Televizyon

Televizyon İzleme Eğilimleri

RTÜK, dün Televizyon İzleme Eğilimleri Araştırması adı altında ilk defa gerçekleştirdikleri araştırmanın sonuçlarını yayımladı.

Orjinal araştırma sonuçlarını incelediğimde ilgimi çeken bazı noktalar oldu, 129 sayfalık dokümanın özet sonuçları da bir çok gazete, televizyon ve internet sitesinde yayımlandı.

Gün içerisinde ortalama 5 saat kadar televizyon izleniyormuş, ki 5 saat benim televizyon izleme alışkanlığıma göre çok fazla :)

Hafta içi günlerde ortalama televizyon izleme düzeyi 5,09 saattir.
Hafta sonu günlerde ortalama televizyon izleme düzeyi 5,15 saattir.

Araştırmada eğitim, gelir, medeni hal, yaş gibi bir çok özellik göz önüne alınmış. Örneğin,

21’den 06’ya kadar televizyon izleyenler arasında bekar olanların oranı evli olanlara kıyasla daha yüksektir.

E tabii, evli olanlar gece olunca yatak odalarına gidiyorlar, doğal olarak bekarların geceleri televizyon izleme oranı daha yüksek. ;)
Araştırmanın en önemli bölümlerinden biri genel olarak hangi tür programların izlendiği;

Program türlerinin izlenme düzeyi şöyledir:
Haber programları %74,8,
yerli diziler %56,8,
eğlence-güldürü-talk show %42,2,
belgeseller %40,8,
yabancı sinemalar %40,8,
dini programlar %40,5,
açık oturum ve tartışma programları %40,4,
Türk filmleri %37,3,
sır programları %34,7,
yarışma programları %32,1,
spor programları %30,
müzik programları %28,2,
Türk halk müziği %28,1,
kültür-sanat programları %21,3,
Türk pop müziği %20,9,
Türk sanat müziği %20,8,
magazin programları %18,2,
ekonomi programları %15,4,
yabancı diziler %14,4,
yabancı müzik %12,4,
çocuk programları %11,2,
kadın programları %10,8 ve
evlilik yarışmaları %6,8.

Bir zamanlar herkesin izlediği evlilik yarışmaları sonuncu sırada yer alıyor, ayrıca magazin programları da çok düşük seviyelerde…

Eğitim düzeyi yükseldikçe izlenme düzeyi düşen program türleri ise Türk filmleri, evlilik yarışmaları, kadın programları, dini programlar ve sır programlarıdır.

Bu da çok normal bir sonuç, eğitimli insanlar neden saçma sapan ve hiç bir somut veriye dayanmayan hikayelerden bahseden “sır programları” ile vakitlerini boş yere harcasınlar ki, değil mi?

Dini programlar‘ın izlenme oranı
50,7 düşük eğitimliler
29,6 orta eğitimliler
21,8 yüksek eğitimliler

Eğitim seviyesi arttıkça, dini içerikli programların izlenmesi büyük bir düşüşe geçiyor, bu da ayrı bir durum.

Yukarıdaki “program türlerinde izlenme oranları“nda dini programlar %40,5 gibi yüksek bir değere sahip, fakat yüksek eğitimlilerin bu tür programları az izledikleri de bir başka sonuç. Bu durum da Türkiyedeki eğitim seviyesinin düşüklüğünü kanıtlayan ve vurgulayan bir başka sonuç.

Televizyona güvenenlerin oranı %56,7
Gazeteye güvenenlerin oranı %56,5
Radyoya güvenenlerin oranı %52,6
Internete güvenenlerin oranı %44,2

Bu tabloya göre de Internet‘in güvenilir kaynak olması konusunda da insanların çekinceleri varmış gibi gözüküyor…

Kadınlar erkeklere kıyasla gazeteye daha çok güvenmekte, erkekler ise kadınlara kıyasla internete daha çok güvenmektedir.

Bunu bayanlara sormak lazım, acaba neden Internet’e güvenmiyorlar? İnterneti posta kutularına gelen saçma salak e-postalar olarak düşünüyorlarsa, tabiiki güvenilmez bir kaynak gibi gelebilir.

Ama gazete, televizyon gibi sürekli bir başkasının yalakalığı yapan yayım organlarından çok daha güvenilirdir Internet

Bekarlar arasında internete güvenenlerin oranı evlilere kıyasla daha yüksektir.

İnternete güvenenlerin oranının en yüksek olduğu gruplar öğrenciler ile profesyoneller, en düşük olduğu gruplar ise ev hanımları ile çiftçi / balıkçılardır.

Gelir düzeyi arttıkça internete güvenenlerin oranı artmaktadır.

Eğitim düzeyi yükseldikçe televizyon, gazete ve radyoya güven düzeyi düşmekte, internete güven düzeyi ise artmaktadır.

Yukarıdaki sonuçlar aslında pek de şaşırtıcı değil, Internet’e güvenmediklerini söyleyenler, televizyon izledikleri kadar Internet’i kullanıyorlar mı acaba?

Bu durumda eğitim/gelir seviyeleri yüksek, bekar ve öğrenci/profesyoneller Internet’e güveniyorlar sonucunu elde ediyoruz…

Çok daha detaylı bilgi almak için RTÜK’ün websitesinden bu araştırma sonuçlarını indirebilirsiniz…

Anket

WordPress’i güncelledikten sonra, bir de şık bir anket eklentisi ekledim. Sol tarafta da anketim duruyo mis gibi. Aklımda çok soracak, anketini yapacak soru var nedense ;)

Kendi aklıma takılan bir şeyi sorayım dedim, acaba ‘başkaları‘ neler düşünüyor diyerekten…

Nedense herkesin benimle aynı fikirde olabileceğini düşünmüştüm, ama öyle olmadı.

Nasıl olur da “TV seyretmek” seçeneği, “Sevgilimle sohbet etmek” seçeneğiyle başabaş gidebilir? Yuh ! :)

Adı üstünde “aptal kutusu“…

Dizileri, filmleri zaten cılkı çıkana kadar tekrar tekrar gösteriyorlar, nasıl olur da sevgilinizle sohbet etmek yerine televizyon seyretmeyi seçebiliyorsunuz??

Yazık…

MTV ‘sözde’ Fragmanı Hakkında

Bir süredir, e-posta zincirleriyle MTV‘nin bir fragmanı hakkında PowerPoint sunumu dolaşıyor. Belki sizinde posta kutunuza düşmüştür, fakat bilmeyenler için biraz açıklayayım.

MTV; AIDS, açlık ve yoksulluk konularına karşı toplumun birlik olmasını istiyor ve 11 Eylül saldırılarından sonra tüm dünyanın teröre karşı birleşmesini örnek gösteriyor.

Sunumun ilk slaytında “Bu MTV fragmanı sadece 1 kere TV’de gösterildikten sonra ABD hükümeti tarafından yasaklandı…” yazısı ile karşılaşıyoruz.

Ardından aşağıdaki fotoğraflar eşliğinde bazı yazılar belirmeye başlıyor;


MTV Fragmanı

Arkadaki İkiz Kulelere terörist saldırı: “2.863 insan öldü.”
Öndeki genç HIV virüsü taşıyor: “Dünyada 40 milyon HIV virüsü taşıyan insan var.”
“Dünya, terörizme karşı birleşti. Peki ya AIDS’e karşı?”


MTV Fragmanı

Arkadaki İkiz Kulelere terörist saldırı: “2.863 insan öldü.”
Öndeki çocuğun karnı aç: “Dünya da 824 milyon insan açlık çekiyor.”
“Dünya terörizme karşı birleşti. Peki ya AÇLIK?”


MTV Fragmanı

Arkadaki İkiz Kulelere terörist saldırı: “2.863 insan öldü.”
Öndeki yaşlı adam akşam parkta yatacak: “Dünyada 630 milyon insan evsiz yaşıyor.”
“Dünya terörizme karşı birleşti. Peki ya YOKSULLUK ?”

Ve en son olarak da;

Dayanışma bir ihtiyaçtır.
- Yardım et, destek ol -
Bu reklam yasaklanmıştır, fakat hiç bir şey gizli kalamaz.
Teşekkür Ederiz… MTV

Şimdi gelelim sunumdaki yanlışlıklara, bu fotoğraflar ve yazılar bir TV fragmanına ait değilmiş. Ayrıca MTV Türkiye temsilciliğinin dediğine göre, ABD hükümeti tarafından bir yasaklama söz konusu değilmiş…

Sunum dosyası bir kaç defa e-posta yoluyla bana ulaşınca, küçük bir araştırma yapıp MTV Türkiye temsilciliğine e-posta gönderip durumu sordum, işte aldığım cevap;

Merhaba,

Evet bizimde haberimiz var bundan. Fakat bu hiç bir zaman TV’de yayınlanmamış. Bu ilan MTV Brezilya’nın reklam ajansı tarafından tasarlanmış, ve Brezilya’da MTV dergisinde yayınlanmış cok uzun bir zaman önce. İlan hiç bir zaman ABD hükümeti tarafından yasaklanmadı. Powerpoint deki sunum yani ilanın içeriği doğru fakat sansür olayı doğru değil.

İyi Çalışmalar

Özet;

MTV’nin hazırlattığı bu ilan istenilen ilgiyi çekicek kapasitede, fakat neden sadece Brezilyada yayımlanmış? MTV istese uluslararası bir yayım yapamazmıydı acaba? Tabii ki yapabilirdi…

E-posta yoluyla gelen bilgilerin hiçbirinin %100 doğruluk payı yok ve birçok kez yalan yanlış şeyler, e-posta zincirleriyle binlerce kişiye ulaşıyor. Her gelen e-postayı deli gibi sağa sola göndermemek lazım…