Spor

Yavşak fenerbahçe…

Bugün eziklerin yönetim kurulu bir basın toplantısı düzenledi…

İzledim ve çok eğlendim, yetmedi resmi sitelerine girip tekrar okudum…

Basın açıklamasında bazı sorular sordular, ben hemen kendilerine cevap vereyim;

Fenerbahçe Spor Kulübü bu ülkenin takımı değil midir?

Hangi ülkeden bahsettiğimize bağlı… Eğer Türkiye Cumhuriyeti‘nden bahsediyorsak, cevap HAYIR.

Böyle saçma soru sorana “Ne oldu sizin ezik fenerbahçe cumhuriyetine?” diye sorarlar…

Diğer takımların deplasmandaki karşılaşmalarına bile giden federasyon yöneticileri neden Fenerbahçe’ye karşı böyle bir tutum içerisindedir?

Deplasman ama kime göre deplasman?

Deplasman ne demek “dış saha” demek. Peki bana göre “dış saha” olan yer, başkasının “iç sahası” olmuyor mu?

Yani federasyon yöneticilerinin her gittiği maç, mutlaka 1 takımın deplasman maçı oluyor.

“Diğer takımlar” diye bahsettikleri takım ya da takımları korkmadan açıklayabilselerdi bu anlamsız cümleyi kurmamış olacaklardı…

Basın toplantısında ayrıca çeşitli maçlardan, çeşitli görüntüler gösterdiler. Ellerinde başka görüntülerinde olduğunu ancak bunları derlediklerini söylediler.

Durdur, geriye sar, oynat” mantığıyla aynı görüntüleri defalarca gösterdiler, sanki izleyenler 1 defa da anlayamıyor ya da ellerinde başka görüntü yok, böyle doldurmuşlar…

Heleki GALATASARAY taraftarının “mazinde i.neler yatar, yavşaak fenerbahçe, ne mutlu seni skene, yavşaak fenerbahçe” tezahüratını yayımlamaları çok güzel oldu… Ayrıca bu tezahürata “çirkin ve kötü tezahürat” demeleri de büyük saçmalık. Bunun neresi çirkin ya da kötü ki?

Basın toplantısında hep beraber dinledik, kötüyse neden yayımlıyorsunuz, değil mi?

Eğer çirkinse, televizyon kanalları tarafından canlı olarak yayımlanan toplantıda bunları dinlettirerek, bu çirkinliğe siz de bulaşmadınız mı?

fenerbahçeli misiniz? Eziksiniz…

Saat 20:45

Şampiyon Galatasaray

Şampiyon GALATASARAY !

Sarıyla
Kırmızıyla
Alnımızın
Akıyla

Azize diyordu ki, 2 kupayı da alıcaz, ne oldu?

Azize maç sonrası nereye kayboldu?

Azize diyor ki yüzüncü yılda şampiyon olacaklarmış, n.a.h olursunuz :)

Açıkdeniz Yat Yarışları

15 Temmuz’da yani yarın Deniz Kuvvetleri Kupası 2005 SABAH Açıkdeniz Yat Yarışları başlıyor…

Türkiye’nin ilk ve tek bayan yelken takımı Belle de Jour (Gündüz Güzeli) ‘da bu yarışmaya gezi sınıfında katılıyor.

Benimle ne alaka? Şöyle bir durum var, ‘yeni’ yengem Ümran Özbay Güven‘de bu takımın bir üyesi…

8.85 metre boyunda ve üç metre genişliğindeki tekneleriyle şimdiye kadar 13 yarışa katılmışlar…
İnternetteki röportajlarda okuduğum kadarıyla bazı özel ödüller falan almışlar.

Bu yarışta ise sadece 1. etap’a katılacaklar;
Rota: İstanbul Boğazı/Çengelköy Start – Marmara Adaları İskelede – Bozcaada

Yarışmanın sponsoru Sabah Gazetesinin tanıtım sayfası; sabah.com.tr

Sabah Gazetesi’nin Belle de Jour ekibiyle yaptığı röportaj;

Deniz Kuvvetleri Kupası 2005 Sabah Açıkdeniz Yat Yarışları’na katılacak ‘Belle de Jour’un kadınlardan oluşan altı kişilik ekibi ‘Sakin yapımız bizi erkeklerden daha avantajlı kılıyor’ diyor.

‘Gündüz Güzeli’ anlamına Fransızca adını Catherine Denevue’ün aynı adlı filminden alan ‘Belle de Jour’ 8.85 metre boyunda ve üç metre genişliğinde… Benteau marka teknenin ekibi, Bingül Gündaş, Gülderen Oral, Ayşem Erginoğlu Michaelson, Ümran Özbay Güven, İlknur Ünal Akman, Merve Kitapçı Laslo’dan oluşuyor.

devamı…

Yapılan diğer röportajlar;
dunyagazetesi.com.tr
tempodergisi.com.tr

Belle de Jour’a başarılar…