Sessizliğe Mahkum Bir Blog
Soru-Yorum
Postayla Zincir Mektup Geldi
29 Haz
Sürekli elektronik posta ile gelen zincir mektuplardan sonra bugün normal posta yoluyla “Sevgi İle Her Şey Mümkün” başıklı zincir bir mektup geldi.
Zarfın üstüne ismimi ve adresimi yazarak 25 Haziran’da Şişli‘den göndermişler. Mektup ise daha önceden yazılmış bir mektubun fotokopisi.
İçerik olarak alıştığımız şekilde; bu mektubu 95 saat içinde elimden çıkarmam gerektiği, bunun bir şaka olmadığı, zinciri bozmayanların isimleri ve kazandıkları paralar, kaç kopya göndermem gerektiği, zinciri bozanların başına gelen kötü olaylar ve para göndermemem gerektiği anlatılıyor.
SEVGİ İLE HERŞEY MÜMKÜN
Bu kağıt size şans getirmek için yollanmıştır. Orjinali NewEnglandadır. Dünyayı 9 kez dolaşmıştır. Şimdi gene size yollanmış bulunuyor. Mektubu aldıktan sonra 4 gün içinde yollanması şartı ile şansın yüzünüze güldüğünü göreceksiniz. Bu bir şaka değildir. Onu postadan alacaksınız. Şansa ihtiyacı olduğuna inandığınız kişilere bu mektubun kopyasını yollayacaksınız. Kaderin fiyatı olmadığı için kesinlikle para göndermeyiniz, bu mektubu kendinize saklayınız. Aldıktan 95 saat sonra elinizden çıkması gerekir. (…)
Bu giriş paragrafından sonra kimlerin neler kazandığını ve neler kaybettiğini anlatıyor, 2 tane Türk’ün ismi geçiyor;
Muhasebeci olan Şahin Sarı 20 kopyayı postaladıktan sonra aldığı bilete 1.000.000.000 piyango kazandı. Emine Erenler adındaki temizlikçi kadın çöpte bulduğu mektuba inandı. Piyangolardan üst üste 30.000.000 TL kazandı.
Internette araştırınca gördüm ki mektupda adı geçen muhasabeci Şahin Sarı gerçek biri. Şahin Sarı, Milli Piyango‘nun tarihinde ilk kez, yılbaşı çekilişinde, 1 milyarlık ikramiye verdiği 1986 yılında, bu ikramiyeyi tek başına kazanmış.
Gerçek bir olayın mektupda geçiyor olması da mektuba olan inandırıcılığı arttırmak için olsa gerek.
Farklı yerlere, farklı şekillerde adres verdiğimden bu mektubu gönderenin adresimi nereden aldığını tahmin ediyorum.
Sonuç olarak bu zincir mektuba birisi inanmış ve en az 15 TL‘sini bu mektupları göndermek için harcamış. Burada tek bir kazan var, o da PTT.
Acaba bu işte PTT’nin bir parmağı olabilir mi? Neden olmasın?
Mektup, zinciri bozan bir kişinin 9 gün sonra öldüğünden bahsederek bitirilmiş.
Ben de zinciri bozuyorum…
Bünyamin Sürmeli’den Hava Durumu
13 Eyl
Bünyamin Sürmeli‘yi kar yağdığı zamanlarda yaptığı isabetli hava raporları sayesinde tanımış oldum.
Televizyonda ya da radyodan pek hava durumu takip ettiğim yoktur, ancak denk geldiğim zamanlarda da düzgün ve akıcı türkçesi ve kendine özgü anlatımıyla Bünyamin Sürmeli’nin başarısını takdir ediyorum.
CNNTürk kanalı 1999 yılının sonlarında yayına başlamasına rağmen, websitesi ancak 2004‘de açıldı. CNN.com‘un tasarımını 2007′de değiştirmesinin ardından Ağustos 2008‘de de CNNTürk tasarımını değiştirdi. Değişen tasarımla birlikte basit, hızlı ve kullanıcı dostu bir arayüze kavuştu.
Şimdi gelelim Bünyamin Sürmeli ve CNNTurk.com‘un alakasına;
Sitede bulunan haberlerde kullanılan fotoğrafların yüksekliği en fazla 200 pixel. Rastgele dolaştım, nadir de olsa bazı haberlerde metnin orantısına göre 300 pixel uzunluğunda da fotoğraflar kullanılmış.
Hava-Yol kategorisinin altında “Bünyamin Sürmeli’den hava raporu“na girdiğimiz zaman (buradan bakılabilir) Bünyamin Sürmeli’nin çok şık, karizmatik ve estetik bir fotoğrafıyla birlikte, fotoğrafın yanında cücük gibi kalmış bir hava durumu bilgisiyle karşılaşıyoruz.

Fotoğrafın boyu 439 pixel ile sitede yayımlanan en uzun boydaki fotoğraflar arasında, benzer büyüklükte fotoğraflara Yaşam kategorisi altında manken fotoğraflarında rastladım.
CNNTürk.com‘daki hava raporu daha çok “Bünyamin Sürmeli Fan Club“ı andırıyor, acaba bu durumdan Bünyamin Sürmeli rahatsızlık duymuyor mu?
“Bünyamin Sürmeli’den hava raporu” şeklinde isminin markalaşmış olması, insanların güven duyuyor olması çok güzel, ancak bu kadar büyük fotoğrafa, göze sokmaya hiç gerek yok, hem de itici.
NTVSpor.net – Canlı Maç Skorları
20 Nis
Bugün fenerbahçenin Denizlispor’a karşı yenilmesi umuduyla maç skorunu NTVSpor.net’in Canlı Sonuçlar sayfasından takip ediyordum.
Denizlispor kendi kalesine gol atınca, fenerbahçe hanesinde golü atan Denizlispor’lu oyuncunun isminin yanında “o.g” yazıldı.
o.g = Own Goal
Peki neden bu KK (Kendi Kalesine) değildi?
İYS (İlk Yarı Sonucu), MS (Maç Sonucu) ve pen. (Penaltı) gibi kısaltmaları kullanırken KK için neden OG kullanılıyor?
Sitenin kodu bir başka yerden alınma mı yani? Sırf tercümesi mi yapılmış?
Gerçi puan durumu sayfasında maç skorlarına bakınca KK olarak gözüküyor…

Bomba Yüklü Araç Haberi
14 Oca
Az önce haber websitelerinden birinde, Cihan Haber Ajansı kaynaklı, “İstanbul’da bomba yüklü araç alarmı” başlıklı bir haber okudum.
Haberin kısaca içeriği şu şekilde;
Polis, “bomba yüklü” şeklinde ihbarı bulunan kirli beyaz renkli Ford minibüsü arıyor.
(…)
Kirli beyaz renkli 34 ET 8328 plakalı Ford Transporter marka bir minibüs nedeniyle İstanbul’daki bütün terör ekipleri uyarılarak dikkatli olmaları istendi.
Haberde verilen plaka numarasını Trafik Araştırma Merkezi‘nden sorguladığım zaman haberde geçen marka ile, sorgulama sonucunda yazan markanın birbirinden farklı olduğunu farkettim.
Haberde, Ford Transporter deniliyor, ancak sorgulamada çıkan sonuçlar şu şekilde;
Marka: VOLKSWAGEN
Model: 2007
Renk1: BEYAZ (Kirli)
Cinsi: MİNİBÜS
Çalıntı mı: Hayır
Tahdit: Yok
Şimdi şüpheli araç, Volkswagen mi, yoksa Ford mu?
Bu ihbar haberi gerçek mi, gerçek ise hatalı mı yazılmış?
Cihan Haber Ajansı haberi yayımlamadan önce bu şekilde sorgulama yapmış mıdır?
Haber doğru ise, Trafik Araştırma Merkezi sorgulamalarda hatalı bilgi mi vermektedir?
—
Güncelleme: Aranan minibüs 18 Ocak‘da İstanbul, 4. Levent’de bulundu, ancak ihbar doğru değilmiş ve minibüsün markası Volkswagen‘miş. Bu durumda; Trafik Araştırma Merkezi sorgulama sonucunun doğru, fakat Cihan Haber Ajansı‘nın haberinin hatalı olduğunu anlamış olduk.
Tayyip Erdoğan ve Yüzüğü
1 Tem
AKP‘nin parti reklamlarında kullandıkları Tayyip Erdoğan fotoğraflarında, RTE’nin alyansı sağ yüzük parmağına takılı.
Sağ yüzük parmağına -genellikle- takılan yüzük, nişanlılığı belirtiyor…
Gazetede çıkan ilanı ilk gördüğümde, herhalde ayna efekti kullandılar diye düşündüm, ancak pek de kullanılmışa benzemiyordu. Sonuç olarak Google Images’dan bazı fotoğraflarına baktıp, hep sağ parmakta takılı.
Google‘da araştırdım fakat konuyla ilgili bir bilgi yok, sağ tarafa takıyor olmasının mutlaka bir sebebi vardır, acaba nedir?
İstanbul Metrosu’nda Unutulan Çanta
26 May
Bu akşam 19.30 civarlarında Taksim‘den metroya binmek üzere istasyonda beklemeye başladım…
Metronun gelmesini beklerken “Vagonda çanta unutulmuştur, ilgililerin amirliğe gelmesi rica olunur” şeklinde bir anons yapıldı. Durum böyle olunca, son zamanlarda yaşananlar da malum, ilk aklıma gelen “Çantaya nasıl müdahele ettiler acaba?” sorusu oldu.
“Bomba olmasından şüphelenmediler mi ki, çantayı aldılar ve amirliğe götürdüler?!” diye düşünüp, bir yandan da metronun gelmesini bekliyordum.
Bu anonsun ardından diğer tarafta 4. Levent yönünden gelen metro istasyona girdi ve yolcularını indirdi. Hemen ardından takım elbiseli bir kişi, sesi en yüksek seviyeye ayarlanmış bir telsizle bazı görüşmeler yaptı.
Taksim’den metroya binenler bilirler, istasyonda beklerken, yüzünüz raylara dönük olduğunda, metro sağ taraftan gelir.
Aynı şekilde 4. Levent yönünden gelen metro Taksim’de yolcularını indirdikten sonra, geldiği yönde devam eder, karanlıkta kaybolur ve sırası gelince sağ taraftan istasyona gelir.
Ancak bu sefer öyle olmadı…
4. Levent yönünden gelen metro yolcularını indirdikten sonra, TERS yönde tekrar 4. Levent yönüne devam etti, bir süre sonra da (sanırım arada bir yerde, tekrar terse hareket edip) Taksim’de bizim önümüze geldi.
Yani, herzaman Taksim istasyonuna sağ taraftan gelen metro, bu sefer sol taraftan geldi ve doğal olarak insanlar ancak o anda ‘farklılığı’ anladılar…
Bu durumda benim aklıma gelen olasılık şöyle;
Bir önceki 4.Levent’den gelen metro, normal şekilde devam etti, ancak vagonda unutulan çanta yüzünden Taksim’de bekleme yaptıkları yerde bekletildi.
4. Levent yönünden gelen bir sonraki metro ise, önceki metro orada bekletildiği için geldiği yöne geri gitti ve ancak o şekilde bizim önümüze geri geldi.
Anonsu ilk duyduğumda düşündüğüm, “Nasıl oldu da çantayı aldılar?” sorusuna cevap bulmuş oldum. Çantaya herhalde temkinli davranarak almadılar ve metroyu bu yüzden beklettiler…
Bir önceki metrodan inenlerin çoğu dışarı çıkmış olalılar, ancak yine de anons yapıldı. Yani gerçekten birisi çantasını unuttu ise anonsu duyması zor.
Anonsun amacı ise birisinin “çanta benim” diye ortaya çıkması ve çantaya ‘şüpheli paket‘ muamelesinin yapılmaması olsa gerek.
Fakat bu anons o anda metroda bulunan insanları heyecanlandırıp, telaşlandıra da bilirdi…
Önemli olan soru şu, bu kurgulamam doğru mu? Doğru ise çantaya ne oldu?





