Sessizliğe Mahkum Bir Blog
Sinirlendim !
Uçağa Lazer Tutmak
12 Ara
Yeşil renkli lazerlerin; futbol maçlarında futbolcuların ilgisini dağıtmak için kullanıldığını ve iniş sırasındaki uçaklara tutulduğunu internetten ve gazetelerdeki haberlerden biliyordum. (Ayrıca gerçek amaçları dışında kibrit yakmak ve balon patlatmak için de kullanılıyormuş.)
Maçlarda yayıncı kuruluşun lazeri tutanları ifşa etmesiyle ve para cezasına çarptırılmalarıyla artık kullanılacağını sanmıyorum, ancak benzer durum uçağa lazer tutanlarda geçerli değil şimdilik.
Aslında Türkiye’de de uçağa lazer tutma eyleminin polis korkusu yüzünden azaldığını ya da bittiğini düşünüyordum ki pek öyle değilmiş.
İşimle alakalı Dubai‘deki bir eğitime katıldıktan sonra 8 Aralık Çarşamba günü Emirates Havayolları‘nın EK121 sefer sayılı uçuşuyla İstanbul’a döndüm. Atatürk Havalimanı’na saat 18.30 civarı inişe geçtiğimizde camdan İstanbul manzarasını izliyordum.
İşte tam o sırada önce Kadıköy ve sonra da yine Anadolu yakasında boğaz hattından bir yerden gözüme yeşil lazer tutuldu. O hattan geçen tüm uçaklara lazer tutanların yakalandığını ya da buna karşı bir işlem yapıldığını hiç sanmıyorum.
Tam iniş anında gözleri karanlığa alışmış pilotların gözüne lazer tutulduğunda geçici görme kaybı ya da ilgilerinin dağılması sonucu kazaların meydana gelmesi mümkün, bu yüzden bazı ülkelerde bu eylemi yapanlar ciddi şekilde cezalandırılıyor, ama Türkiye’de yakalanamıyorlar bile.
Mayıs 2010 tarihli haberden alıntılar;
TK 963 sefer sayılı Ercan-İstanbul uçağının pilotu, Yeşilköy sahilinden uçağa lazer tutulduğunu rapor edince emniyet birimleri alarma geçti. Pilotun durumu Atatürk Havalimanı Uçuş Kontrol Merkezi’ne bildirmesinin ardından DHMİ yetkilileri durumu Yeşilköy Karakol Amirliği’ne bildirdi.
…
İngiliz Havayolu British Airways’in Londra-İstanbul seferini BA 680 sefer sayılı Uçağının pilotu 13 Ekim 2009 tarihinde Atatürk Havalimanı’na iniş için alçaldığı sırada aynı şekilde kendisine lazer tutulduğunu rapor etmis, pilot tedbir amaçlı olarak bir sonraki uçuşunu yapmamıştı.
…
Avusturalya’da geçtiğimiz yıl iniş yapan bir uçağın pilotunun gözüne yeşil lazer ışığı tutan ve pilotun geçici körlük yaşamasına neden olan iki Türk genci yakalanmış, birisi tutuklanırken diğeri de kefaletle serbest bırakılmıştı.
Aşağıdaki videoda polis helikopterine lazer tutan gençlerin nasıl yakalandığını izleyebilirsiniz, benzer şekilde Türk polisi de İstanbul semalarında gezip, lazercilerin yerlerini tespit edip yakalamalı.
Kablosuz Ağların Zararları
27 Kas
Bu hafta içerisinde Hollandadaki Wageningen Üniversitesi’nin bir araştırma sonucu yayımlandı, bu araştırmaya göre kablosuz (wireless) ağların (WiFi) yaydığı elektromanyetik radyasyondan ötürü ağaçlar zarar görüyor.
Hürriyet’in haberi;
Kablosuz modemlerin (Wi-Fi) yaydığı radyasyonun insan sağlığına zarar verip vermediği tartışmaları sürerken Hollanda’ya yapılan bir araştırmanın sonuçları çok çarpıcı. Kablosuz modemlerin yaydığı radyasyonun ağaçların ölümüne neden olduğu ortaya çıktı.
Çevremizde radyasyon yayan o kadar çok cihaz var ki; cep telefonu, fotokopi makinası, televizyon, kablosuz tüm iletişim araçları ve mikro dalga fırınlar hayatımızın olmazsa olmazları arasında.
Yaşam alanımızdaki radyasyon kaynaklarını olabildiğince azaltabilmek elimizde, peki ya dışarıdan maruz kaldıklarımız?
Örneğin, odama çevredeki binalardan en az 35 tane kablosuz ağ sinyali ulaşıyor;
Türk Hava Yolları (THY) Memnuniyetsizliği
24 Eki
Türk Hava Yolları‘nın TK-090 sefer sayılı uçuşu ile 8 Ekim Cuma günü Güney Kore‘ye gittim.
Cuma akşamı trafiğini hesaba kattığımdan ve gümrüksüz satış mağazalarında (duty-free shop) alışveriş yapacağımdan evden erken çıktım. Havalimanına gittiğimde check-in işlemi uçuşum için daha yeni başlamıştı ve sanırım ilk check-in yaptıranlardan biriydim.
THY check-in görevlisi sisteme giriş yapmadan önce ilginç sorular sormaya başladı;
- Güney Kore’ye mi? (Evet.)
- Ne için gidiyorsunuz? (Eğitim için.)
- Öğrenci misiniz? (Ha, yok hayır, çalışıyorum, işle alakalı bir eğitim.)
- Çok sık yurt dışına çıkıyor musunuz? (Hayır!? En son altı ay önce çıktım.)
Son soruya cevap verirkenki ses tonumdan açıklama yapma ihtiyacı hissetti;
Uçuşunuzla ilgili özel bir durum var da, ama önce bilgilerinize bakayım sistemden. (…) Online check-in yaptırmışsınız, uçakta yeriniz var, ancak bu uçuşumuzda fazla satış (over booking) yapılmış. Yarınki uçağımızla uçmak ister misiniz?
Eğer yarınki uçakla gitmeyi kabul ederseniz, herhangi bir başka dış hat uçuşu için hediye açık bilet verebiliriz. Ya da 450 Euro verebiliriz.
Ben olumsuz yanıt verince, yaklaşık bir 10dk ikna etmek için çabaladı ama nafile. Uçuş saatine kadar eğer uçmaktan vazgeçersem tekliflerinin geçerli olacağını, pasaport kontrolünden sonra bile fikir değiştirebileceğimi belirterek biniş kartımı verdi.
THY Fazla Satış – Overbooking Açıklaması
Havayolu taşımacılığında bileti ve rezervasyonu olmasına rağmen yolcular çeşitli nedenlerle uçuşlarına gelememektedir. Bu yolcuların (No Show) neden olduğu etkileri azaltmak ve tüm yolculara istedikleri uçuşta yer vermeyi sağlamak amacıyla, tüm dünya havayolları gibi Türk Hava Yolları da seferlerine zaman zaman “overbook” yani kapasite fazlası satış yapmaktadır.
Konuşmasından bu teklifi sadece Türk yolculara yaptıklarını, Kore’li yolculara böyle bir teklifte bulunmadıklarını anladım. Sanırım check-in işlemlerinde sona kalan bir kaç yolcu uçamadı…

Yarım saatlik rötarlı kalkışın ardından, 10 saatlik İstanbul – Seul uçuş sırasında kabin memurlarının disiplinsiz davranışları ile karşılaştım. Ayrıca nedense her servis yaptıklarında üzerime mütemadiyen bir şeyler düşürdüler.
Incheon/Seoul Havalimanına indiğimde pasaport kuyruğunda sona kalmamak için hızlı hızlı yürüdüm ve önlerde sıraya girdim. Ancak erken sıraya gireyim derken ülkeye giriş için bir form doldurmam gerektiğini atlamışım. Kimlik bilgilerim, kalacağım yer, telefon numaram, pasaport numarası vs. gibi bilgilerin yazıldığı formu doldurduktan sonra tekrar sıraya girdim.
Ben formu doldurana kadar Dubai‘den Emirates Hava Yolları ile gelenler çoktan sırayı doldurmuştu, benden sonra gelmelerine rağmen onlar form doldurmak için vakit kaybetmediler. Çünkü Emirates Hava Yolları doldurulması gereken formları uçuş sırasında yolcularına dağıtmıştı ve herkes hazır olarak pasaport kontrolüne gelmişti.
Pasaport kontrolünü geçip, bavulu altıkdan sonra da gümrükle alakalı başka bir form doldurdum, Emirates bu formu da yolcularına doldurtmuştu.
Bu form mevzusunu neredeyse haftanın her günü Kore’ye uçak Türk Hava Yolları’nın nasıl atladığını anlayabilmiş değilim.
Seul’de otele varınca bavulumu açtığımda ise kıyafetlerimin ıslak olduğunu gördüm, sanırım bavullar uçağa alınmadan önce korunaksız bir şekilde yağmur altında kalmış. Kirlenen gömleklerimi yıkattırdım, diğer eşyalarımından bazılarını astım, bazılarını da saç kurutma makinasıyla kuruttum.
Dönüş yolculuğumu ise TK-091 sefer sayılı uçuş ile 15 Ekim Cuma günü yaptım. Seul’deki en geç saatteki uçuşu (23.55) THY yapıyor.
Incheon-Seoul Havalimanında 21.30‘da gümrüksüz satış mağazaları (duty-free shop) da dahil olmak üzere tüm restorantlar ve mağazalar kapanıyor. Uçuş saatine kadar kimseciklerin olmadığı terk edilmiş bir havalimanında bekleyerek geçiriyorsunuz.

12 saatlik Seul – İstanbul uçuşu sırasında ise kabin memurlarının asık suratlarına ve servisdeki beceriksizliklerine tanık oldum.
THY‘nin reklamlarında kullandığı “Feel Like a Star!” ve ‘We are Turkish Airlines, We are Globally Yours” mottoları tamamen yalan…
Ciceksepeti.com Kalitesizliği
21 Mar
Çiçek Sepeti‘nden yaptığım ilk alışveriş ile, kalitesiz hizmetleri ve çözümsüzlük yaratan müşteri ilişkileri departmanıyla tanışmış oldum.
Geçen haftalarda ciceksepeti.com’a verdiğim siparişimde bulunan güllerin eksik gönderildiğini öğrendim. Websitelerindeki ürün detay sayfasında 8 adet kırmızı gül olduğu yazmasına rağmen, sadece 4 adet gül gönderilmiş.
Ciceksepeti.com müşteri ilişkileri departmanına durumu ilettiğimde benden ürünün fotoğraflarını istediler, ancak ürünün kusurlu olduğunu çok geç öğrendim. Çiçeğin gönderildiği kişiye de “Kaç tane A çiçeğinden, kaç tane B çiçeğinden” var gibi bir soru sormak da uygun değildi…
Müşteri ilişkilerinin istediği ürün fotoğrafını çekip gönderemedim, çünkü çiçekler taze olmamasından da ötürü çabuk solmuş ve çöpe atılmışlardı.
Daha sonra ciceksepeti.com’dan şu cevabı aldım;
Bir önceki mailimizde de belirttiğimiz üzere ürün görselleri olmadan, depo çıkış resimleri ile karşılaştırma yapılmadan işlem yapılamamaktadır.
Bu durumda da depo çıkış fotoğraflarını bana göndermelerini rica ettim, böylece sorunun şirketten mi yoksa yolda gelirken tırtıklandığından dolayımı olduğunu anlamış olacak ve ciceksepeti.com’dan ileride tekrar alışveriş yapıp yapmamaya karar verecektim.
Ancak ellerinde var olduğunu iddia ettikleri depo çıkış fotoğrafını da benimle paylaşmadılar. Bu durumda 2 sebep var;
- Ellerinde depo çıkış fotoğrafı yok.
- Depo çıkış fotoğrafında da güllerin eksik olduğu belli.
Ben ilk defa kullanacağım bir e-ticaret sitesine güvenerek kredi kartı bilgilerimi vs. vererek alışveriş yapıyorum, ancak onlar müşterilerinin beyanına inanmıyorlar. Onlarda elimde kendilerini tüketici mahkemesine şikayet edecek delil olmadığını bildiklerinden umursamaz davranıyorlar.
Sonuç olarak ciceksepeti.com’dan alışveriş yapmamam gerektiğini yaşayarak tecrübe etmiş oldum.
Ciceksepeti.com’dan bir daha alışveriş yapmamak için sebepler;
- Seçtiğiniz ürün ile gönderilen ürün birebir aynı değil.
- Gönderilen çiçekler taze değildi, kalitesizdi.
- Satış sonrası destekleri zayıf, sadece çözümsüzlük üretiyorlar.
- Teslimat belirttiğiniz saat aralığında yapılmıyor.
- Siparişin teslim edildiğine dair bilgilendirme e-postası ve cep telefonunuza gönderilen kısa mesaj teslimat yapıldığı anda gelmiyor.
GÜNCELLEME: Çeşitli mecralarda şikayetimi dile getirdikten sonra Çiçeksepeti.com Müşteri İlişkileri tarafından telafi ürün gönderildi. Depo çıkış fotoğraflarını da buldukları zaman paylaşacaklarını söylediler, ancak henüz bir gelişme olmadı.
Dolandırıcılardan Mesajım Var
21 Mar
Bu akşam telefonuma gelen mesaj; (İmla hataları özellikle düzeltilmemiştir)
DEGERLI ABONEMIZ SEDA SAYAN’NIN PEPSI YASATIR SENI KAMPANYASINDAN 100 BIN VE 10 BIN TL ÖDÜL IKRAMIYESINDE HATTINIZ 1500 HAT ARASINDA HATTINIZ 2.NCI CIKTI 20 BIN TL KAZANMISTIR BILDI VE ISLEM MERKEZI ICIN 0531 481 35 89 PEPSI DANISMA HATTINI ARAYINIZ
Peki nedir bu mesaj? Tabii ki dolandırıcıların olta atması, yemleme yapması, bir başka değişle phishing.
Ağustos 2009‘da ayyuka çıkan bu dolandırıcılık yöntemi sonrasında Pepsi Türkiye‘nin açıklaması;
Tüketicilerimizin cep telefonlarından onları arayarak ya da SMS göndererek ikramiye kazandıklarını söyleyerek onlardan kontör yükleme, nakit para ya da banka hesap bilgileri tarzında taleplerde bulunan kişilere itibar edilmemelidir. Çünkü para ödülü kazanmak için SMS ile kampanyaya katılmak dışında tüketicilerimizden hiçbir şey talep edilmemektedir.
Pepsi’nin reklam kampanyası dolandırıcıların hedefi oldu – Referans
UNO’nun Ekmeğinden Çıkan Plastik
19 Ara
UNO ekmeğin zamanında “El Değmeden Üretilen Ekmek” şeklinde reklamları ve iddiası vardı. Şimdilerde ise aşağıdaki fotoğrafta da gözüken plastik parçanın ekmekten çıkması mümkün…
Bir süre önce UNO’nun websitesinden durumla ilgili şikayetimi bildirdim ancak geri dönen olmadı.
Ülker Grubu‘na satıldıktan sonra kalitesinde düşüş olması pek de şaşırtıcı bir durum olmasa gerek…









