Sessizliğe Mahkum Bir Blog
yunanistan etiketli yazılar
Gündemdeki Konular ve Yabancı Bloglar
12 Eki
Bildiğiniz gibi şu sıralar gündemdeki en önemli iki konu; Irak’a yapılacak sınır ötesi operasyon ve Amerika’da tartışılan/oylanan Sözde Ermeni Soykırımı.
Bu konularda yaptığımız ve yapacağımız her şey tüm dünyayı ilgilendiriyor ve durum böyle olunca yabancı blog yazarları da bu konuları işliyorlar.
Bu gün de daha önce defalarca yaptığım gibi çeşitli blogları okuyarak, başkalarının bizim yaşadıklarımız hakkında neler düşündüklerini öğrenmek istedim. Bazı şeyler o kadar komik geliyor ki, bizi bilmiyorlar, detaylı olarak tarihimizi bilmiyorlar, daha önce neler yaşadığımız konusunda hiç bir fikirleri yok.
Aylar önce Alper Kanat yabancı bir blogda Türkiye ile bir konuda yazılan bir yazıya karşılık vermişti, ama karşındaki kişinin sadece kendi yaşam seviyesinde seni değerlendiriyor olması, senin bakış açından bakamıyor olması en büyük problem.

Bir Amerikan blog yazarı KurdishMedia’dan aldığı ve direk yayımladığı bir yazıyı okudum, yazının içinde bildiğimiz ve daha önce defalarca duyduğumuz kendi fikirlerinden bahsetmişler, ancak içindeki şu kısımlar ne kadar doğru olabilir ki?
Why do Turks wants to acquire Iraq? It is very simple. Turks still teach in school that Mosul and Kirkuk are part of Turkey and should, therefore, be inside the Turkish borders.
Okullarda Musul ve Kerkük‘ün zamanında Osmanlı’nın olduğundan bahsediliyor, çünkü öyle. Ancak Musul ve Kerkük’ün Irak‘a bırakıldığı, Irak sınırları içerisinde olduğu da öğretiliyor. Siz Musul ve Kerkük’ün şuanki Türkiye sınırları içerisinde çizildiği bir harita gördünüz mü? Ama Hatay’ı Suriye sınırları içinde ya da Güneydoğu Anadolu’nun Irak sınırları içerisinde çizilmiş haritalarını görmüş olmalısınız.
… does the Turkish military not want this problem to be solved? Because the military benefits from drug trafficking …
Bu da bir başka iddia, bunu da ilk defa duymuş oldum. Gerçi alıntı yaptığım yazının içerisinde Türk Ordusu‘nu karalamak için bir çok iddia atılmış, ancak bunların hepsi yıllardan beri süre gelen iddialar, ancak hiç birinin bir kanıtı yok. “Güneş, balçıkla sıvanmaz” derler…
Yabancı bloglarda Sözde Ermeni Soykırımı hakkında yazılanlarla ilgili kısa bir yazıyı da daha sonra yazmayı düşünüyorum.
HaberTürk‘de yeni bir birlik, bütünlük göstergesi olması açısından ve en önemlisi şehit ailelerine yardım yapılması için bir kampanya başlatıyor. Bu kampanyada da Milli Takım ile birliktelik yapıyor; “Milli Takım Milli Kahramanlarının Yanında”
Her şey çok güzel ancak bu kampanya 17 Ekim Çarşamba günü oynanacak Türkiye-yunanistan maçı öncesinde gerilimi arttıracak gibi. Yunanlıların pkk’ya verdikleri desteği herkes biliyor, son verdiğimiz şehitlerden sonra zaten herkes pkk’ya lanet yağdırıyor ve bu olay yunanlıların başına patlayabilir.
Umarım maça bilet almamda problem çıkmaz ve bu atmosferi biz de yaşayabiliriz.
Bir Rüya: Almanya 2006
4 Haz
Bu akşam Türkiye – yunanistan maçı vardı fakat bilet fiyatları çok yüksek olduğundan dolayı maça gitmedim.
İnönü’de ki maçın biletleri 45 YTL ve 112 YTL’den satışa çıkarılmıştı, yuh ki ne yuh !
Tribünler dolumuydu? Evet, tamamiyle doluydu, peki tezahürat var mıydı?! Yoktu !
Hakem düdüğü çaldı ve büyük bir sessizlik ! Bu iş öyle bayrak/şapka dağıtmakla ve bayrak sallamakla olmuyor !
Takımı ateşleyecek adam gibi bağıran bir topluluk yoktu, çok yazık…
Burada tek suçlu TFF Başkanı Levent Bıçakcı ve O’nun ekibidir. Geçen gün TV’de canlı yayında “Maçlara takım elbiseli taraftar mı, yoksa bağıran/ateşli taraftar mı istiyorsunuz?” şeklindeki soruya “Her ikisine de ihtiyacımız var, takım elbiseliler ‘marka’ olmamıza yardımcı olacaktır” dedi.
Özetle, “sömürebildiğimiz kadar sömüreceğiz, tribünler bağırmasa da olur bizim için” dedi.
Bu akşam da gördük, 45 YTL’ye bilet alıp gidenleri…
Kaliteli maç yayınlarına alışınca Kanal D‘nin yayını iğrenç geliyor artık bana. Ekranda kullandıkları grafikler bile demode oldu artık, ama hala kullanmaktan vazgeçmiyorlar. Bir de İlker Yasin mümkünse artık futbol maçı spikerliği yapmasın, iki kelimeyi bir araya getiremiyor. Gitsin gazetede yazı yazsın, kamera arkasında çalışsın ama anlatmasın.
Bu gidişle biz Dünya Kupası‘na da katılamayacağız gibi gözüküyor, ozaman da çok büyük ‘öküzlük’ olur bizim için, çünkü neredeyse kendi evimizde gibi oynayacağız Almanya’da. Ama artık bir ‘rüya‘ bizim için…
Getirecekler Fatih Terim‘i milli takımın başına, bak ozaman herkesin canına okuruz…





