Gnome KutucuklarAskerdeyken Arch Linux‘üme yeterli ilgili gösteremediÄŸim için kendisine karşı mahcuptum. GeçtiÄŸimiz haftasonu pacman -Syu ile genel bir sistem güncellemesi yapmaya karar verdim, ama güncellenecek paketleri görünce gözüm korktu, yaklaşık 1,5 GB yükleme yapması gerekiyordu.

Bende bunun üzerine sadece Firefox‘u güncellemeye çalıştım, tabii güncellenen baÅŸka paketlerle birlikte firefox’u yükledim, ama o da ne?!

Gnome’da normal olarak gözükmesi gereken tüm yazılar (menüler, dosya isimleri, klavyeden yazdıklarım) kutucuk kutucuk çıkmaya baÅŸladı. Durum böyle olunca “belki tüm sistemi güncellersem her ÅŸey düzelir” umuduyla sistemi tamamen güncelledim.

Ama bu sefer de X Pencere Sistemi açılmamaya başladı. Askerdeyken unuttuğum ve internetten tekrar araştırarak hatırladığım belli başlı şeyleri denedikten sonra sonuç alamayınca, işin keyfini yaşamaya başladım.

X Pencere Sistemini, /boot/grub/menu.lst dosyasına “nopat” kernel boot parametresini ekleyerek çalıştırmayı baÅŸardım. Page Attribute Table (PAT) diye adlandırılan, ne olduÄŸunu anlamadığım ÅŸeyin çalışmasını durdurunca Nvidia sürücüleri (nvidia-96xx) doÄŸru dürüst çalışıyormuÅŸ ve X’de açılabiliyormuÅŸ.

Gnome tekrar açıldığında ise yine aynı manzarayla karşılaştım, kabus gibi yine her yerde kutucuklar!

Yine araÅŸtırmaya koyulunca Arch Linux forumlarında, sorunun Pango‘dan kaynaklandığını ve aÅŸağıdaki komut ile sorunun çözüldüğünü öğrendim;

pango-querymodules > ‘/etc/pango/pango.modules’

14 Aralık 2008 – 17 Mayıs 2009 tarihleri arasında vatani görevimi yaptığım için pek fazla web sayfamla ilgilenemedim. Internet’e hem kışla içindeki internet salonundan, hem de çarşıya çıktığımda girebiliyordum, ancak o süre içerisinde de buraya yazı yazmak yerine Facebook‘da arkadaÅŸlarımın neler yaptıklarını takip ediyor ve ailemle görüşüyordum.

Askerde hiç izin kullanmadığım için 155 gün askerlik yaparak 17 Mayıs’da İstanbula döndüm ama resmi olarak askerliÄŸim 30 Mayıs’da sona erdi. Askerlikle ilgili anlatacak çok fazla ÅŸey var, bunların bir kısmı klasik askerlik anısı niteliÄŸinde, bir kısmı ise buradan yazılması pek uygun olmayacak bilgiler içeriyor. Henüz yazıp yazmamaya karar vermedim.

Askerdeyken gün gün neler yaptığımızı, nelerle karşılaÅŸtığımızı, üzerinde “Askerin Not Defteri” yazan not defterime yazdım, bu yüzden unutma gibi bir sorunum da yok…

Şimdi geriye bakınca askerliğin çok çabuk geçtiğini düşünüyorum, hatta öyle bir his ki sanki aylarca evden uzak kalmamışım gibi. Sivil hayata alışmam ise hiç de zor olmadı.

Bugünlerde ise iÅŸ arıyorum, kariyer sitelerinde ve ÅŸirketlerin kendi kariyer sayfalarında öz geçmiÅŸ oluÅŸturup/güncelleyip duruyorum, henüz ses seda yok… AskerliÄŸini yapmış, yeni mezun endüstri mühendisi arayanlara benden bahsedebilirsiniz.

Piyade Onbaşı Ozan Güven

kategori: Askerlik

22 Åžub 2009

14 Aralık’da teslim olduÄŸumuz Isparta İç Güvenlik Tugayı 40. Piyade Alayı‘nda bir aylık acemi eÄŸitiminin ardından, 9 Ocak 2009′da yemin törenimiz yapıldı.

12 Aralıkda da dağıtımlarımız yapılarak, DaÄŸ, Komando Okulu ve EÄŸitim Merkez Komutanlığı‘nda askerliÄŸime “Yazıcı” olarak devam ediyorum.

Sivri Tepe‘nin eteklerinde, EÄŸirdir Gölü manzarasında, “Güçlüyüz, Cesuruz, Hazırız” yazısının hemen altında yaşıyorum, 17 Mayıs 2009′da da terhis olup sivil hayatıma geri döneceÄŸim…

Aslında acemi birliğinde ve burada yaşadıklarımızı anlatmak için çok zamana ihtiyacım var, şuanda çarşı izninde ancak bu kadar yazabiliyorum.

Sınav sonuçları açıklandıktan sonra burası hakkında çok fazla bilgi bulamamıştım Internette, eÄŸer vakit bulabilirsem 327. KDY olarak EÄŸirdir’e gelecek arkadaÅŸlara burası ve neler yaÅŸayacakları hakkında bir bilgi kaynağı oluÅŸturmak istiyorum.

Askerliğini henüz yapmamış arkadaşlara bir an önce askerliklerini yapmalarını tavsiye ediyorum, ne kadar erken yaparsanız o kadar iyi. Bunu sivil hayatınızı düzene koymak maksadıyla değil, askerde kaşılaştıklarınızla çok daha kolay başedebileceğiniz için söylüyorum.

Ozan Åžimdi Asker

kategori: Askerlik

13 Ara 2008

10 Aralık gece saat 01.00 sularında DAÄž.KOMD.OKL.VE EÄžT.MRK.K.LIÄžI EĞİRDİR ISPARTA yani DaÄŸ Komando Okulu ve EÄŸitim Merkezi Komutanlığı EÄŸirdir, Isparta‘ya teslim olmam gerektiÄŸini öğrendim.

Kara Kuvvetleri Piyade Er olarak, kısa dönem (izin kullanmaz isem 5 ay 3 gün) askerliÄŸimi Isparta‘da yapacağım. Yarın EÄŸirdir DaÄŸ Komando Okulu’na teslim olacağım ancak öğrendiÄŸim kadarıyla orada sadece bir gece geçirdikten sonra İç Güvenlik Tugayı’na götürüleceÄŸiz.

Türk Kara Kuvvetleri325′inci Dönem Yedek Subay Sınıflandırma Sonucu‘mu öğrenip asker alışveriÅŸime hız verdim ve herÅŸeyin yeÅŸil olmasına dikkat ederek hazırlıklarımı tamamladım.

İnternette ve asker malzemesi satan dükkanlarda verilen listeleri inceleyip, askerlik yapmış olan tanıdıklardan tavsiyeler aldıktan sonra götüreceklerimi toparladım. Zaman zaman “acaba bu gereksiz mi oldu?“, “bunlar fazla mı?“, “acaba bunu da alsa mıyım?“, “bu da lazım olur mu?“, “bunu götürsem çalınır mı?” vb. bir sürü soru aklımı kurcalıyor.

Detay detay düşünmek yerine işleri oluruna bırakmak en güzeli sanırım.

Dün gece dört araçlı bir konvoy yaptık, bugün de berbere gidip saçlarımı üç numaraya vurdurdum ve asker havasına iyice büründüm. Psikolojik olarak uzun zamandır kendimi hazırlıyordum, yarın da yol boyunca kendimi hazırlayacağım…

Çevremdekilerden ise askere uğurlamaydı, doğumgünüydü falan derken bugüne kadar hiç görmediğim bir ilgi ile karşılaştım ve bu ilgi doğal olarak çok hoşuma gitti. Tarih yaklaştıkça bu ilgiden ötürü pek öyle asker havasına girememiştim ancak sınıflandırma sonuçlarının açıklanması ve gideceğim yerin belli olmasıyla birlikte her şey değişti.

Åžunu da söylemem gerek, Yedek Subay Sınıflandırma Sınava “3. gün girersen kısa dönem çıkar, batıya çıkarsın” gibi ÅŸeylerin de ÅŸehir efsanesi olduÄŸuna inanıyordum ve ikinci gün sınava girdim. Sonuçların açıklanmasının ardından da sonuçları biraz inceledim ve kesinlikle söyleyebilirim ki bu söylentiler tamamiyle gerçek dışı.

Blog yazarı olup asker gidenlerin son yazdıklarına şöyle bir göz gezdirdim, herkesin ortak kaygısı internete girecek fırsat bulup bloglarına girdi yapıp yapamayacakları konusunda. Yarından itibaren 1 ay boyunca bulunacağımız acemi birliğimizde çarşıya çıkamayacağımız ve böyle bir fırsatımızın olamayacağı aşikar.

Asker alışverişi yaptım, asker konvoyu yaptım, asker tıraşı oldum, biraz daha asker havasına girmek gerekirse;

Piyadeyiz, Her Zaman ve Her Yerde En Öndeyiz !

En kısa zamanda tekrar görüşmek üzere…

Tarih: 2 Aralık 2008

Yer: Piyade Okul Komutanlığı, Tuzla, İstanbul

Olay: 325. Dönem Aralık 2008 Yedek Subay Celbi Sınıflandırma Test ve Mülakatı

Saat 04.00 – Emir ve Can ile buluÅŸtum, herkesde yaÅŸanacaklara dair bir heyecan. Hepimiz lensleri çıkartmış, gözlüklerimizi takmışız, iyi bir baÅŸlangıç.

Saat 04:30 – Kadıköy’den Can’ı aldık, aynı hızla yola devam…

Saat 04:50 – Tuzla Piyade Okulu’na vardık, yol kenarları arabalarla dolu, hemen bir yer bulup park ettik. Bu arada arabasından inenlerin ellerinde zarflarıyla koÅŸuyor olması tedirgin etti, biz de koÅŸtuk.

Saat 05:00 – Tuzla Piyade Okulu’nun önündeyiz, mahÅŸer gibi, hava zifiri karanlık, birbirimizi kaybetmemek için büyük çaba sarf ediyoruz, malum telefonlar arabada. Hemen isim yazıp sıra numarası alınan yeri bulduk, bir arabanın kaputu üstünde herkes ismini yazıyor, biz de yazmak istedik, sıranın sonunu gösterdiler.

Ve iÅŸte ilk ÅŸoku yaşıyoruz, hepimizden gelen tepki; “hasss .iktir

Saat 05:10 – Sıranın sonundayız, önümüzde binlerce insan varmış gibi hissediyoruz.

Saat 05:30 – Sıra numarası alanların isimleri tek tek okunmaya baÅŸladı, biz hala bekliyoruz.

Saat 06:20 – Sıra sonunda bize geldi, aldığım sıra numarası 1786.

Beklerken üşüdük, sıra numaramızı alabilmenin mutluluğuyla arabaya geri dönüp hem ısındık, hem de bir şeyler yedik. Sıradan ayrılırken karanlığın da etkisiyle sıranın sonunu göremiyorduk

Hepimiz sırayla isimlerin okunduğu yere gidip sıranın hangi sayıda olduğunu öğrenip, arabaya geri dönüyorduk. 1786. sıradayım ve sıramın geçmesini istemiyorum.

Sabah havanın aydınlanmasından itibaren yukarıdaki fotoğrafda olduğu gibi bir kaç tur dönen bir sıra ile karşılaştık. Bu sıra sadece isim yazdırıp, sıra numarası alabilmek için. Zaten sıranın tümü bu fotoğrafa sığmamış durumda, arkalar ise pek gözükmüyor, artık siz tahmin edin sıranın durumunu. (Fotoğraf: Tolga Tuncakan)

Saat 07:50 – Tuzla Piyade Okulu’nda görevli üst rütbeli subaylar olaya el atışlar, artık isim listesi arabanın kaputu üstünde deÄŸil getirilen masada yazılıyor. Bir de öğreniyoruz ki içeri alma iÅŸlemlerini 1500. sırada durdurmuÅŸlar. Bize 10.30 – 11.00 gibi gelin dediler.

En az 2 saatimiz var, Tuzla doğru biraz yürüdük ancak o saatte açık doğru dürüst bir mekan bulamadık, tam ümidi kesmişken bir börek & pide salonuna denk geldik ama içeride oturacak yer bile yoktu. Çok az daha gidince henüz keşfedilmemiş bir kıraathane bulduk. Ehh, 4 kişi olunca hemen okey çevirdik.

Saat 09:00 – İçimiz rahat etmedi, kahveden çıkıp, Piyade Okulu’na geri döndük.

Saat 10:30 – Ve artık bizim 100 kiÅŸilik grubumuz da içeri alınıyor, grup numaramız 17. BeÅŸerli sıra olduk ve tüm günü bu grupla geçireceÄŸiz…

Öncelikle yarın saat kadar Türk Silahlı Kuvetleri ve Piyade Okulu ile ilgili filmler izledik.

Ardından götürüldüğümüz bir baÅŸka yerde izin kağıtlarımız dağıtıldı ve nasıl dolduracağımız anlatıldı. Askerlik ÅŸubelerimizden aldığımız ve “sakın açmayın” dedikleri sarı zarflarımızı da burada açarak içindekileri çıkarttık.

Üç kopya olan izin belgelerimizi doldurduktan sonra, belgelerimizle kimliklerimiz kontrol edildi, sonra da diplomalarımıza baktılar.

Binanın bir kapısından girip, diğer kapısından çıkarken de çok önemli olan aday numaralarımızı (sınav sonucunu bu numarayla öğreneceğiz) yakalarımızı taktık. Elimizdeki evrakları üzerinde aday numaralarımızın yazılı olduğu yeni sarı zarflara koyup bizlere verdiler.

Artık yüz kişilik grup, beşerli sırayı, aday numarasına göre yapmak zorunda. Herkes üniversite mezunu olup sayı saymayı bildiği için pek sorun çıkmıyor bu konuda da.

Sıra askerlik ÅŸubelerinden aldığımız optik formların tabib asteÄŸmen tarafından imzalanmasında…

Bu imza iÅŸi bittikten sonra “mülakat” dedikleri kısma geçiyoruz, veteriner, beden öğretmeni, üç yıldızlı dalgıç vs. arıyorlar, benimle alakalı hiç bir ÅŸey yok. Burada üç kopya olan izin belgelerimizi birbirinden ayırıyoruz ve bir tanesini cebimize koyuyoruz. Ardından belgelerimizi bir arada tutan tel zımbayı çıkartıyoruz ve tel zımbayı yere atmayıp cebimize koyuyoruz.

Burada da işimiz bitince arka tarafa geçiyoruz, imza atıyoruz, sonrasında da diplomamızın bir kopyasını ayrı bir zarfa toplu olarak koymaları için teslim ediyoruz. Geri kalan evraklarımız ise izin belgesinin bir kopyasıyla tekrardan zımbalanıp, yeni sarı zarfımıza konuyor.

DiÄŸer üçüncü izin belgesini ise sırada beklerken erlerden bir tanesi topladı…

Artık birliğimize teslim olurken yanımızda götürmemiz gereken yeni sarı zarfımıza kavuştuk, artık sınava geçebiliriz.

Saat 13:22 – Sınavın gerçekleÅŸtirileceÄŸi yemekhanede yerlerimizi aldık, sınav baÅŸlıyor…

Saat 14:30 – 60 dakikalık sürede 25 türkçe ve 25 matematik sorusuna cevap vermeye çabalıyoruz ve sınav da bitti, yemekhaneden çıkıyoruz.

Optik formların teslim edilmesi ve eksik olup olmadığının kontrolünden sonra 17. grup olarak nizamiyeye doğru yürüyüşe geçiyoruz.

Saat 14:45 – Nizamiyeden çıkış yapıyoruz, bu engeli de sorunsuz bir ÅŸekilde aÅŸtık, yorgunuz, uykusuzuz ama stresimiz geçti, rahatladık, mutluyuz.

Sabah 05.00‘da Tuzla’daydık ve iÅŸimiz 15.00‘da bitti, özetle tam 10 saatimizi Tuzla’da geçirdik.

Piyade Okulu Test ve Mülakat Merkezi Yedek Subay Aday Adayı İzin ve Tebellüğ Belgesi‘nde en geç 14 Aralık 2008 saat 17.00‘a kadar birliÄŸime teslim olmam gerektiÄŸi yazıyor.

Bu belgedeki en can alıcı cümle ise şu;

Şu andan itibaren askerlik mesleğine girmiş bulunmaktasınız.

Åžimdi heyecanla 10 Aralık tarihinde açıklanacak sınav sonuçlarını bekliyorum…

1-2-3 Aralık tarihlerinden birinde Tuzla Piyade Okulu‘nda sınava gireceÄŸim, sınavdan çok teslim olacağım gün için heyecanlanıyorum.

Büyük bir belirsizlik; kısa mı çıkacak, yoksa uzun dönem mi ya da daha da önemlisi nereye çıkacak?

Forumlarda ve çeşitli websitelerinde askerliğini yapmış olanların deneyimlerini, öğütlerini okuyorum, bununla da kalmayıp çevremde askerliğini yakın zamanlarda yapmış olanların fikirlerini alıyorum.

ÇeÅŸitli farklılıklar olsa da genel olarak benzer ÅŸeyler anlatılıyor…

“Åžehir Efsanesi” tadında bilgilerde var, mesela son gün sınava girenlerin kısa dönem askerlik yapacağını bir çok kiÅŸiden duydum. Ne kadar doÄŸru, ne kadar mantıksız o tartışılır ama kafa karıştırmaya yetiyor; “peki ya doÄŸruysa?”

Yanımda neler götürmem gerektiÄŸi de fazlasıyla düşündürüyor beni, bazı birliklerde TSK tarafından verilen malzemeler, bazılarında verilmiyormuÅŸ. Böyle olunca “Bu sana askerde verilecek zaten…” cümlelerine güvenim azaldı.

Şimdilerde şunu düşünüyorum, eğer kısa dönem askerlik yaparsam 6 ay boyunca nelerden geri kalacağım, döndüğümde neler değişmiş olacak? En basitinden bu blog döndüğümde sağlam duruyor olacak mı, ben yokken gelen yorumları kim onaylayacak, askerdeyken öyle ya da böyle bir şekilde e-postalarımı okumak için vaktim ya da şansım olacak mı acaba.

Daha ciddi düşünürsek, döndüğümde ekonomik kriz ne durumda olacak, iş bulabilecek miyim?

Sorular, sorular, sorular… Cevabını bilmediÄŸim bir sürü soru.

Sayfalar (57):İlk « ...«3456» ...Son »

Kategoriler

ArÅŸiv

  • belinay: tuzla piyade okuluna ilk önce sınav içinmi gidiliyor.daha önce baÅŸka illerde sınava girmiÅŸ in [...]
  • kader: arkadaÅŸlar yorumlarınızı gördüm ben hem katılıyorum hem katılmıyorum.Çünkü böyle bir à [...]
  • seda: mail extre alıyorum ve bu ÅŸekilde ödemelerimi görüyorum. Murat beyin yazısına yanıt olarak y [...]
  • dyg: house cafe ile diÄŸer konulara deÄŸinmek istemıyorum ama çalÅŸan kiÅŸilre hırsız dıyen arkadas [...]
  • ZAZA: o gun gelecek goktasindan daha fazla cisimler dunyaya dusecek ama o gun belirsiz gun [...]

Takvim

Eylül 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« AÄŸu    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930