Sinirlendim !

Turkcell – Cepte Cevap

Peh, Turkcell yeni bir servisi hizmete sunmuş, bugün bi mesaj geldi;

Bilemediğiniz soruyu 4500e yollayin, CepteCevap yanitlasin. Or: Peru’nun baskenti? Euro kuru? Sayisal sonuclari? Etiler’deki nobetci eczaneler? Dunyanin en uzun agaci?

Eee, tabii yeni bir servisi denemeden duramadım, soru olarak “Ozan Güven kimdir?” diye sordum.

Hemen ardından gelen cevap;

Sorunuzu birazdan yanitlayacagim. Sorunuza cevap alamazsaniz size gonderilecek mesaj ucretsiz olacaktir.

Sonrasında 5 dakikalık bir bekleme, ve işte cevabım geldi;

Merhaba, Ozan Guven sinema oyuncusudur. Size baska nasil yardimci olabilirim?

Hah! Sonuç; bu servis beş para etmez!

Herneyse, zeki adamlar Google‘da arama yapıp, gelen sorulara cevap veriyorlar… Bunu anlamak çok da zor olmadı, bir soru daha sordum ve Google’ı kullandıkları için direk benim bloga giriş yaptılar. Kullanıcı istatistiklerinden de yakaladım…

Bu şekilde bir soru aklıma geldiğinde, WAP‘dan Google’a bağlanıp kendim aramamı yapıyorum, hem daha ucuza geliyordur herhalde…

Yeni bi hizmet olduğu için Turkcell’in sayfasında bir bilgi bulamadım, ama herhalde 3 kısa mesaj şeklinde ücretlendiriliyordur.

Sabah Gazetesi‘nde de bu konuyla ilgili bir yazı buldum, örnek sorular da yazmışlar…

Azdılar mı yine?!

1. Ordu Komutanı Orgeneral Hurşit Tolon diyorki;

Sınırötesi operasyon konusunda değişik ülkelerden yapılan açıklamalara sert tepki gösteren Orgeneral Tolon, “Sanki onlara soran varmış, sanki onlardan onay talep edilmiş de ‘lütfetmişler’, ülke sınırlarımız içinde bu mücadeleyi sürdürürsek desteklerini ifade ediyorlar.

Sınırımıza çok yakın eşkıya yuvalarına devletin uluslararası antlaşmalara dayalı olarak meşru müdafaa hakkı ile yapacağı operasyonlar için oralarda bağımsız bir devlet olduğunu açıklamışlar. Nasıl bir bağımsız devletse? Uluslararası geleneklere göre haddini ve hukukunu aşmaması gereken bir temsilci de bunlara karşı ‘silahlı mücadele yapmayın’ diyerek aklınca bize öğüt vermektedir.
Yine buyurdular ki, onların kanını akıtanlar teröristmiş, bizim canımızı yakanlar ise milismiş. Gördünüz mü uluslararası adaleti, hukuku eşitliği, çifte standardı?”
kaynak: ntvmsnbc.com

Şimdi bu köpekler 1980′den beri hain saldırılar düzenliyorlar, ve tek çözüm silahlı mücadele. 25 yıllık bu uzun süre içerisinde silahlı mücadele haricinde yollarda denendi, fakat bu yaratıklara anlayacakları şekilde yanıt vermek gerekiyor…

TSK, sınırötesi operasyonu Saddam döneminde yapıyordu ve gerekirse yine yapacak.
Her ülke belirli terör örğütlerini desteklemektedir ya da daha önceleri desteklemişlerdir, ayrıca silah sanayisinin varlığını sürdürebilmesi için sürekli bir ‘çatışma’ yaratmak gerekiyor…

Dip Not: Kürtçe diye bir dil yoktur; kürt diye bir ırk, millet yoktur. Tarihte çeşitli dönemlerde konar göçer türkmenlere kürt ismi verilmiştir…

(bu dip not tartışmaya açık değildir.)

PAM, Güvenlik Rezilliği

Geçen hafta, Meksika’dan gelen arkadaşımla birlikte Mecidiyeköy Profilo Alışveriş Merkezi‘ne gittik…
Artemisa, havalimanında ilk karşıladığımız dakikadan itibaren sürekli kamerasıyla çevresini çekiyordu. Profilo’ya gittiğimiz akşamda etrafı ışıklandırılmış alışveriş merkezini kamerası ile çekmeye başladı. Tam ana kapının önüne geldiğimizde güvenlik görevlilerinden biri “Hoouuup !! Çekmeü!” şeklinde bir cümle söyleyerek, kameranın önünü eliyle kapattı.

Evet, belli güvenlik sebeplerinden dolayı kamera/fotoğraf çekimi yasak olabilir, fakat böylesine ‘kaba‘ bir uyarı olmaz. İnsanlara, direk olarak potansiyel suçlu muamelesi yapmak çok yanlış. Çok daha kibar bir ses tonuyla, “Pardon, burada çekim yapmak yasak” cümlesini söylemek okadar da zor olmasa gerek.

Artemisa, tabiiki böyle bir tutum karşısında şaşırdı, o anda güvenlik görevlisiyle de herhangi bir tartışmaya girmedim. Fakat bu yapılan çok büyük bir ayıptı ve geçen Cumartesi günü Profilo Alışveriş Merkezi‘nin websitesi üzerinden bir şikayet e-postası gönderdim.

Dün, Profilo Alışveriş Merkezi’nden arayıp, “Özür” dilediler, fakat bu özürü bana değil Artemisa’ya dilemeleri gerekiyor. Artemisa’ya atacağım e-posta’da bundan bahsetmeyi düşünüyorum.
Telefondaki yetkili hernekadar uyarılar ve eğitimlere rağmen böyle olayların yaşanıyor olmasından dolayı üzüntüsünü dile getirdi. Kendilerinin gelişimi ve hatalarını görüp/düzeltmeleri konusunda yaptığım şikayet içinde teşekkür ettiler.

PAM yönetimine, gösterdikleri ilgi için ben de teşekkür ediyorum, umarım bir daha böyle bir olay yaşanmaz…

Haydaaa !

Bu akşam bir muhabbet sırasında öğrendim ki 1 Haziranda yürürlüğe girecek yeni TCK ile düşük belli pantolon giymek ‘suç‘ sayılacakmış… Hani şu gazetecilerin kendi haklarının kısıtlayacağını söyleyip, bas bas bağırdıkları yeni TCK’da böyle bir yasa da varmış…

Yasanın “Hayasızca Hareketler” başlıklı 225. maddesi, düşük belli pantolon giyen veya göbeklerini açıkta bırakanların “teşhircilik suçu” işlediklerini öngörüyor.

Söz konusu maddede “alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır” deniyor. Maddenin gerekçesinde de “teşhircilik yalnızca cinsel organların değil, vücut bölgelerinin ihlal niteliğindeki her türlü teşhiri” olarak tanımlanıyor.

Bu durumda düşük belli pantolon, derin dekolteli bluz, “süper mini” etek giymek teşhircilik suçu kapsamına girebiliyor. Bu “suç”a altı aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.

Kaynak: hurriyetim.com.tr

Bundan büyük saçmalık olabilir mi? O zaman türban takan, çarşaf giyen, uzuuun uzuun kıyafetler giyerek vücut hatlarını gizleyenlere de ceza gelsin. Sonra da tek tip ‘üniforma‘ dağıtılsın, herkes aynı şeyleri giysin…

Sana ne kardeşim adamın ne giyeceğinden?! Bi yeri mi açılıyor, BAKMA! O tarz ortamlarda BULUNMA! İğreniyor, sevmiyor, tasvip etmiyor olabilirsin ama YASAKLAYAMAZSIN ! Sen kimsin, nesin? Nerede, hangi zamanda yaşıyoruz?!
İsterlerse evden dışarı da çıkmayalım, böyle saçma salak iş/yasa olur mu?

Yaz gelip, sahiller turistlerle dolup, üstsüz güneşlenenleri sen nezarete at bakalım bi daha ülkeye turist geliyor mu…

Bravo, bravo !

(bu sefer küfürleri içimden ediyorum, siz anlarsınız artık…)