15-26 Temmuz tarihleri arasında, MD 118-E Lions Yönetim Çevresi’nin düzenlediği İstanbul Gençler Arası Değişim Kampları sona erdi…

18 farklı ülkeden (ABD, Kanada, Hongkong ve bir çok Avrupa ülkesi) gelen 41 yabancı genç, 5-15 Temmuz tarihleri arasında aile yanında kaldıktan sonra, 15-26 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşen kampa katıldılar.

Onuncu defa düzenlenen “Bosphorus Youth Exchange Camp” ve üçüncüsü düzenlenen “Istanbul Culture Youth Exchange Camp“larını sorunsuz bir şekilde tamamladık.

Istanbul Gençler Arası Değişim Kampı 2009

Geçen yıl kampta yaşadığımız bazı sevimsiz olaylar çok şükür bu yıl yaşanmadı.

Üç yıldır yer aldığım organizasyonda değişmeyen tek şey sokaktaki hemcinslerimin tacizkar davranışları.

Kimisi motorsikletiyle kaldırıma çıkar, grubun içine dalar ve kızlara yanaşıp öpücük yollar. Kimisi arabayı karşıdan karşıya geçen grubun üstüne sürer, sonra ilerde durur, grubu bekler ve içindekiler grubu bir güzel süzer. Kapalıçarşı esnafı ise her sene aynı, satış yapmak için laf atmaları bir derece tahammül edilebilir ancak sözlü tacizleri ile rahatsızlık veriyorlar.

Panorama 1453‘ü gezerken karşılaştığımız kuran kursu grubundaki başları örtülü 6-7 yaşlarındaki kız çocuklarının durumunu soranlara cevap vermek ise en zorlandığım anlardan biriydi.

İstanbul ve Türkiye‘ye hayran kalarak evlerine dönen kampçıların Facebook’daki bazı iletileri;

  • Topias: Campers, what would you think if we just decided to go back to Istanbul? ♥ and what about staff? Would that be OK? :))
  • Triin: I would like to thank you everybody for everything! I had a wonderful time in Istanbul, I’ll never forget it! I’m looking forward to see you guys again! Miss ya ♥
  • Virág: i just wanna say THANKYOU to everyone i met in istanbul, it was an unforgettable journey for me!! thankyou guys, because YOU made it soo fantastic!!i hope we’ll meet again and you’ll come to hungary!! =))
  • Henning: we had a great time in Istanbul! and i really miss it and especially the camp and you guys, now that i am home. i ve met so nice people and friends, so i am looking forward to meet you again! i am sure we will! so see you guys! :P :*
  • Kali: misses everyone, I hope that I can see you guys again. Camp with everyone including the staff was amazing a great experience :)
  • Eva: is still sad, when I think of you great guys! I love you all so much and I hope, we will see us in the future (maybe in Austria or in another country)! You are in my heart and i’ll never forget you! Thank you all, especially our great staff, for these wonderful days in Turkey! Love, kisses and hugs to you!
  • Margherita: i miss istanbul!!!!!!!
  • Stephanie: it’s not goodbye, it’s ‘see ya later’. Thanks for the best time in Turkey!
  • Enrico: I cryed thinking you guys…The camp it’s finished but I really hope that our friendship it’s not finished because I love you guys and you will be forever in my heart and so I’ll never forget you! So no good byes! I’ll wait you in Italy, whenever you want :) Thanks for everything to our great staff members and all people that made this experience a wonderful experience! Thank you so much! =) ♥♥♥
  • Dora: Thank U everybody for the most perfect days ever! I will miss U! Istanbul ♥
  • Marcin: is back. And in love. With Istambul:)
  • Signe: Türkiye – Miss you!
  • Emily: Say Goodbye to everyone in Turkey! =( I will miss you guys a lot!!!!!!! thanks for loads of happy memories and you guys are always in my heart see you in HK!!!!! =)
  • Anton: Oh my god! It kills me to see all theese pictures and films.. Miss u all so much!!! I’m going for a reunion next summer wherever it is, och jag hoppas att jag träffar några av er innan det ;) This Sunday was no goodbye, this camp was a big hello :) It was 10 wonderful days! Hope we all will stay in touch so that I’ll see you guys soon again :) missu….

Bundan 2 yıl önce kampa katılan İrlandalı bir genç ülkesine dönünce okulunda Türkçe dersleri almaya başladı, sonrasında özel bir kursa katılıp İstanbul’a Türkçe dersi almaya geldi. Yine aynı yıl kampa katılan Makedonyalı bir genç bu yıl yine kampımızda “görevli” olarak çalıştı. Bunlar gibi bir çok örnek var, kampımıza katılan bir çok genç sonraki yıllar tatil için Türkiye’ye gelmeye devam ediyor.

Koştum, tartıştım, yük taşıdım, tırmandım, çöp topladım, uykusuz kaldım, kilo verdim, üzüldüm ve sinirlendim ama eğlendim. Eksiklerimiz, hatalarımız vardı ama kampçıların yukarıdaki iletilerini görmek beni ve eminimki tüm görevli arkadaşlarımı mutlu ediyordur…

İyisiyle, kötüsüyle bir kamp daha bitti.

Bugün bindiğim Phileas Metrobüs; Zincirlikuyu yönünde köprü çıkışındaki rampayı ağır ağır çıkıp, metrobüs yoluna girdikten hemen sonra (saat 13.15) arızalandı.

Araçtan “pısssssssss” diye bir ses gelmesinin ardından motor durunca bir daha harekete geçirmek nasip olmadı. Zavallı İETT şoförü, 2-3 sakin denemenin ardından sinirli bir şekilde bir kaç deneme daha yaptı. Ama nafile…

Bu deneme süresi 3-4 dakika ile sınırlı, ama arkamıza 4 tane metrobüs dizilmişti bile.

Ne diyor AKP‘liler, “Durmak Yok, Yola Devam“, bu lafı içimden geçirip bol bol küfür ederekten metrobüsten inip, öğlen sıcağında Zincirlikuyuya kadar yürüdüm. Ben Zincirlikuyuya metrobüs yolundan yürüyerek vardığımda, ki bu yaklaşık 15-20 dakikaya tekabül ediyor, arkamdan 1 tane bile metrobüs gelmedi.

Bu metrobüs olayında en sinirimi bozan şey ise eskiden 1 bilet ücretiyle gittiğim yere artık daha pahalıya gidiyor olmam. Hem daha fazla ücret ödeyeceğim, hem de bu rezilliği çekeceğim.

Hey, Phileas, ananı da al git İstanbuldan!

Sürekli elektronik posta ile gelen zincir mektuplardan sonra bugün normal posta yoluyla “Sevgi İle Her Şey Mümkün” başıklı zincir bir mektup geldi.

Zarfın üstüne ismimi ve adresimi yazarak 25 Haziran’da Şişli‘den göndermişler. Mektup ise daha önceden yazılmış bir mektubun fotokopisi.

İçerik olarak alıştığımız şekilde; bu mektubu 95 saat içinde elimden çıkarmam gerektiği, bunun bir şaka olmadığı, zinciri bozmayanların isimleri ve kazandıkları paralar, kaç kopya göndermem gerektiği, zinciri bozanların başına gelen kötü olaylar ve para göndermemem gerektiği anlatılıyor.

SEVGİ İLE HERŞEY MÜMKÜN

Bu kağıt size şans getirmek için yollanmıştır. Orjinali NewEnglandadır. Dünyayı 9 kez dolaşmıştır. Şimdi gene size yollanmış bulunuyor. Mektubu aldıktan sonra 4 gün içinde yollanması şartı ile şansın yüzünüze güldüğünü göreceksiniz. Bu bir şaka değildir. Onu postadan alacaksınız. Şansa ihtiyacı olduğuna inandığınız kişilere bu mektubun kopyasını yollayacaksınız. Kaderin fiyatı olmadığı için kesinlikle para göndermeyiniz, bu mektubu kendinize saklayınız. Aldıktan 95 saat sonra elinizden çıkması gerekir. (…)

Bu giriş paragrafından sonra kimlerin neler kazandığını ve neler kaybettiğini anlatıyor, 2 tane Türk’ün ismi geçiyor;

Muhasebeci olan Şahin Sarı 20 kopyayı postaladıktan sonra aldığı bilete 1.000.000.000 piyango kazandı. Emine Erenler adındaki temizlikçi kadın çöpte bulduğu mektuba inandı. Piyangolardan üst üste 30.000.000 TL kazandı.

Internette araştırınca gördüm ki mektupda adı geçen muhasabeci Şahin Sarı gerçek biri. Şahin Sarı, Milli Piyango‘nun tarihinde ilk kez, yılbaşı çekilişinde, 1 milyarlık ikramiye verdiği 1986 yılında, bu ikramiyeyi tek başına kazanmış.

Gerçek bir olayın mektupda geçiyor olması da mektuba olan inandırıcılığı arttırmak için olsa gerek.

Farklı yerlere, farklı şekillerde adres verdiğimden bu mektubu gönderenin adresimi nereden aldığını tahmin ediyorum.

Sonuç olarak bu zincir mektuba birisi inanmış ve en az 15 TL‘sini bu mektupları göndermek için harcamış. Burada tek bir kazan var, o da PTT.

Acaba bu işte PTT’nin bir parmağı olabilir mi? Neden olmasın?

Mektup, zinciri bozan bir kişinin 9 gün sonra öldüğünden bahsederek bitirilmiş.

Ben de zinciri bozuyorum

1-2-3 Aralık 2008 tarihlerinde yapılan 325′inci Dönem Yedek Subay Sınıflandırma Sınavı‘nın sonuçları 10 Aralık 2008 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın web sitesinde yayımlandı.

47000 yükümlünün girdiği sınav sonrasında, kuvvetlere göre bakıldığında en çok askeri %60.4‘lük oran ile Kara Kuvvetleri almış;

325 KDY - Kuvvetlere Göre Dağılım

Sınıflara göre dağılıma bakıldığında ise sınava girenlerin yarısının piyade olarak sınıflandırıldığı görülüyor.

325 KDY - Sınıflara Göre Dağılımı

Statüye göre bakıldığında ise yedek subay olanların sadece %4‘lük bir kısım olduğu görülüyor, geri kalan kısım ise er statüsünde kısa dönem olarak askerliğini yaptı.

Statü Dağılımı

Aşağı yukarı her celp döneminde benzer şekilde dağıtımlar gerçekleştiriliyordur, önümüzdeki dönemlerde vatani görevini yapacak arkadaşlar bunlara bakarak kendileri için bir çıkarım da bulunabilirler.

Askerde nizam ve şekilcilik her şeyden önemlidir. Bu yüzden de bir askerin yatak ve dolap düzeni, onun namusudur.

Heleki bir de “denetleme” zamanına denk gelirseniz bunlar çok daha fazla önem kazanır.

Dolap düzenini yapmak zor değildir, neyi nereye ve nasıl koymak gerektiği dolap kapağına yapıştırılmış olan şekilde anlatılmıştır. Dolaba karşıdan bakıldığında aynen şekilde belirtildiği gibi gözükmelidir ama arka taraflara isterseniz ceset koyun, önemli olan önden görünüşüdür. Ama dolap ve yatak düzeniniz uygun olmazsa çarşınız kitlenebilir, yani hafta sonu çarşıya çıkamazsınız.

155 günlük askerliğim boyunca sadece 30 gün bana ait dolabım oldu !

Genelkurmay Başkanı Nisan 2009 sonunda yaptığı açıklamada şöyle diyor;

“2008 yılında ihtiyaçlarımızın ancak yüzde 65,49‘u karşılanabildi. Mevcutlarım düşüyor. Bu, görevlerin yürütülmesinde zorluklar yaratıyor. 2009′da bunun yüzde 64′e düşmesini tahmin ediyoruz, önümüzdeki yıl 62′ye düşüyor, 2011′de 60 civarına düşecek.”

Acemi birliğimizde 120 kişilik koğuşlarda 180 kişi yattık, usta birliğinde de dolabım olmadı. Yani benim askerlik yaptığım yerin, daha fazla askere tahammülü yok. Eğer TSK daha fazla yükümlüyü askere alacaksa, ya fiziksel imkanları bir an önce düzeltmeli ya da nereye ne kadar asker verileceğinin planlamasını çok daha iyi yapmalı.

Peki ben dolapsız nasıl yaşadım?

Usta birliğinde bulunduğum 4,5 ay boyunca çantalarda yaşadım. Sabahları eşyalarımı katlayıp, tekrar çantama yerleştirdim. Sonra uzunca bir koridoru çantalarımla yürüyüp, bir kat aşağıya inerek sivil eşya odasına çantalarımı koydum. Her akşam da sivil eşyadan çantalarımı geri alıp, koğuşa geri getirdim.

Dolap düzeni yapmakla uğraşmamış oldum ve bunun stresini yaşamadım, çantalarımı sürekli kilitli tuttum. Dolapları kilitlemek yasak olduğundan, her an birisinin karıştırmasına maruz kalabilir, ancak kilitli çantada böyle bir sorun da ortadan kalkıyor.

Değerli bir eşyanız mı var? Dolabınızda leş gibi kokan çoraplarınızın arasına koyun, nitekim daha güvenli…

Sonuç olarak; askerde dolap düzeni önemlidir, eğer düzenleyecek bir dolabınız varsa.

Hem acemi birliğinde, hem de usta birliğimde “Emniyet ve Kaza Önleme Talimatı” bizlere imza karşılığında tebliğ edildi ve bu kağıtları her zaman cebimizde taşımamız emredildi.

Emniyet ve Kaza Önleme Talimatı adından da anlaşılabildiği gibi erbaş ve erlerin emniyetli bir askerlik geçirirmesi ve kazalara sebebiyet vermemesi için hazırlanmış talimatlar silsilesi. Acemi birliğinde verdikleri talimat 69 maddeden oluşurken, usta birliğinde verdikleri ise 160 maddeden oluşuyor. Her birliğin koşullarına göre içerik olarak da farklılık gösterebiliyor.

Örnek bazı talimatlar ise şöyle;

  • Islak elle priz ve elektrik düğmelerine dokunmayacağım. Prizlere tel, çivi, kasatura ucu, harbi vb. cisimler sokmayacağım.
  • Koğuş harici hiçbir yerde yatmayacağım.
  • Terli terli su içmeyeceğim.
  • Kesici, delici, kült cisim ve malzemelerle şaka yapmayacağım, oynamayacağım.
  • Hamamda şaka yapmayacağım, yere sabun düşürmeyeceğim, düşürdüğüm taktirde bir kazaya yol açmaması için derhal alacağım.
  • Hamamda ayak kayması nedeni ile düşüp sakatlanmamak için itinalı yürüyeceğim, koşmayacağım.
  • Koğuş, tuvalet ve diğer tesislerin kapıları açılırken parmaklarımın sıkışmaması için gerekli dikkati göstereceğim.
  • Yemekhanede çatal ve bıçak kullanırken kendime ve arkadaşlarıma zarar vermemek için dikkatli olacağım.
  • Tuvalette temizlik için tuvalet kağıdı dışında hiçbir şey kullanmayacağım.
  • Bütün asker arkadaşlarım ile iyi geçinecek, kimse ile kavga etmeyecek, kötü ve fiziksel şakalar yapmayacağım.

Askerliğim bu talimatlar sayesinde güvenli ve kazasız geçti…

Sayfalar (57):İlk « ...«2345» ...Son »

Kategoriler

Arşiv

  • belinay: tuzla piyade okuluna ilk önce sınav içinmi gidiliyor.daha önce başka illerde sınava girmiş in [...]
  • kader: arkadaşlar yorumlarınızı gördüm ben hem katılıyorum hem katılmıyorum.Çünkü böyle bir [...]
  • seda: mail extre alıyorum ve bu şekilde ödemelerimi görüyorum. Murat beyin yazısına yanıt olarak y [...]
  • dyg: house cafe ile diğer konulara değinmek istemıyorum ama çalşan kişilre hırsız dıyen arkadas [...]
  • ZAZA: o gun gelecek goktasindan daha fazla cisimler dunyaya dusecek ama o gun belirsiz gun [...]

Takvim

Eylül 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Ağu    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930