Sessizliğe Mahkum Bir Blog
Soru-Yorum
Türk Hava Yolları Öğrenci İndirimi
7 Şub
Türk Hava Yolları (THY), uçuşlarında öğrencilere belirli oranlarda indirimler sağlıyor ve doğal olarak ‘öğrenciliği‘ belgelemek gerekiyor.
İETT‘de bildiğiniz üzere öğrencilere “İndirimli Taşıma Kartı” yani diğer adıyla “Paso” veriyor.
Fakat devletin bir kurumu, bir diğer kurumunun verdiği belgeye güvenmiyor…
İETT’nin verdiği İndirimli Taşıma Kartı ile THY’den indirimli bilet alamıyorsunuz.
Halbuki İETT’nin verdiği kartın üzerinde;
- Ad/Soyad
- Fotoğraf
- TC Kimlik Numarası
- Okul İsmi
- Yıl
- Doğum Tarihi
bulunuyor ve bu bilgiler THY için yeterli…
Durum böyle olunca THY’ye sordum;
İETT’nin ‘İndirimli Taşıma Kartı’nın kabul edilmemesindeki neden nedir?
Aldığım ‘aydınlatıcı‘ cevap ise şu;
Tasımacılık kuralları geregi ögrenci indiriminden yaralanabilmeniz icin okulunuzun verdigi 2007 yılına ait bandrol olan kimlik kartınız veya okulunuzdan aldıgınız yine 2007 yılına ait ögrenci belgeniz olması gerekmektedir.
Ben zaten bunu biliyorum, demekki taşımacılık kurallarında “paso kabul edilmez” diye bir ibare varmış…
Yakında cebimizdeki T.C. Nüfus Cüzdanı‘nı da tanımayacaklar…
İETT’ye Sordum, Cevap Alamadım
5 Kas
Evet, sorupta cevap alamadıklarıma bir örnek daha…
Sayın Yetkili,
İETT, otobüslerine hat isimlerini hangi kriterlere göre koyuyor?
Kozyatağı-Levent 129L, Kozyatağı-Taksim 129T olarak kodlanmış olmasına
rağmen Kozyatağı-Mecidiyeköy neden 129K olarak kodlanmıştır?129M olması gerekmemekte midir?İyi Çalışmalar,Ozan Güven
İETT‘ye sorduğum bu soru çok zor olsa gerek ya da kendileri çok saçma buldukları için cevaplama gereği görmediler…
Ama merak işte ;)
ATV’ye Sordum, Cevap Alamadım
4 Kas
Televizyonda izlediğim, gazetede okuduğum, sokakta gördüğüm, internette rastladığım ve hakkında merak ettiğim çok çeşitli konular oluyor.
Bu durumlarda çeşitli kuruluşlara ya da kişilere e-posta gönderip merak ettiklerimi soruyorum, gerekiyorsa eleştiriyorum ve tepkimi gösteriyorum.
Kullanıcısından, izleyicisinden, okuyucusundan ya da müşterilerinden gelen geri beslemelere (feedback) fazlasıyla önem verenler, e-posta ya da telefon yoluyla geri dönüyorlar. Fakat bunlara önem vermeyenler de oluyor…
E-posta gönderipte öğrenemediklerimi artık buradan da sorup, bilen birilerinden cevap gelmesini umuyorum…
Ve işte ATV‘ye sorupta cevap alamadığım bir e-posta;
Sayın Yetkili,
Bugün (22 Temmuz) 19.30 ATV Ana Haber Bülteni‘nde “İşte o an!” başlıklı haberde futbol karşılaşması sırasında oluşan hortum ve çocukların kaçışmalarıyla ilgili bir görüntü vardı.
Sizin ‘haber‘ olarak nitelendirdiğiniz bu görüntüleri aylar öncesinde yine bir haber bülteninde izlemiştim.
Belki benim izlediğim zaman da bu görüntüler çok eski bir tarihe aitti, kim bilir.
Bu görüntülerin ne zaman çekildiğine dair bir bilginiz var mı?
Üzerinden çok zaman geçmiş olayları yeni bir olaymış gibi tekrar tekrar gösterince bu görüntüler ‘haber’ değerini taşır mı?
Eurovision’da kazandığımız birinciliği nasıl ki tekrar tekrar gösterip “Eurovision’u Kazandık!” demiyorsak aynı şey de bu tür olaylar için de geçerli olması gerektiğini düşünüyorum.
Yoksa ATV Haber bu görüntüleri ‘yeni‘ gerçekleşmiş bir olay olduğunu sandığı, ve yanıldığı için mi gösterdi?
İyi çalışmalar,
Saygılarımla,
Ozan Güven
Gima ve Kredi Kartı Bilgileri
30 May
Gazetelerde okumuş, televizyonda izlemişsinizdir; Gima müşterilerinin kredi kartı bilgilerini sakladığı sistemin güvenliğini sağlayamadığı için binlerce kredi kartı bilgileri üçüncü şahısların eline geçti.
- Peki ama Gima neden bu bilgileri saklamak ihtiyacı duymakta?
- Bu bilgileri ne kadar bir süre arşivlerinde saklamaktadırlar?
- Bu bilgiler “kişisel bilgi” sayılabilir mi? Kişisel bilgilerin, kişilerin haberi olmadan saklanması yasal mıdır?
- Gimanın bu bilgileri saklaması için yasal bir dayanağı var mı?
- Kartların bilgilerini saklayan Gima, aynı şekilde çipli kartların şifrelerini de sisteminde saklıyor mu?
- Haberlerde dinlediğim kadarıyla sistem değiştirilmiş ve daha güvenli olan CarrefourSA‘nın sistemini kullanmaya başlamış. Bu durumda CarrefourSA’dan alışveriş yapanlarında kredi kartı bilgileri saklanmış mı oluyor?
- Gima ve CarrefourSA gibi başka şirketlerde müşterilerinin kredi kartı bilgilerini dijital ortamda saklıyorlar mı?
- Eğer şirketlerin bu bilgileri belli bir süre saklamaları gerekiyorsa, bu süre içerisinde bilgilerin sorumluluğu şirketlerde midir?
- Şirketlerin bu bilgileri saklayacakları, bankaların kredi kartı sözleşmelerinde yazıyor mu?
- Bilgilerin çalındığını Gima değil, bankalar farketmiş. Peki ya diğer şirketlerde bu şekilde bilgileri saklıyor ve bu bilgiler çalınıyor ve farkedilmiyorsa ne olacak?
Bu sorularıma kim cevap verip, beni aydınlatmak ister?
“Milli Yas” ama neye/kime?
9 Nis
Dün sabah okula giderken ikinci köprüdeki Türk bayrağının yarıya indirilmiş olduğunu görünce (Anadolu yakasındaki büyük bayrak direği) düşünmeye başladık;
- Melih Kibar vefat ettiği için mi acaba?
- Belki, ama sanmam…
- Hmm, ozaman Papa öldü, O’nun için midir?
- Ne alakamız var Papa ile, olmaz öyle şey.
- İlginç… Belki de çok rüzgar var diye biraz aşağıya çektiler…
Dün sabah Başbakalığın yayınladığı yazılı açıklamadan haberimiz olmadan, kendi kafamızdan ‘nedenini’ anlamaya çalıştık, fakat Papa için bayrakları yarıya indireceğimize ihtimal vermemiştik.
Bayrakların yarıya indirilmesi “Milli Yas” anlamına gelir, yani Türk halkı için çok üzücü bir olay olmalıdır ki Milli Yas ilan edilsin. Başbakanın ve O’nun danışmanlarının bu “bayrak indirme” olayını çirkin bir ‘politika aracı’ olarak kullanmaları çok adice.
Başbakanlık Basın Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamada, Papa 2. Jean Paul’un Vatikan’da düzenlenecek cenaze töreninin yapılacağı gün, tüm illerde devlet daireleri ve kurumların bayraklarının güneşin batışına kadar yarıya indirileceği bildirildi.
Atatürk, nasıl ki bir Fransız ya da İtalyan için bir şey ifade etmiyorsa, Papa’da benim için hiçbir şey ifade etmiyor. Papa öldüğü için üzüldüm mü? Hayır, adam gelmiş 84 yaşına, herkes bir gün ölecek, ozaman üzülmemi gerektirecek hiç bir durumda yok, zaten Papa bana hiç bir şey ifade etmiyor.
Tsunami olduğunda, deprem olduğunda iller/belediyeler bazında bayrakların yarıya çekilmesi daha önce de oldu. Bu olaylar gerçekten de üzücü, çünkü binlerce kişinin ölümü ile sonuçlanıyor, ve yas tutulması/yardımcı olunması gereken durumlar.
Türkiye Cumhuriyeti olarak 11 Eylül saldırılarından sonra da Milli Yas ilan edilmişti, fakat hernedense 17 Ağustos depreminden sonra Milli Yas ilan edilmedi. Ama gelin görün ki Papa öldü diye milli yas tutuyoruz…
Peh! Ben bu RTE‘den nefret ediyorum, haberiniz ola…





