Ozan Güven
Sessizliğe Mahkum Bir Blog
Sessizliğe Mahkum Bir Blog
17 Nis
Bugün 10. Fotoğraf ve Dijital Görüntüleme Teknolojileri Fuarına gittim, ve her nedense giriş ücretsiz olmasına rağmen aşırı bir kalabalık yoktu. Ayrıca çok fazla da gürültü kirliliği yoktu, bazı fuarlarda gürültü ve kalabalıktan neye baktığımı, ne yaptığımı şaşırıyorum. Neyse, bugün hem rahat rahat dolaşabildik, hem de bilgi alabildik.
Canon standında yeni çıkan EOS 350D modeli çok fazla rağbet görüyordu, ben de SLR bir makina istediğim için (fakat alacak para yok :P ) 350D ile yakından ilgilendim… Bizim istediğimiz özellikleriyle beraber bu yeni model yaklaşık 1600 Euro değerinde.
Sony standinda direk DVD’ye çekim yapabilen kameralar tanıtılıyordu; yakında da Sony (iPod gibi) direk olarak harddisk’e kayıt eden kamerasını piyasaya sürecekmiş. Zaten her türlü elektronik aletin yaklaşık 3-5 sene sonra çıkacak modelleri kendi raflarında duruyor. Bütün firmalar bir anda yüksek teknolojiyi sunacaklarına, doğal olarak yavaş yavaş ürünlerini satışa çıkartıyorlar ki sürekli insanları yolabilsinler…
Fotoğraf makinam ve flash kartlarımda bütün baskı yapabileceğim kioskları dolaştım sanırım :) Kodak, Agfa, Fuji, ve diğer baskı makinası satan kuruluşların fuarda tanıttıkları makinalarında bir sürü çektiğim fotoğraflarımı bastırdım… Bi dahakine daha hazırlıklı gitmeyi planlıyorum, her iki flash kartımı doldurup, bir tane de CD hazırlayıp öyle bir ziyaret edicem standları…

16 Nis
çıkar: Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat
Kaynak: tdk.gov.tr
Geçen hafta içerisinde bir olay yaşadım, ve bir insanın bir başkası üzerinden çıkar sağlayacak diye ne kadar adileşebileceğini gördüm. Çevremdeki bazı arkadaşlarıma bu ‘çıkar ilişkisi’ konusunda şakalar yapıyordum, fakat bu ‘şaka’ gerçek oldu.
Bildigim ya da elimden gelen bir şeyi hiç bir zaman kimseden sakınmadım, evet bazı istisna durumlar oldu, fakat muhakkaki kendime göre geçerli sebeplerim olmuştur. Yardım etmekten, bilgimi paylaşmaktan hiç bir zaman çekinmediğimi beni tanıyanlar çok iyi bilirler. Yaklaşık 5 senedir, Türk ya da yabancı, tanıdığım ya da tanımadığım yüzlerce belki de binlerce kişiye yardım ettim, ufak tefek şeylerde olsa sonuçta ‘yardım’. Peki bu yardımlarım sonucunda herhangi bir maddi kazancım oluyor mu? Tabii ki hayır, ama manevi olarak yardım ettiğim kişinin bir “sağol” demesi benim için yeterli.
Bilgi, Paylaştıkça Artar…
Bilgi, Paylaşmak İçindir…
Bilgi Güçtür! (Knowledge is power)
Yukarıdaki düşünceler sayesinde Internet büyük bir bilgi bankası ve bu yüzden aranılan her şey bulunabiliyor.
Fakat benden yardım alacak, bana ihtiyaç duyan birisinin, kendisine yardım etmem için bu kadar aşağılık bir pozisyona düşebileceğini hiç sanmazdım. İnsanların hiç biri, birbirine benzemiyor ve nezaman nasıl bir durumla karşılaşabileceğinizi bilemiyorsunuz. Bu olay olduğunda neden hemen tepki vermediğimi anlayamadım, daha sonra düşündüğümde gerçekten de tepki vermemiş olmama pişman oldum, bu yazı da sadece içimi dökmek için.
Şakalar bazen gerçek oluveriyor…
15 Nis
“İnternet güvenliği teknolojileri alanında çalışan Symantec‘in Türkiye Müdürü Gökhan Say, internette Türkiye’den yapılan saldırılarda artış görüldüğünü, Türkiye’nin son bir yılda 26. sıradan 7. sıraya yükseldiğini söyledi.” Kaynak: milliyet.com
Şimdi, “saldırı” denilince akla ilk olarak hack/hacker geliyor; yukarıdaki haber bazı websitelerinde hack ile karıştırılmış durumda. Symantec’in yaptığı araştırma kaç tane websitesinin hacklendiği konusunda değil, böyle bir şeyi zaten takip etmesi çok güç bir durum.
Peki bizim yedinci sırada olmamız neyi ifade ediyor?
Hızlı geniş bant internet bağlantı türlerinden birisi olan aDSL‘nin Türk Telekom tarafından çok ucuza hizmete sunulması 26. sıradan 7. sıraya çıkmamızda ki en büyük etken. Interneti sadece; sohbet etmek, porno sitelere girmek ve mp3 yüklemek amacıyla kullanan bir çok bilinçsiz aDSL kullanıcısı mevcut.
Drone olarak adlandırılan ufak programlar kullanıcıların haberi olmadan arkaplanda çalışırlar, ve dronelar sahipleri tarafından belirtilmiş IRC sunucularına bağlanırlar, bu şekilde sahiplerinden gelecek komutları beklemeye başlarlar. aDSL kullanımıyla birlikte bu drone sayısında büyük artış oldu, örneğin sadece Undernet IRC ağında binlerce TTnet IP adresine sahip drone var.
Binlerce, hatta onbinlerce drone’a bir anda verilen bir komut ile bu bilgisayarlar gerçek sahiplerinin haberi olmadan bazı yerlere saldırı yaparlar. Örneğin, ozanguven.com.tr adresine bu dronelar ile yapılacak DDoS saldırısı websitemin uzun bir süre hizmet verememesine yol açabilir. Bu saldırı esnasında da binlerce Türkiye çıkışlı IP adresi kullanıldığı için saldırının büyük bir kısmı Türkiye’den yapılmış gibi gözükür.
Peki buna karşı ne yapmalısınız?
İçeriğini pek bilmediğiniz, güvenilmeyen websitelerine girmemelisiniz, işletim sistemi olarak Windows kullanıyor iseniz sürekli güncellemeleri yapıp, güvenlik açıklarını yamamalısınız.
Bilgisayarınızı düzenli aralıklarla Ad-Aware ve Microsoft’un AntiSpyware programlarıyla Spyware’lere karşı taramalısınız. Bunların yanında tabii ki de bir Anti-Virus yazılımı kullanmanız gerekiyor, bunun içinde Kaspersky‘ı öneririm.
Özet;
Yedinci sırada olmamız, bilgi teknolojileri konusunda ne kadar bilgili olduğumuzu göstermiyor, tam tersine çok cahil ve bilinçsisiz.
Kafan kopsun Türk Telekom!
14 Nis
Euroleague‘de şerefsiz rum takımı panathinaikos, Efes Pilsen‘i 84-76 yendi, malesef. Zaten moralim pek iyi değildi, belki bu maçı izleyerek kendime gelirim diye düşünmüştüm, fakat ne oldu, rezil ettiler maçı… :(
Fark, Son çeyrekte yirmi sayıdan, altı sayıya kadar düştü, fakat yine de oyunu çeviremediler, ben de ekran karşısında çıldırdım. Başka bir milletin takımı olsa bu kadar üzülmezdim, ama yunanistan olunca iş değişiyor benim için, tam bir rum düşmanıyım…
İbrahim Kutluay bilmeyenler için söyliyeyim panathinaikos takımında oynuyor, ve bu maçta bir çok üçlük attı, tabii sonucunda ne oldu tahmin edin bakalım.
Sürekli olarak; anasına, ebesine, kendisine ve tribünde maçı izleyen Demet Şener’e bir sürü küfür edildi benim tarafımdan. Zaten İbrahim adam olsaydı Türkiye’de fenerbahçede oynamazdı…
En azından küfür ederek deşarj oldum ekran karşısında. Bu aralar Sayısal Loto oynuyorum, para çıkarsa uzun mevziili nükleer başlıklı füze alıp yunanistana sallıcam bir tane.
Özet;
Kızdım, çok kızdım!
13 Nis
Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.
Orhan Veli Kanık
Havalar güzelleşti sağdan soldan aşk hikayeleri, teklifler, itiraflar duyulmaya başlandı; bunlardan memnun olanda var, olmayanda… Sinirden boynuna ağrı girenlere lafım… :)
İki kanka arasındaki ilişki arkadaşlıktan öteye gidip, tek taraflı aşk olunca, o dostluk direk bozuluyor, kaçarı yok… Hep böyle oldu, böyle de gidiyor…
Sütten ağzı yananın da, yoğurdu üfleyerek yediği bir gerçek; çünkü bu durumu ben yaşıyorum sanki, sonumuz hayır olsun…
Bazen diyorum Türkiye’de olacak iş değil, gideyim Norveç’e, zaten bekleyenlerim var orada; Norveç kızlarının hepsi beni bekliyormuş diye bir duyum aldım zaten. Bilhassa kuzey bölgelere gidicem, genç nüfus az olunca herkes birbirini tanıyormuş oralarda, düşünün işte, erkek az, tüketmişler/tükenmişler…
Çok yoğun baskı var üzerimde Norveç’e gitmem için, bakalım, ileriki günler ne gösterecek…
Neyse yağmur geliyormuş, havalar serinlesin biraz, millet kendine gelsin, düz duvara tırmanmaya başladılar 2 gün hava ısındı diye…
12 Nis
Dün televizyonda izledim, ayrıca gazetede de okudum, TED, şuanki ÖSS sistemini protesto etmek, ilgi çekmek ve değişmesini sağlamak için bir kampanya başlatmış. Hayatın, 180 dakikaya eşit olup olmadığını soruyorlar, ve destek için imza topluyorlar.
Bizlerde sınava girmeden önce aynı geyiği yapardık; “ulan, olaya bak, her şey bu 180 dakikaya bağlı”
İşin ilginç yanı sınava hazırlanırken yapılan harcamalar, TED’in araştırmasına göre 2004′de ÖSS’ye girenler hazırlık kurslarına 8.4 milyar dolar, yani yaklaşık 11,272,799,563,597,052 Türk Lirası harcamışlar.
Bunun sonucunda da 3 üniversite mezunundan 1 tanesi işsizmiş…
Yukarda belirtilen parasal değer sanırım sadece dershanelere ödenen ücretlerin toplamı, birde buna özel dersler eklenince muazzam büyük bir servetin harcandığı ortaya çıkacak… ÖSS’de halen lisede ögretilenlerin çok azı soruluyor, liseson’da öğretilmesi gereken hiçbir şeyi sormadıkları için okullarda öğrenciler derslere girmiyor. Zaten herkes bunları biliyor, raporlar alınıyor vs…
ÖSS’de doğru düzgün bir şey yapamayıp, kısaca “sınavda sıçan”lardan bazılarının intihar ettikleri, psikolojik problemler yaşadıkları bir gerçek. Hazırlık sürecinde de saçları dökülenler, saçları beyazlayanlar, kilo alanlar şunlar, bunlar; insanı bozar bu ÖSS… (bozuyor, bozdu, bozar)
TED, bu kampanya ile ilgili 180dk.org.tr isimli bir websitesi açmış, fakat henüz girip inceleyebilme fırsatını elde edemedim, çünkü site ya yoğunluktan tamamen çökmüş, ya da nasıl kullanacaklarını bilmiyorlar.
TED’de her nekadar okullarında okuyan ögrencilerden para alıyor olsa da, kendilerini degil ama kampanyalarını destekliyorum…
Özlü söz;
ÖSS; çok şeydir, ama her şey değildir…
CAL Matematik Öğretmeni
İbrahim Kaya
