Ozan Güven
Sessizliğe Mahkum Bir Blog
Sessizliğe Mahkum Bir Blog
21 Nis
Saat 08:45 ve heyecan başlıyor…
Bilgisayar laboratuvarındaki yerimi aldım, Firefox‘umu açtım, biletix.com‘a girdim ve hemen kullanıcı girişimi yaptım.
Artık bekleme zamanı..
Saat 09:17. Hiç bir değişiklik yok, bekliyorum… Her yerde satışların saat 10.00′da başlayacağı yazıyor, eh beklerim alt tarafı daha 45dk var.
Saat 09:28. Anasayfadan girişleri bir süre bekletmek için script devreye sokuldu, artık aşağıdaki mesajla karşılanıyoruz;
Galatasaray-Fenerbahce Turkcell Super Lig karsilasmasi bilet satislari nedeniyle internet sitemizde yogun bir talep yasanmaktadir. Bu sebeple isleminize devam etmek icin sirada bekletilmektesiniz. .
Lutfen bu sayfayi kapatmayiniz ve beklemeye devam ediniz. ilginize tesekkur ederiz..
Tahmini Bekleme Sureniz: 1 Saniye
Ancak ben önceden sayfanın tam adresini aldığımdan bu beklemeye takılmadan direk satış sayfasına giriş yapıyorum…
Saat 09:47. Ana sayfada bizi karşılayan mesaj artık “1 saniye” yerine “6 saniye” göstermeye başladı ama üşenmeden saydım 80 saniye kadar bekliyoruz !
Saat 09:53. Bu anasayfada bekleme yaptıran scripti, satış sayfasına da koymamalarını diliyorum ve sürekli sayfayı yenileyerek satışların başlamasını bekliyorum…
Ve Saat 09:55. Satışlar başladı, çok hızlı davranmalıyım, çünkü her an işlemim yoğunluktan dolayı yarıda kesilebilir !
Saat 09:57. Eski Açıktan 2 tane biletimi aldım!
Ve konfirmasyon e-postası da geldi; lütfen saate dikkat…
from destek@biletix.com
date Mon, Apr 21, 2008 at 9:57 AM
subject Biletix Bilet Satış Konfirmasyonu
Saat 10:05. Biletix ana sayfası ve satış sayfalarına erişim imkansız hale geldi… Geçmiş olsun…
Şimdi en önemli soru şu, 50 YTL‘ye aldığım bir bilet, maç günü kaça satılır?
Pazar günü Sami Yen’deyim.
20 Nis
Bugün fenerbahçenin Denizlispor’a karşı yenilmesi umuduyla maç skorunu NTVSpor.net’in Canlı Sonuçlar sayfasından takip ediyordum.
Denizlispor kendi kalesine gol atınca, fenerbahçe hanesinde golü atan Denizlispor’lu oyuncunun isminin yanında “o.g” yazıldı.
o.g = Own Goal
Peki neden bu KK (Kendi Kalesine) değildi?
İYS (İlk Yarı Sonucu), MS (Maç Sonucu) ve pen. (Penaltı) gibi kısaltmaları kullanırken KK için neden OG kullanılıyor?
Sitenin kodu bir başka yerden alınma mı yani? Sırf tercümesi mi yapılmış?
Gerçi puan durumu sayfasında maç skorlarına bakınca KK olarak gözüküyor…

19 Nis
Uzun zamandır yemleme (phishing) e-postası almıyordum, bugün bir tane geldi ve çok mutlu oldum :)
Öncelikle bilmeyenler için basit bir açıklama;
Phishing iletisi, bir banka gibi yasal bir kaynaktan geliyormuş gibi görünerek kişisel bilgilerinizi vermenizi sağlamaya çalışan bir e-postadır.
Evet, bugün gelen e-postada beni Akbank‘ın sayfasına yönlendiriyormuş gibi yapıp, çeşitli bilgilerimi istiyordu…
From: Akbank <ssl@ak-bank.com.tr>
Received: from web-20.seeweb.it (web-20.seeweb.it [212.25.167.129])
Date: 2008/4/19
Subject: Akbank: Güvenlik Alarmi (19.04.2008 6:42)
To: blog@ozanguven.com.trGüvenlik Alarmi
AKBANK Online Bankacılık hesabınızın hizmet süresi dolmak üzeredir.
Aşağıdaki linki kullanarak hesabınıza ulaşabilir ve hesabınızı tekrar aktif hale getirebilirsiniz.http://www.akbank.com/182.aspx?url_activation=true
Her hakkı Akbank T.A.S.’ye aittir. © 2008
Normal bir kullanıcı gibi giriş yapmaya çalışıyoruz; öncelikle kullanıcı adımızı, banka kartı şifremizi ve internet bankacılığı şifremizi istiyor. Bunların hepsini verdikten sonra yetmiyor, bir de Akkart/Neokart numaramızı ve şifresini istiyorlar…
Sonrasında da “Tesekkürler. Hesabınız güncellendi.” iletisi ile karşılaşıyoruz.
Artık tüm bilgilerimiz dolandırıcıların elinde, şimdi sıra bekleyip, yavaş yavaş hesaplarımızı boşaltmalarını izlemekte.
Bankanın yerinde olsam (gerçi düşünmesi zor değil, mutlaka yapıyorlardır) sahte bir hesap açarım, sonra da siteden tüm bilgileri veririm, ve dolandırıcılarımızın gelmesini beklerim. Ehh, adamlar da salak olmadıklarından proxy vs. gibi yöntemlerle kendilerini gizlerler, ancak paraların hangi hesaplara aktarıldığını daha yakından, canlı canlı takip etmiş oluruz.
Bir dönem fazlasıyla geliyordu, özellikle de Garanti Bankası için ama duruldu sanıyordum…
Birazcık daha inceleyince sayfanın bulunduğu klasörlerin aralık ayında oluşturulduğunu gördüm, demekki 4 aydır yayında, ya da 4 aydır pusuda bekliyorlarmış…
29 Mar
Son zamanlarda bloga vakit ayıramayıp, fazla yazı yazamamamın temel sebebi okuldaki son dönemimi okuyor olmam…
Bu dönem 7 dersim ve bitirme projem var. Tabii bu 7 dersden 4 tanesinin de kendi projeleri var.
Lojistik dersim için belli bir bölgede tüm insanlara eşit uzaklıkta ve olabildiğince çok insana hizmet verecek ehliyet bürolarını en düşük maliyet ile açmamız lazım.
Karar Teorisi (Decision Theory) dersim için şuanda hatırlamadığım bir problem için karar ağacı çizerek, hangi seçeneğin daha uygun olacağına karar vermemiz gerekiyor.
Proje Yönetimi dersim için ise bir e-ticaret sitesinin kurulumu için proje hazırlamamız gerekiyor.
Bitirme projem ise Gebze‘ye gidip geliyorum, bu haftaiçerisinde de iki defa gittim. Deney Tasarımı (Design of Experiment) konusunda bitirme projesi hazırlıyorum…Gebze’ye tren ile gidişlerim ise ayrı bir macera, ayrı bir yazı konusu.
Bunların yanı sıra tarih dersim için de, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO)’nün kuruluşu ve Türkiye’nin bu birliğe girişiyle ilgili bir ödev hazırladım ancak henüz bitmedi.
Çizge Teorisi (Graph Theory) dersim içinse de önceden seçtiğim ve şuanda ne seçtiğimi bile hatırlamadığım beş makalenin özetini çıkartmam gerekiyor.
Projelerin yanı sıra vizelerim de var…
Okul haricinde Leo toplantıları, aktiviteleri ve ihtiyaç duyulan başka işlerine de vakit ayırmam gerekiyor.
İşte böyle…
25 Mar
Mart 2005‘de yazmaya başladığım ‘blog’ üç senedir yayında ve yazılarımın sayısı 290‘u bulmuş durumda…
Bu üç yıl süresinde yazdıklarımdan dolayı teşekkür eden de oldu, küfür eden de.
Gelen e-postalardan bir örnek;
Ozan Bey merhaba,
Biraz önce internette Tayfun Talipoğlu ile ilgili arama yaparken sizin blogunuza rastladım. Yaptığımız şeylerin taktir edilmesi çok güzel. Ve ismimi çok değer verdiğim ve sevdiğim arkadaşlarımın arasında saymanız beni gerçekten mutlu etti.
Oyuncu Ozan Güven misiniz bilmiyorum ama olsanız da olmasanız da size ulaşıp bir “merhaba” demek istedim.
Sevgiyle ve dostlukla kalın.
Tayfun Talipoğlu
Ocak 2008
23 Mar
“İstanbul’un ücretsiz günlük gazetesi” sloganıyla çıkmaya başlayan Gaste isimli gazetenin kimler tarafından çıkartıldığı ve amacı çok geçmeden ortaya çıkmış.
Her sabah yürüdüğüm güzergâh üzerinde en az dört tane Gaste dağıtıcısına rastlıyorum, ve genellikle de alıyor ve okuyordum.

Ancak internette biraz araştırdım ve gazetenin Zaman Gazetesi ile aynı basım merkezinde hazırlandığını öğrendim, ayrıca daha da önemlisi Cüneyd Zapsu ile de bir bağlantısı varmış.
İstanbul gazetesi olunca, doğal olarak İstanbul ile alakalı haberler yer alıyor ve haberlere bakılırsa herşey çok süper işliyor İstanbul’da.
Yerel seçimler öncesi çok büyük bir propaganda kaynağı… “Gizli reklam“dan sonra artık “gizli siyaset“de başladı.
Sonuç olarak, bir daha asla Gaste’yi almayacağım ve okumayacağım; eğer gazete ile üstüne bir de para vereceklerse belki…
Gaste’nin logosundaki yıldız imi (asteriks) ampülü mü simgeliyor sizce?