Sessizliğe Mahkum Bir Blog
film etiketli yazılar
Beyaz Melek Mahsun, Korsanlara Karşı
8 Kas
NTV‘den yayımlanan ve Çiğdem Anad, Müjde Ar, Pınar Kür ve Aysun Kayacı‘nın hazırladığı Haydi Gel Bizimle Ol programının bu akşamki konuğu Mahsun Kırmızıgül ve Ata Demirer.
Şuanda Mahsun Kırmızıgül, senaristliğini ve yönetmenliğini yaptığı Beyaz Melek isimli sinema filmini anlatıyor.
Konu döndü dolaştı korsan yayınlara ve telif haklarına geldi, ve Mahsun yeni çıkacak sinema filminde korsana karşı nasıl bir koruma uygulayacaklarını açıkladı.
Şöyle bir şey düşünmüşler, her sinema salonuna gönderilen kopyada, filmin belli sahnelerinde çeşitli şifreler gizlenecekmiş, böylece film korsana düştüğünde hangi sinema salonundan kopyalandığı belirlenecek ve yasal işlemler başlayacakmış…
Birincisi, madem böyle bir sistem geliştirdiniz kendi kafanızda, gizli tutsaydınız ve sonuca bir şekilde varsaydınız.
İkincisi, film dikkatli olarak izlenip, şifreler bulunup, oralara yamalar rahatlıkla yapılabilir. Herhalde şifreleri ekranın bir köşesinde siyah arkaplan üzerine, beyaz yazılacak şekilde belirgin olarak koymayı düşünmüyorlardır.
Ben olsam, beyaz rengin bol bulunduğu bir sahnede, beyaz ama etrafı beyaza yakın gri bir tonla çerçevelenmiş ve küçük yazı fontuyla şifreleri gizlemeye çalışırım.
Ancak, Mahsun’un korsan kopyada izleyip görebileceği bir şifreyi, korsan kopyayı hazırlayan da görebileceğine göre, mutlaka üzerleri yamalanır.
Yakın bir zamanda bir korsanı önlemek için yapılan başarısız bir çalışmayı hep beraber gördük; “Mavi Mürekkep”
Ayşe Kulin‘in Veda isimli romanı, fotokopide kopyalanamaması için mavi mürekkep ile basıldı, ancak 20 günlük bir süre içerisinde kitap korsan piyasasına düştü. Belki sistemi çözdüler, belki de oturup kitabın dizgisini baştan yaptılar, sonuç olarak korsana engel olamadılar.
Aysun Kayacı, fikri biliyor, Mahsun’a da güzel söyledi ancak devamını getiremedi, fikri savunamadı… Korsanla mücadele etmek için harcayacakları masrafı, fiyatı düşürmek için kullanabilirler. Ayrıca bu işe dur demeleri şimdilik güç, o yüzden müzik ile uğraşanlar konserlerden para kazanmaya çalışmalılar…
Gece 11:45
10 May
Bu akşam sinema.com‘un davetlisi olarak Feridun Düzağaç, Yelda Reynaud ve Yiğit Özşener‘in başrolde yer aldıgı, “Gece 11:45” adlı filmin İstanbul galasına katıldım. Davetiye kazandığımı bu sabah öğrendiğim için, benimle gelecek birisini bulamadım ve bunun sonucunda tek başıma gidip, bi güzel izledim :)

Yönetmen ve oyuncularında katıldığı galada yanıma Nilüfer Açıkalın oturdu, ve beraber filmi izledik ;) En son Nilüfer Açıkalın‘ın televizyonda gösterilen ‘Kimsecikler‘ (1999) isimli filmini izlemiştim. Kendisi benim yanımda oturan ve nispeten ‘sessiz’ olan film boyunca patlamış mısır yiyen dengesiz kadına uyuz oldu, 4-5 defa kafasını çevirip rahatsız olduğunu belli etmeye çalışsada hiç bir sonuç elde edemedi… Aslında patlamış mısır yemeyi kaldırmaları lazım, fakat sinema işletmecilerinin bilet ücretinden sonra en büyük kazançları patlamış mısır.
Herneyse, Ercan Durmuş‘un yönettiği film daha çok bir festival filmi havasında, derin bir hikaye işliyor ve üç farklı kişinin yollarının nasıl kesiştiğini izliyoruz… Her nedense filmi izlerken David Lynch‘in bir filmini izliyormuşum gibi hissettim, fakat daha sonra neden böyle düşdüğümün sebebini bulamadım… Hikayede çok ağır bir dram söz konusu değil, filmin sonunda hüngür hüngür ağlamıyorsunuz ama sizi bazı şeyleri düşünmeye zorluyor.
Filmde bir diğer beğendiğim özellik ise çekim tekniğiydi, teleobjektifler kullanılarak farklı bir hava katılmış.
Filmin Künyesi;
Yapım : 2004 Türkiye, 98 dakika
Gösterim Tarihi : 13 Mayıs 2005
Bilgi: IMDb & beyazperde.com & 4×10.com
Gelinim Olur musun?
7 Nis

Dün akşam sinema.com‘un davetlisi olarak, 2004 yapımı Gelinim Olur musun? (Bride & Prejudice) filminin özel gösterimine katıldım. Filmin türünü beyazperde.com biraz abartıp Komedi / Romantik / Müzikal / Romantik Komedi şeklinde belirlemiş, film başlangıçta tam bir müzikal havasında başlıyor, fakat ilerleyen dakikalarda romantik komedi şeklinde ilerliyor. Bazı yerlerde müzik ve koronun abartıldığı olmuş, herhalde müzikal böyle oluyor… Ayrıca espirileriyle insanları kahkahadan öldürmüyor, fakat filmin büyük bir bölümünü gülümsemeyle izliyorsunuz.
Filmde dört tane güzel kıza sahip olan bir anne var, ve anneleri kızlarını zengin damatlarla evlendirmek istiyor… Bu kızlardan biride 1994 Dünya Güzeli Aishwarya Rai (IMDb)
Çok renkli bir film, filmde Hindistan kültürü hakkında bir çok bilgi de veriliyor, müzikleriyle sürekli tempolu bir şekilde ilerleyişi var. Müzikal olmasının yanında, dans ve kıyafetlerdeki renk cümbüşüyle izleyiciyi etkiliyor.
Aishwarya Rai ise kendi güzelliğiyle insanı mest ediyor :)

Orijinal isminden de anlaşılabildigi gibi filmin sonunda hiç bir zaman kimseye karşı önyargılı davranılmaması gerektiği dersini çıkartıyoruz…
Boş vaktiniz varsa ve biraz eğlenmek için ya da benim gibi davetiye/bedava izleme sansi bulursaniz izleyin.
Benim puanım, 10 üzerinden 6.

Filmin Künyesi;
Yapım : 2004 İngiltere, ABD yapımı, 111 dakika
Gösterim Tarihi : 8 Nisan 2005
Resmi Web Sitesi : brideandprejudicethemovie.com
Diğer: IMDb & beyazperde.com & sinema.com





