Sessizliğe Mahkum Bir Blog
Internet
İnternet Kimin?
19 Eki
BBC‘nin websitesinde “İnternet Kimin?” başlıklı haber ilgimi çekti, haberden ufak alıntılar;
…
Amerikan hükümeti internetin uluslararası denetimi konusunda Avrupa Birliği’nin desteğini de kaybetmiş bulunuyor.
…
”Brezilyalıların ya da Çinlilerin kendi internetleriyle ortaya çıktığını bir düşünün; hikayenin sonu anlamına gelir bu!”
…
Halihazırda internet üzerinde söz sahibi bir kurumdan bahsedebilirsek, o da Kaliforniya merkezli kısa adı Icann olan şirket olmalı.
…
Icann, Türkiye’nin ‘tr’ ya da İngiltere’nin ‘uk’ gibi kodlarla belirlendiği adres sistemlerinden sorumlu olmanın yanısıra, elektronik yazışmalar dahil internet üzerindeki trafik akışını yönlendiriyor.
…
Washington’un internet üzerindeki dijital trafiğin düzeninden sorumlu en üst düzey makam olarak kalmaya kararlı görünmesi diğer ülkeleri öfkelendiriyor.
…
Avrupa Birliği, internet trafiğinden sorumlu uluslararası bir forum oluşturulması çağrısında bulundu.
…
Haberin İngilizce orjinalini buradan, Türkçe tercümesini ise buradan okuyabilirsiniz…
İnternetin hali içler acısı, spam e-postaların sayısı büyük yükselişte, ve internet trafiğinde büyük bir yere sahipler. Amerika her yerde olduğu gibi burada da egemenliğini sürdürmeye çalışıyor.
En mantıklısı Birleşmiş Milletler kapsamında bir oluşumun var olması gibi gözüküyor…
Özetle şu satırlar fikrimi destekliyor;
İnternet is a global property. The whole world must own it, monitor it and manage it. But, the internet is de facto managed by the US government. (alıntı)
Ya da bıraksınlar ICANN‘ı bana, düzenliyeyim her şeyi adam gibi…
(yapabilir miyim ki? yaparım ne olacak…)
Google Earth – İlginçlikler…
3 Eki
Sağda solda biraz bakındıktan sonra Google Earth‘de görüntüleyebileceğim bir kaç ilginç şey buldum.
Örneğin Maree Man bulduklarımın arasındaki en ilginç olanı. Avustralya bulunan adam figürünün kimin tarafından yapıldığı bilinmiyor ve ilk olarak 1998 yılında fark edilmiş.
Koordinatları: Lattitude: 29°32’2.00″S Longtitude: 137°27’59.00″E
Maree Man hakkında detaylı bilgiye ve fotoğraflara buradan ulaşabilirsiniz.
Bir diğer ilginç olanı ise, “Ne Mutlu Türküm Diyene” yazısıyla birlikte ay-yıldız figürü.
Lattitude: 37°13’31.01″N Longtitude: 42°21’21.83″E
Büyük ihtimalle Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yazılmıştır… Detaylı bilgiye sahip birisi varsa ve beni aydınlatırsa memnun olurum…

Lattitude: 33°25’41.01″N Longtitude: 111°56’9.66″W burada ise yerde durun koca bir A harfi bulunuyor, diğer figürlerden farkı sarı renkli olması…Lattitude: 39°51’13.55″N Longtitude: 74°25’4.63″W koordinatlarındaki geniş alanda ise, sağa sola saçılmış gibi duran bir çok harf şekli var. Bir çok H, O, T, V, I şeklinde bölgeler bulunuyor…
Bir çok sitede de uçan uçak görüntüsü bulmuşlar, ben de Atatürk Havalimanı etrafında şöyle bi bakındım ama uçan uçak bulamadım. :)
Elinizde paylaşmak istediğiniz yerler varsa, koordinatlarını yollayın lütfen, sevdim ben bu işi…
dmoz Açık Dizin Projesi
30 Eyl

dmoz Open Directory Project en büyük ve en geniş insan-bazlı dizindir. Bu dizinde 5 milyondan fazla site listelenmektedir. Kabul, eklenme ve düzenleme işlemleri tamamiyle gönüllü editörler tarafından yapıldığı için yüksek kalitede bir hizmet sunmaktadır.
dmoz‘un elindeki bu kaynakdan; Google, Alexa, AOL gibi popüler arama motorlarının yanısıra 300′den fazla websitesi de yararlanmaktadır.
dmoz, ‘açık kaynak‘ felsefesiyle geliştirilmiş ve halen hizmet eden bir oluşum…
Ben de World/Türkçe/Kültür ve Sanat/Fotoğraf/Kulüpler kategorisinde editörlüğe başladım.
Bu kategoride toplam 12 site yer alıyor ve acemiliğimi atmam ve sistemi tanımam için biraz yararı oldu. Bu kategoriyi adam gibi düzenledikten sonra, daha geniş kategorilerde çalışmak için başvurdum.
Büyük kategorilerde editör olmadan önce ‘Yeşil Avcısı‘ statüsünde görev alınıyor, yani basitçe ‘kısıtlı editörlük’ diyebilirim. Düzenlenen, eklenen siteler, bir başka editörün kontrolünden geçtikten sonra websitesinde görülür hale geliyor.
Şuanda World/Türkçe/Kültür ve Sanat/Fotoğraf/Fotoğrafçılar bölümünde de ‘Yeşil Avcısı’ olarak görev yapıyorum. Bu bölümde yaklaşık 90 tane websitesi bulunuyor, bunları düzenleyerek acemiliğimi atıcam sanırım.
Belli bir süre sonra da normal editörlük için başvuru yaparım herhalde, çok düzgün işleyen bir sistemleri var ve bu dmoz‘un içerik kalitesine büyük oranda yansıyor.
World/Türkçe kategorisinde yaklaşık 20,000 site bulunuyor…
Bir Terapi Türü: ‘Blogging’
22 Eyl
Yeni yapılan bir araştırmaya göre, bir blog sahibi olup, sürekli yazılar yazan insanlar, bu aktiviteyi bir tür terapi olarak görüyorlarmış.
Amerikalı blog kullanıcıları üzerinde yapılan anket değerlendirmesine göre, blog sahiplerinin yaklaşık %50si ‘blogging‘i terapi olarak değerlendirmişler.
Bu aynı şekilde benim içinde geçerli ve eminimki bir çok kişi içinde aynı şey söz konusu…
Bazı yazılarım o günkü psikolojik durumum hakkında fazlasıyla bilgi veriyor :)
Aslında yazdığım yazılara daha fazla yorum yapılmasını bekliyorum, bu şekilde başkalarınında aynı konularda neler düşündüklerini öğrenme fırsatım ve tartışma fırsatımız olur.
Ayrıca bu şekilde yıllardır yaptığım ‘yardım’ olayına, bir nevi devam ettiğimi sanıyorum, bildiklerimi başkalarıyla paylaşmak herzaman için beni mutlu ediyor. Alper Kanat‘ın blogunun sloganı gibi; “Bilgi Paylaştıkça Çoğalır..!”
Ben bir şeyler paylaştıkça, daha fazla yeni bilgiyle karşılaşıyorum ve bu da gelişim açısından gerçekten önemli, herkese tavsiye edilir ;)
AOL tarafından gerçekleştirilen anketin detaylarını, buradan öğrenebilirsiniz…

Sunucu Problemi
14 Eyl
Bir haftayı aşkın süredir bir sunucu problemi yaşamaktaydım, bugün itibariyle bu problem çözülmüş durumda, bundan sonra da yazılar yazmaya devam edeceğim…
Şimdilik bazı ufak tefek problemler var, onlarda yavaş yavaş ortadan kalkar umarım.
Örneğin, Alper Kanat blogumun düzeldiğini haber verdiğinde, hiç bir yazı ana sayfada gözükmüyordu, halbuki hepsi duruyordu…
Bunun nedeni sunucu geri geldiğinde, tarihinin 2002‘i gösteriyor olmasıydı, bu yüzden önceden yazdığım bütün yazılar 2-3 sene sonra gözükecek şekilde zamanlanmıştı. Sunucu saati düzelince, WordPress‘de yazıları gösterebildi.
Hani WordPress kullanıcılarının başına böyle bir şey gelirse, akıllarında bulunsun…
(“MTV’nin ‘sözde’ Fragmanı Hakkında” başlıklı yazım silindi, vakit bulunca tekrar yayımlayacağım…)
Bir ‘Hack’ Hikayesi – Wi-Fi
6 Ağu
Wi-Fi nedir?
Wi-Fi veya Kablosuz Yerel Ağ (WLAN), kablo yerine 802.11a, 802.11b veya 802.11g radyo frekansı kullanan ve çeşitli kablosuz Internet bağlantıları sağlayan orta boyutta bir BT ağıdır. Wi-Fi veya WLAN ağının olduğu yeri biliyorsanız, web içinde gezebilir, e-posta gönderip alabilir ve özel şirket ağınıza erişebilirsiniz. (kaynak; hp.com)
‘Canı sıkılmış bir insan‘ herzaman korkulması gereken bir varlıktır… ;)
İlk önce karakterlerimizi tanıyalım; aktörümüz, taaa gurbet ellerden yaz tatili için İstanbul’a gelmiş yakışıklı bir genç. Kurbanımız ise kullandığı Wi-Fi’den hiç bir şekilde anlamayan evli ve çocuklu bir şahıs…
Gelelim hikayeye; hiç bir ayarı yapılmamış, kullanım klavuzu dahi okunmadan kullanılmaya başlanan bir router var. Bizim kahramanımız hemen bu Wi-Fi bağlantıya bağlanıyor, anlattığına göre, ilk işi whatismyip.com gibi kurbanın gerçek IP adresini bulabileceği bir websitesine bağlanmak olmuş.
İlk işlem, tamam, IP adresi elimizde…
Ardından internet gezginini (browser) bu bulduğu IP adresine yönlendiriyor. Zavallı router kahramanımızın IP adresini 192.168.* tarzı yerel ağdan gördüğü için, ayarlara girmesine izin veriyor. Ama o da ne?! Router, ayarlara girmeden önce şifre sordu!
Tıkandık mı? Yoo, kurbanımız kullanım klavuzunu hiç okumadığı ve şifreyi değiştirmediği için bir problem yok….
Kahramanımız kullanıcı ismi, şifreye ‘admin‘ yazarak, modem ayarlarına giriş yapıyor… Ve gerekli bilgileri ediniyor, ardından da ‘sniffer’ adı verilen programlarla kurbanın internetini ‘dinlemeye’ başlıyor… Telefon hattına iğne atıp, konuşmaları dinlemek gibi…
1 günün sonunda, kurbanın hotmail şifresi, ailesindeki fertlerin ad/soyad/doğum tarihi bilgilerini, tatil rezervasyonunu, cep telefonu bilgilerini, yaptığı sohbetlerin ayrıntılarını ve ulaşabileceği her türlü kişisel bilgiye ulaşıyor.
Çok sakıncalı değil mi? Hem maddi hem de manevi açıdan büyük çöküntü yaşatabilir bu olay.
Düşünün şimdi, yarın gidecekleri tatilin bütün rezervasyon bilgilerini değiştirirse, ne hoş bir tatil olur değil mi?
Kahramanımızın notu;
isin ozeti wifi nedir bilmeyen kurmasin kardesim yada bilen birine kurdurtsun
Gerçek bir hayat hikayesine dayanmaktadır. Ayrıca bazı detaylar bilinçli olarak verilmemiştir
Hikayeden öğrendiklerimiz;
- Kullanma klavuzlarını okuyalım.
- Bize verilen bütün şifreleri değiştirelim.
- Bilmediğimiz işlere burnumuzu sokmayalım.
- Bilgilerimizin güvenliğine her zaman çok ama çok dikkat edelim.





