Sessizliğe Mahkum Bir Blog
arçelik etiketli yazılar
HBK – Alışveriş Çılgınlığı
5 May
reklam: isim (reklâm) Bir şeyi halka tanıtmak, beğendirmek ve böylelikle sürümünü sağlamak için denenen her türlü yol (tdk.org.tr)
Bu akşam Herkes Bunu Konuşuyor‘un konusu “alışveriş çılgınlığı” idi. Bu ‘alışveriş’ zincirindeki en önemli halkalardan biri ise reklamlar, ve bu yüzden reklam sektöründen konukların yanı sıra araştırmacılarda programa konuk olarak katılmışlardı.
Okan Bayülgen, yanına çağırdığı konuğuna (ki kendisi O’na “denek” olarak hitap etti) “Reklamlara güveniyor musunuz / inanıyor musunuz?” şeklinde bir soru sordu, e soru böyle olunca ‘Reklam Özdenetim Kurulu‘ başlıklı yazım aklıma geldi.
O yazıda Arçelik marka cep telefonunun reklam filminin izleyiciyi kandırığını ve ürünün özelliklerinin fazlasıyla abartıldığından yakınmıştım. Siz kalkıp böyle reklamlar yaparsanız, ben nasıl o reklamlara güvenebilirim ki?
Kadir Çöpdemir‘in hazırlayıp, sunduğu ‘Gerçeğin Ta Kendisi’ isimli programda (ne zaman izlediğimi hatırlamıyorum ama) yine konu reklamlardı. Ve “Hiç bir reklamdan etkilenip o ürünü satın aldınız mı?” sorusu ise bu programın can alıcı sorusuydu.
Şöyle bir düşününce hiç bir zaman reklamdan etkilenipde ürün satın aldığımı hatırlamıyorum, acaba direk bilinç altıma mı işliyor?!
Bu arada bahsettiğim her iki program da NTV‘de yayınlanıyor, neden acaba sürekli ‘reklam‘ temasını işliyorlar, bu işte bi cinlik olmasın sakın… (ruhsal durumum: paranoyak)
Bilhassa sinema filmlerinin televizyonda reklamını çok garip geliyor bana, hiç bir kaliteli filmin televizyonda reklamı olmaz. Ben reklam kuşağında tanıtımları gösterilen sinema filmlerine gitmem, herzaman için o filmin adi bir yapım olduğunu düşünürüm. Böyle de ön yargılıyımdır işte…
Kısacası;
reklamların her zaman beni kandırmaya çalıştığını, güvenilir ve samimi olmadıklarını düşünüyorum…
Reklam Özdenetim Kurulu
26 Nis
Arçelik’in cep telefonunun (AC 830) reklam filmini mutlaka izlemişsinizdir, hani Arçelik’in maskotu Çelik elinde cep telefonu ile fotoğraf çekiyor… İşte bu reklamı ilk izlediğimde, bir cep telefonunun nekadar abartılabileceğini görmüş oldum.
Reklamda, Çelik kitap okurken birden çok güzel bir kelebek görüyor ve fotoğrafını çekmek istiyor. Elindeki kitabi havaya fırlatıp, kitap geri düşene kadar cep telefonu ile iki tane fotoğraf çekiyor. Kitabın havadaki yolculuğu gerçek hayatta 3-5 saniye kadar sürer, hadi Çelik’in hatrına 10 saniye diyelim. Bu 10 saniyede Çelik neler yapıyor;
İlk önce uçan kelebeği çok net ve yakından bir fotografını çekiyor. Gerçek hayatta profesyonel fotograf makinalarına ve ek donanımla ancak yapılabilecek bir ‘makro’ çekimi, (hemde uçan bir kelebek!) Çelik için hiç problem değil. Çünkü Çelik’in elinde Arçelik marka bir cep telefonu var!
Ne olur söyleyin, gerçek amacı telefon görüşmesi yapmaya yarayan bir aygıt, ne kadar kaliteli fotoğraf çekebilir?
Daha sonra kelebek Çelik’in başına konuyor ve Çelik kendi kendisini fotoğrafını çekiyor, ve uzaya kadar fırlattığı kitap eline geri dönüyor ve biz de bu muhteşem (!) cep telefonu karşısında şok oluyoruz.

Bukadar kısa sürede, hareketli bir cismi, çok yakından, çok net bir şekilde hemde bir cep telefonu ile çekebilmek imkansız! Kendi kendime “bu reklam tam anlamıyla tüketiciyi kandırıyor” derken, aklıma RÖK geldi.
15 Nisan’da RÖK’un websitesinden şikayet dilekçemi yazıp, gönderdim, bugün aşağıdaki cevap geldi;
Sayın Ozan Güven,
Kurulumuza Arçelik Cep Telefonu reklam filmi ile ilgili olarak yaptığınız başvuru değerlendirilmiş ve aşağıdaki sonuca varılmıştır;
“Reklam filminde cep telefonunun belli özelliklerini ön plana çıkarmak ve bunları tüketiciye aktarmak amacıyla kullanılan anlatım reklamın doğal abartısı olarak görüldüğünden tüketiciyi yanıltıcı nitelikte bulunmamıştır. Bu nedenle reklam filminin bu haliyle yayınlanmasında bir sakınca görülmemiştir.”
Kurul görüşünü bilginize sunarız.
Saygılarımızla,
Çetin Ziylan
Reklam Özdenetim Kurulu adına
Başkan
RÖK’ün ‘doğal abartma’ anlayışı bu ise, daha ne diyebilirim ki..
Yuh, yani yuh! Daha ne abartacaklar!
Eylemlerim devam edecek…





