş ! ?

    arkadaş üniversiteyi bittir de
    sonra askere girdi
    sonra askerden geldi işe girdi
    sona ev aldı araba aldı
    düzene girdi

    şimdi sordu bana
    öylesine
    16 lığımı yoksa 26 lığımı alayım diye

    yani ne diyeyimki bilemiyorum !

    Bu soruya gelen cevaplardan en beğendiğim ise şu oldu;

    26 lığı alsın. 32 yaşına gelince bozdurup yerine 2 tane 16 lık alır.

    Eğlenmek istiyorsanız, internet gibisi yok…

    MSN’de Şarkı Sözleri

    jonefe‘nin Ağustos ayında yazdığı “neden oraya buraya sarki sözü yazmamaliyiz?” yazısı;

    cunku onlari oraya koyma istegimiz sözlerden cok o sarkinin melodisinin bizim icimizde uyandirdigi duygulardan geliyor. bütün sarkidan geliyor. sarkiyi bilmeyen bir insan ayni seyi hissedemez. bana sözlerini begendiginizi söyleyebilirsiniz ama bence, mesela örnek olarak söylüyorum, “to be yourself is all that you can do” yazan biri, aklina sözlerden cok, o sözlerin söylendigi melodiyi getiriyordur. ayni sey infolara, cörNILLara yazilan sarki sözleri icin de gecerli. özellikle yabanci sarkilarda…

    bir dahaki sefere yazasiniz geldiginde düsünün hangisi. eger sözler sizce tek basina yeterliyse o zaman diyecek bir seyim yok.

    (Yazının orjinali)

    Bu şarkı sözü yazma olayı sürekli karşılaştığım bir durum.

    Eskiden ICQ popülerdi, herkes ICQ infosunda gerekli gereksiz her yere şarkı sözü yazıyordu.
    IRC‘de sürekli şarkı sözleri kanallara kopyala/yapıştır yöntemiyle yazılıyor, muhabbetin içine ediyor.
    MSN‘in eski sürümlerinde millet rumuzlarını değiştirip şarkı sözleri yazıyordu, sonra kimseyi tanıyamıyorduk.
    Şimdi MSN’de rumuzun yanında yazı yazılacak yer yaptılar, herkes şarkı sözlerini oraya yazıyo artık, bir nebze iyi oldu.

    Yukarıdaki yazıda anlatıldığı gibi, ben o sözleri okuyunca hiç bir şey hissetmiyorum, bana hiç bir etkisi olmuyor, boşa laga luga

    Şu MSN’e bir de listedekilerin isimlerini değiştirme özelliği koysalar öyle mutlu olacağım ki, şimdilik bir eklenti ile bu işi hallediyorum.
    Garip garip nickler, sabitte kalmıyor ki, çorap değiştirir gibi hergün nick değiştiren manyaklar da var. Kimin kim olduğunu anlamak için herkesin ismini değiştirip gerçek adlarını yazıyorum, kafam rahat ediyor.

    MSN’de listemize kimin eklenip eklenmeyeceğine kendimiz karar verdiğimize göre, neden gerçek ismimi yazmaktan çekineyim ki? Siz de korkmayın, yazın adınızı adam gibi, mümkünse ilk harfi büyük, geri kalanı küçük olsun, garip garip karakterler olmasın… Örn: Ozan

    Terslik bende mi, yoksa insanlar mı bi’ garip anlamıyorum :)

    Hayat Notum

    monkeyquiz.com sitesinde “Rate My Life” başlıklı testin sonuçları;

    This Is My Life, Rated
    Life: 4.7
    Mind: 4.9
    Body: 5.9
    Spirit: 4.2
    Friends/Family: 2.4
    Love: 0
    Finance: 4.8
    Take the Rate My Life Quiz

    10 üzerinden 4.7, durumum vahim…

    Sizde bi 5-10 dakikanızı ayırıp, testi yapın, bakalım ne çıkacak sonuçlar ;)

    Google – En Çok Aranan Kelimeler


    Geçen ay (Eylül) Google.com.tr ‘de en çok aranan kelimeler (sırasıyla);

    1. gamze özçelik
    2. ssk
    3. meb
    4. fenerbahçe
    5. galatasaray

    6. milliyet
    7. turkcell
    8. rüya tabirleri
    9. sibel kekilli
    10. hürriyet
    11. yonja
    12. fal
    13. sabah
    14. burs
    15. okey

    Gündeme damgasını vuran konular herzaman için ‘en çok aranan’lar arasında olur, ve doğal olarakta Gamze Özçelik Eylül ayına damgasını vurmuş… Buradan şu sonuç çıkıyor, insanlar deli gibi Gamze’nin tecavüz görüntülerini bulmaya çabalamış…

    Ayrıca futbol herzaman için popüler olduğuna göre, ilk beş aramada futbol takımlarının isimlerini görmek pek şaşırtıcı değil. Yalnız üç büyükler arasından iki takımın ilk beş sırada yer almasına rağmen Beşiktaşın ilk onbeş arasında olmaması ilginç.

    Ağustos İstatislikleri ise şöyle;

    1. ösym
    2. galatasaray
    3. ssk
    4. osym
    5. turkcell

    6. fenerbahçe
    7. milliyet
    8. rüya tabirleri
    9. güzel sözler
    10. kpss
    11. diyanet
    12. fanatic
    13. hürriyet
    14. paris hilton
    15. okey

    Ağustos ayında ise sınav sonuçlarının açıklandığı dönem olduğu için ÖSYM en çok aranan kelime olmuş.

    Her iki ayda da ortak olanlar ise, futbol takımları, gazete isimleri, “okey”, “turkcell” ve “rüya tabirleri” kelimeleri.