Sessizliğe Mahkum Bir Blog
Sinema
My Sassy Girl (2001)
5 Ağu

Orjinal ismi Yeopgijeogin geunyeo olan My Sassy Girl romantik bir komedi…
Bu film, oyuncular ve hikaye bakımından, Güney Kore filmlerinin son zamanlarda kazandıkları popülaritenin boş olmadığının bir göstergesi.
Filmin hikayesi gerçek bir ilişkiye dayanıyor, Ho-sik Kim yaşadıklarını Internette yayımlıyor, sonrasında bu küçük hikayeler roman haline getirilmiş. Ardından da 2001 yılında filmi çekilerek, gösterime girmiş.
Zıt karakterli kız ve çocuğun yaşadıklarını yüzümde gülümseme oluşarak izledim, eğer çok ‘duygusal’ iseniz bazı sahnelerde gözünüzden yaş gelmesi kaçınılmaz…
Filmdeki bir konuşmadan alıntı;
- Gökyüzü neden mavi biliyor musun?
- Çünkü güneş ışınlarının yansıması…
- Hayır! Benim için… Ben mavi istiyorum, mavi oluyor. Ateş neden sıcak biliyor musun? Hepsi benim için. Sıcak olmasını istiyorum, o yüzden sıcak. Kore’de niçin 4 mevsim de var biliyor musun?
- Senin için?
- Doğru!

IMDb‘de filmin detaylarına bakarken, bu filmin bir başka uyarlamasının 2006′da gösterime girecek olduğunu farkettim, ve üzüldüm… Tahmin edin, bu gerçek yaşam hikayesini, kim tekrar filme alıyor?
Amerikan Yapım Şirketleri…
Film kötü mü yönetilmiş, hikayede eksik yanlar mı var, üzerinden çok uzun yıllar mı geçmiş?!
Ne gerek var şimdi yeniden çekilmesine???
Cevap, para…
Adamlar baktılar ki hikaye çok güzel, Güney Kore‘de büyük gişe yapmış, festivallerde ödüller almış bir film, hemen kendilerine pay çıkartıyorlar.
Türkiye’de sinemalarda vizyona girmedi, ama Amerikan versiyonu muhakkak girecektir, ve bir çok insan ilk çekilen filmden habersiz olacak…
Aynı prodüksiyon şirketi Oldboy gibi daha başka uzak doğu filmlerini yeniden çekmeye hazırlanıyor…
Samaria (2004)
4 Ağu

Ki-duk Kim‘in yönettiği Samaria (Samaritan Girl – Fedakar Kız) ile Kore sinemasının tadını bir kez daha çıkardım…
Filmde ‘teen’ olarak nitelendirilen, lise öğrencisi Koreli iki kız arkadaşın yaşadıklarını izliyoruz. Kızlar, Avrupa turu yapabilmek için para biriktiriyorlar, ve bunun için Dünya’nın en eski mesleğini icra etme yolunu seçiyorlar.
Hani genelde filmlerin sonlarında beklenmedik olaylar olur ve film biter, Samaria’da ‘beklenmedik’ olaylar filmin içerisinde arka arkaya geliyor.
Filmin konusunu beyazperde.com‘dan okuyabilirsiniz, ben anlatmaya kalkarsam bütün etkilendiğim sahneleri anlatmam gerekecek, ozaman da izlemenin zevki kalmaz…
Ki-duk Kim, Bin jib (3-Iron – Boş Ev)’de olduğu gibi yine kaliteli bir iş çıkarmış. beyazperde.com‘daki habere göre Ki-duk Kim, 24 Eyül – 1 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek 42. Antalya Altın Portakal Film Festivali‘ne ‘Onur Konuğu’ olarak katılacakmış.
Samaria izlenmesi gereken ve hikayesinde ağır bir dramı barındıran bir film…
Filmden bir replik;
You sleep with a girl younger than your daughter. Dogs don’t even do that. Bastards like you make this world crazy!
Yüreğimde Bir Delik
14 Tem

Yönetmenliğini Lukas Moodysson‘un yaptığı Yüreğimde Bir Delik (Hål i mitt hjärta, Ett / A Hole in My Heart) isimli film yeni TCK gereğince ‘yasaklı film‘ kategorisine girdi…
Yasak haberini ilk önce gazeteden, daha sonra da beyazperde.com‘da okudum. Filmin konusundan, verdiği mesajlardan vs. hiç bahsedilmiyordu, böyle olunca beni bi merak sardı.
İlk önce beyazperde.com‘da filmin konusuna bakmayı denedim, ama o da ne? Filmin konusunu yazmamışlar…
Bende yapılan yorumları okumakla yetindim, ardından IMDb‘de filmin konusu ve izleyici yorumlarını okudum.
İnsanlar; ya çok beğenip, yere göre sığdıramıyordu, ya da hiç beğenmeyip, yerin dibine sokuyorlardı.
Bu durum daha da ilgimi çekti tabiiki…
Lukas Moodysson aynı zamanda 2002 yapımı Lilja 4-ever‘ın yönetmeni. Lilja 4-ever’ı izlerken çok etkilenmiştim, hikayeyi çok sade, ve başarılı bir şekilde anlatıyordu… İnsanı etkisi altına alan, kaliteli bir ‘dram‘
Yüreğimde Bir Delik bir çok ‘rahatsız‘ edici sahne barındırıyor, izlerken gözlerinizi kapatmanıza sebep olabilecek, iğrenebileceğiniz sahneler var… Diğer bir çok filmde olduğu gibi…

Bu film bir çok kişinin dediği gibi bir ‘pornografik’ film değil, bu film ‘porno’ gerçeğinin altında yatan, karanlıkta kalan yönlerini anlatıyor.
Evet, film bir çok kişinin izleyebileceği türden bir yapıt değil, fakat bu yasaklamayı hiç bir zaman haklı göstermez. Filmin belirli bir yaş (örneğin 21+) sınırı ile gösterime girmesi gerekirdi.
Lilja 4-ever, dünya çapında seks ticaretiyle mahvedilen milyonlarca çocuğa adanmış bir filmdi. Yüreğimde Bir Delik ise bir çok mesaj barındırıyor içinde. Örneğin filmde geçen ve protesto edilen kavramlar;
- Kitle iletişim araçlarında kadınların küçük düşürülmesi
- Kadınlara karşı şiddet
- Batı ülkelerindeki oburluk ve açgözlülük
- Batı ülkelerindeki gıda israfı
- Estetik operasyonlarla insanların kendi kendilerini çirkinleştirmeleri
- Silah kültürü
- Yardıma ihtiyacı olan insanlara karşı olan ilgisizlik
- Çocuk istismarı
(IMDb’de bir kullanıcının yorumundan tercüme ettim)
Gerçek hayattan kareler görmek istiyorsanız, izleyin derim…
Gece 11:45
10 May
Bu akşam sinema.com‘un davetlisi olarak Feridun Düzağaç, Yelda Reynaud ve Yiğit Özşener‘in başrolde yer aldıgı, “Gece 11:45” adlı filmin İstanbul galasına katıldım. Davetiye kazandığımı bu sabah öğrendiğim için, benimle gelecek birisini bulamadım ve bunun sonucunda tek başıma gidip, bi güzel izledim :)

Yönetmen ve oyuncularında katıldığı galada yanıma Nilüfer Açıkalın oturdu, ve beraber filmi izledik ;) En son Nilüfer Açıkalın‘ın televizyonda gösterilen ‘Kimsecikler‘ (1999) isimli filmini izlemiştim. Kendisi benim yanımda oturan ve nispeten ‘sessiz’ olan film boyunca patlamış mısır yiyen dengesiz kadına uyuz oldu, 4-5 defa kafasını çevirip rahatsız olduğunu belli etmeye çalışsada hiç bir sonuç elde edemedi… Aslında patlamış mısır yemeyi kaldırmaları lazım, fakat sinema işletmecilerinin bilet ücretinden sonra en büyük kazançları patlamış mısır.
Herneyse, Ercan Durmuş‘un yönettiği film daha çok bir festival filmi havasında, derin bir hikaye işliyor ve üç farklı kişinin yollarının nasıl kesiştiğini izliyoruz… Her nedense filmi izlerken David Lynch‘in bir filmini izliyormuşum gibi hissettim, fakat daha sonra neden böyle düşdüğümün sebebini bulamadım… Hikayede çok ağır bir dram söz konusu değil, filmin sonunda hüngür hüngür ağlamıyorsunuz ama sizi bazı şeyleri düşünmeye zorluyor.
Filmde bir diğer beğendiğim özellik ise çekim tekniğiydi, teleobjektifler kullanılarak farklı bir hava katılmış.
Filmin Künyesi;
Yapım : 2004 Türkiye, 98 dakika
Gösterim Tarihi : 13 Mayıs 2005
Bilgi: IMDb & beyazperde.com & 4×10.com
Oscar Toto
21 Nis
Oscar ödülleri verilmeden önce, popüler sinema portalı beyazperde.com ‘Oscar Toto’ adında bir yarışma düzenlemişti. Yarışmanın üzerinden yaklaşık 2 ay kadar geçti, doğal olarakta yarışmaya katıldığımı unuttum ve websitesinden takip etmedim.
Dün “Haftalık Dergisi” sinema yazarı Murat Emir Eren‘in gönderdiği e-posta ile yarışma sonucunda ödül kazandığımın farkına vardım :) Aslında ödül kazandığıma dair bir e-posta gönderilmesini beklemiştim, fakat böyle bir şey yapmamışlar. Emir Bey’in gönderdiği e-posta sonrasında beyazperde.com‘da şöyle bir araştırdım ki ‘Spiderman-2 Soundtrack Albüm’ kazanan elli kişiden birisi benim…
Bana gelen e-postadan alıntı;
Ödülleriniz posta yoluyla ellerinize ulaştırıldığından postadaki gecikme, kaybolma, adreste bulunamama gibi durumlarda ne yazık ki elimizden bir şey gelmiyor. Ancak yine de hediyeleriniz size ulaştıkça haber verirseniz ya da sizlere ulaşmayan hediyelerinizi bana bu mail adresinden bildirirseniz seviniriz…
4 Nisan haftasında postalanan albümüm henüz elime ulaşmadı, umarım başına bir iş gelmemiştir, Emir Bey’e e-posta gönderip haber verdim, bakalım ödülüme kavuşabilecek miyim…
Gelinim Olur musun?
7 Nis

Dün akşam sinema.com‘un davetlisi olarak, 2004 yapımı Gelinim Olur musun? (Bride & Prejudice) filminin özel gösterimine katıldım. Filmin türünü beyazperde.com biraz abartıp Komedi / Romantik / Müzikal / Romantik Komedi şeklinde belirlemiş, film başlangıçta tam bir müzikal havasında başlıyor, fakat ilerleyen dakikalarda romantik komedi şeklinde ilerliyor. Bazı yerlerde müzik ve koronun abartıldığı olmuş, herhalde müzikal böyle oluyor… Ayrıca espirileriyle insanları kahkahadan öldürmüyor, fakat filmin büyük bir bölümünü gülümsemeyle izliyorsunuz.
Filmde dört tane güzel kıza sahip olan bir anne var, ve anneleri kızlarını zengin damatlarla evlendirmek istiyor… Bu kızlardan biride 1994 Dünya Güzeli Aishwarya Rai (IMDb)
Çok renkli bir film, filmde Hindistan kültürü hakkında bir çok bilgi de veriliyor, müzikleriyle sürekli tempolu bir şekilde ilerleyişi var. Müzikal olmasının yanında, dans ve kıyafetlerdeki renk cümbüşüyle izleyiciyi etkiliyor.
Aishwarya Rai ise kendi güzelliğiyle insanı mest ediyor :)

Orijinal isminden de anlaşılabildigi gibi filmin sonunda hiç bir zaman kimseye karşı önyargılı davranılmaması gerektiği dersini çıkartıyoruz…
Boş vaktiniz varsa ve biraz eğlenmek için ya da benim gibi davetiye/bedava izleme sansi bulursaniz izleyin.
Benim puanım, 10 üzerinden 6.

Filmin Künyesi;
Yapım : 2004 İngiltere, ABD yapımı, 111 dakika
Gösterim Tarihi : 8 Nisan 2005
Resmi Web Sitesi : brideandprejudicethemovie.com
Diğer: IMDb & beyazperde.com & sinema.com





