Sessizliğe Mahkum Bir Blog
barış manço etiketli yazılar
Barış Manço
25 Haz
Ozan Güven tarafından Müzik kategorisinde yayımlanmıştır
Bizim okulun elektronik posta listesinden Barış Manço ile ilgili bir hikaye geldi, doğru mu yoksa uydurma bir hikaye mi bilmiyorum, ama hoşuma gitti… Yani söylenenler mantıklı, hiç bu yönlü düşünmemiştim daha önce…
Barış Manço, Fransa‘da bir televizyon kanalının canlı yayınına konuktur…
Küstah bir sunucu vardır ve Barış Manço ile dalga geçmektedir…
Sürekli, “işte Türk, yani barbar, vahşi vs…” demektedir…Barış Manço daha fazla dayanamaz ve spikere “Yanınızda kağıt para var mı?” diye sorar.
Bu soruya sunucu şaşırır ve “Evet var ama n’olacak” der…
Barış Manço ısrar edince sunucu cebindeki kağıt paraları çıkartır…Bu olaydan az önce Barış Manço canlı yayında “Anahtar” adlı şarkısını söylemiştir…
Bu şarkının bir bölümü şöyledir:
“Beş Akif – bir Saat Kulesi, iki Kule – bir Fatih, beş Fatih – bir Mevlana, iki Mevlana – bir Sinan”
(Barış Manço / Anahtar şarkısı / Darısı Başınıza Albümü / 1992)Bu şarkı bir matematik sorusudur ve şarkıda adı geçen kişiler o dönemdeki Türk parası olan banknotların arkasında fotoğrafı olan kişilerdir…
Barış Manço sunucuya sorar: “Bu paranızda fotoğrafı olan kişi kim?”
Sunucu:
“General…….”Barış Manço diğer paralardaki fotoğrafları olan kişileri de sorar, sunucunun verdigi cevaplar hep aynıdir,
“General…….”, “Amiral………..”, “Komutan………….”Sunucunun bu “falanca General, falanca Amiral, falanca Komutan” cevabından sonra, bu sefer de Barış Manço cebinden Türk paralarını çıkarır…
Sunucuya der ki:
“Bu parada fotoğrafı olan kişi Mehmet Akif Ersoy‘dur, şairdir…
Bu fotoğraftaki kişi Mevlana‘dır, düşünürdür…
Bu paradaki fotoğrafı olan kişi Fatih Sultan Mehmet‘dir, adaletin sembolüdür…
Bu paradaki kişi ise Atatürk‘tür. “Yurtta barış, dünyada barış” diyen kişidir…Bizim paralarımız bunlar… Biz Türkler ince ruhlu, kibar, medeni insanlar olduğumuz için paralarımızın arkasına “şairlerimizin”, “düşünürlerimizin”,”bilim adamlarımızın” fotoğraflarını bastık…
Siz Fransızlar kendiniz barbar, vahşi olduğunuz için paralarınızın arkasına hep savaş adamlarının fotoğraflarını basmışsınız!” der…
Barış Manço’nun bu müthiş cevabından sonra televizyon yöneticileri canlı yayını keserler ve sunucuyu oradan kovarlar, başka bir sunucu yerine gelir ve canlı yayın yeniden başlar, yeni sunucu Barış Manço’dan ve Türklerden özür diler, programa böylece devam edilir…
Hikayede ne sunucunun ismi, ne programın, neden kanalın ismi yer alıyor. Belki daha farklı bir olay yaşanmıştır ve biraz abartılı bir hikaye yaratmışlardır belki…
Güz yağmurlarıyla bir gün göçtün gittin, inanamadık gülpembe…
—
NOT: Bu yazı Murat Yatağanbaba‘ya aittir. Kendisinin yazdığı yorumu buradan okuyabilirsiniz…





